Kaydet
a- | +A

Ebubekir Kâni Efendi, 18. Yüzyılın tanınmış edebiyatçılarındandı. Bilhassa hiciv eserleri ile meşhur olmuştu. Divan''ı, Hasbıhal isimli hiciv eseri ve Münşeat adlı mektupları edebiyatımızda mühim bir yer tutar. Bu mektuplar arasında, bir kediyi konuşturarak yazdığı "Hirername" önemlidir...

Din değiştirdi dediler! Kâni Efendi, Eflak Voyvodası İskerletzade Konstantin Efendi''nin özel katipliğini yapmak üzere Bükreş''e tayin edilmişti. Burada, Voyvoda''nın yeğenine de Türkçe öğretmenliği yapmıştı. Daha sonra Limni Adası''na gönderilmiş, bir süre sonra da İstanbul''a dönmüştü... Bükreş''teki ikameti sırasında ona muhalif olanlar, Efendi''nin "tanassur" ettiğini, yani Hıristiyan olduğunu söylemeye başladılar. Bu söylenti kulaktan kulağa geçerken şekil değiştirerek, onun bir Rumen kızına gönlünü kaptırdığı, onu elde etmek veya nikâhına almak için din değiştirdiği şeklinde yayıldı...

Tarihe geçen cevap! O sıralarda 70 yaşında bulunan Kâni Efendi, o dedikoduyu çıkaranlara ne cevap versin?.. Onları susturmak için "edebî" yolu tercih eder ve en kestirme yoldan "Bu kadar ömür sürmüş ve saçlarını bir müslüman olarak ağartmış bir insan, nasıl olur da bu yaştan sonra bir gayr-i müslim kadın için dinini değiştirir?" manasına gelen ve iki asırdır dilimize bir "darb-ı mesel" olarak yerleşen şu tarihî cevabı verir: "Kırk yıllık Kâni, olur mu Yani..."

ÖNE ÇIKANLAR