Kaydet
a- | +A

Türkiye Gazetesi "Oyun Parkı Sayfası"

29 Ekim Caddesi 34197 Yenibosna İSTANBUL

e-mail: fatih.selek@tg.com.tr

OYUN KÖŞESİ İÇİN TIKLAYIN

>> Nasıl hayatta kalmayı başardık Babadan oğula hikayeler: "Eskiden arabaların emniyet kemeri ve hava yastıkları yoktu. Prizlerin, araba kapılarının, ilaç şişelerinin ve kimyasal ev temizleyicilerinin üzerinde çocuk kilitleri yoktu... Steril su şişelerinden değil de bahçe hortumundan ya da muhtelif başka kaynaklardan su içiliyordu. Oyun oynamaya çıkmanın tek şartı hava kararmadan önce eve dönmekti. Cep telefonu yoktu; hiç kimse nerelerde gezdiğimizi bilmiyordu. Bolca tatlılar ve tereyağlı ekmekler yiyorduk ve gerçek şekerli içecekler içiyorduk, hiç kilo problemimiz olmazdı. Çünkü hep dışarda oynardık... Dört çocuk bir limonatayı paylaşabiliyorduk... Aynı bardaktan içebiliyorduk ve kimse bu yüzden ölmüyordu. Playstation, Nintendo 64, video oyunlarımız, sınırsız televizyon kanallarımız, cep telefonumuz, bilgisayarımız, internette chat odalarımız yoktu. Onun yerine gerçek odalarda sıcak sohbetler yaptığımız bir sürü arkadaşımız vardı. Yürüyerek veya bisikletle uzakta oturan arkadaşlarımızı ziyaret edebiliyor, onları çat kapı oyun oynamaya çağırabiliyorduk. Bazı öğrenciler diğer öğrenciler gibi başarılı değildi ve sınıfta kalabiliyordu. Fakat bu yüzden kimse psikoloğa ya da pedagoga gönderilmiyordu. Kimsede problem çıkmıyordu, basitçe o okul yılını tekrarlıyordu. Özgürlüğümüz, üzüntülerimiz, başarılarımız, görevlerimiz vardı ve bunlarla yaşamayı öğreniyorduk. Nasıl oldu da bütün bunlara rağmen hayatta kalmayı başardık?

Büyük bir ihtimalle bizim yaşama şeklimizi sıkıcı bulacaksın fakat çok güzel ve mutlu yaşadık." > Lale Şevval / İstanbul

>> AH ŞU BÜYÜKLER Nasıl davranayım Annesi yaptığı yaramazlık için küçük Ahmet''e kızıyordu: -Sana bir şey sorduğumda cevap ver. -Ne söyleyeyim anne? -Sus! Bir de cevap veriyor.

> Boğayı destekliyorum İspanya''ya giden Kayserili, arenada boğa güreşi izliyordu. İspanyollar matadorun hareketini "Oleeey!" diye bağırarak desteklerken Kayserili en olmadık yerde bağırıyordu. Bir ara yanındaki İspanyol "Kardeşim" dedi, "Bizimle değil de neden tek başına oley çekiyorsun?" Kayserili "Kusura bakma ama" dedi "Ben boğayı destekliyorum."

>> HAFTANIN ŞİİRİ Türk askeri Bir elinde tüfeği Kayadan sağlam durur Yurdumuza yan bakan Düşmanımızı vurur

Hele bir savaş olsun Titretir yeri göğü Korku nedir bilmiyor Kahraman Türk askeri

Korkusuz yaşıyoruz Askerimiz dimdik Bekliyor gece gündüz Hudutlarda Mehmetçik.

>> BENİ BİLİN * Halı üstünde yünlü bir yumağım. * Yer altında şeker bir kızım. * Herkes durur ben giderim. * Bulunurum bütün yaz, yeşilimi herkes bilir, salata bensiz olmaz, turşum da çok sevilir. * Ateşe girer yanmam, suya girer uslanmam. * Hiç ağırlığım yok, ama beni beş dakika tutamazsınız. * Önündeyim ama beni hiç göremezsin.

(Cevaplar: Kedi, şeker pancarı, ses, salatalık, ışık, nefes, gelecek

>> OKS''yi kaldıran Bakanlık, öğretmenin derste yüksek sesle konuşmasını da yasaklasın. Arka sıralarda uyuyanlar oluyor.

>> ATASÖZÜ BULMACA Aşağıda gizlediğimiz atasözünü bulabilecek misiniz?

AAĞÇ NE AAKDR MYVEE VESRRİE DLAI O KDAAR EEYR ĞELİİR

Cevabı haftaya...

Geçen haftanın cevabı: (Ateş düştüğü yeri yakar)

ÖNE ÇIKANLAR