Gazi Osman Paşa kumandasındaki bir avuç asker, Plevne''yi kuşatan Rus ordusuna karşı "Allah Allah" sesleri arasında hücûma geçti... Sayı ve silâh bakımından kendilerinden kat kat fazla olan düşman ordusunun birinci hattını kahramanca yardı. Ancak Ruslar, asker ve silâh çokluğunun yanında, ayrıca devamlı takviye alıyordu. Bu çıkış harekâtı sırasında Gâzi Osman Paşanın atı isâbet alarak öldü. Kendisi de bacağından ağır yaralandı. Açlık, hastalık, yardımın gelmemesi ve maiyetinde her türlü fedâkârlığı gösteren askerin harcanmaması düşünceleri Gâzi Osman Paşayı teslime mecbur etti...
Prens''in reddedilen tebriki! Gazi Osman Paşa esir edildikten sonra bir araba ile Bogot karargahına götürülüyordu... Yolda Romanya Prensi Karol kendisine yanaşarak, bu kahramanı tebrik etmek istedi. Fakat Osman Paşa, Karol''e sert sert baktı. Prens elini uzatarak; "Tebrik ederim" dedi. Fakat Paşa şiddetle reddetti. Çünkü Romanya asırlarca Osmanlı hakimiyetinde kalmış bir devletti. Şimdi tabi olduğu devlete isyan edip, ona karşı silah kullanmıştı. Bu sebeple elini vermedi. Sert bakışlı gözlerini Karol''e diktiği zaman, neye uğradığını bilemedi ve elini bir kabahatli gibi geri çekti...
"Tarihe geçecek müdafaa!" O anda Rus Başkumandanı Grandük Nikola, Gazi Osman Paşa''nın yüzünü görmek için arabanın yanına yaklaştı. İki kumandan, birkaç saniye birbirlerinin yüzüne bakıştılar. Nikola, Osman Paşa''nın elini sıkı sıkı tuttuktan sonra: -Plevne''yi müdafaa hususunda gösterdiğiniz iktidardan dolayı sizi tebrik ederim. Bu müdafaa, tarihin en parlak vak''alarındandır, diyerek onu kutladı... Daha sonra Rus Başkumandanı Grandük Nikola askerî tören yaptırarak, askerlik ve esirlik kâidelerine aykırı olmasına rağmen, Osman Paşa''ya kılıcını iâde etti ve: -Şu anda yeryüzünde bu kılıcı şerefle taşımaya hakkı olan tek insan sizsiniz, demekten kendini alamadı...

