- Bütün gece seni düşündüm, dedi kız. Bu buluşma aklıma geldikçe uykularım bölündü.
Kıza göre biraz daha büyük olan adam: - Al benden de o kadar, dedi. Geceden cümlelerimi hazırlamıştım ama hepsini unuttum. İnternetteki tanışmalarından sonraki ilk buluşmalarıydı. Kızın rujunu sildiği kağıt mendili çöpe atmasına izin vermedi Bekir: - Ben alayım. O kırmızı lekeli kağıt mendili cebine koyarken, kız kikirdedi: - Aa, deli misin, ne yapacaksın? - Olsun. Seni hatırlatır. Hayal, sınıf öğretmenliği okuduğu Bolu''ndan İstanbul''a bu buluşma için gelmişti. Kafede bir şeyler atıştırıyorlardı.
- İlk kez mi âşık oluyorsun Hayal? Bekir''in bu sorusu kızı hiç şaşırtmadı.
- Yoo, dedi, on sekiz yaşında iken biriyle tanıştım... O otuz yaşında, elektrik mühendisiydi. Resmî bir kurumda şube müdürüydü. Ona çok bağlandım. Çok da uyumluyduk... Ben yaşıtlarımdan ileri yaşadım hep...
- Nasıl bitti sonra?
- Sonra evli olduğunu söyledi, "Ama boşanma aşamasındayım" dedi. Fakat evliliğini o zamana kadar saklaması beni yıktı... Bana öyle âşıktı ki anlatamam... Eminim buna! - Eee? - Kızı olduğunu öğrenince vicdanen kahroldum. Ben o yaşımla günlerce akıl verdim ona, kesinlikle boşanmaması için... Çocuğu için... Günlerce ağladım, acı çektim... - Neyse, boş ver. Keyifli bir buluşma, dramatik bir filme dönüşmüştü bir anda... - Kısmet bu ya, daha sonra Bolu''ya, yani benim bulunduğum yere tayini çıktı. İnanamadım buna! Ama yine kaçtım ondan... Ben kimsenin yuvasını yıkamam! On sekiz yaşında başladı, yirmi yaşında bitti yani. - Geçmiş olsun. Şimdi, yirmi iki yaşındasın sanırım. - Evet...
- Daha çok küçüksün ama acı sonla biten önemli bir tecrübe yaşamışsın. - Bir değil... Annem adımı "Hayal" koyarken sanki mutluluk benim için hep hayal olsun istemiş... Bolu''ya, okula geldiğimin ikinci yılı savcı bey peşime takıldı. Ama bir ilişki daha kaldıramazdım. İşte araya birilerini soktular, küçük yer, hep karşılaşıyorduk. Sonra tanışmayı kabul ettim. İyiydi, hoştu... Kültürlüydü... Ama bir şeyler eksikti. Kabul edemedim. Onun hayali de hemen evlenmekti. Okulumu bitirmeden... Nasıl olsa ikimiz de buradaydık. Kabul etmedim, ayrıldık. Üçüncüsüne gelince...
Bekir, moralinin bozulduğunu belli etmeden, saatine bakarak: - Seni geç bırakmayalım, hadi ancak yetişiriz otobüse, diyerek ayaklandı. *** Otogar''a vardıklarında henüz kimse otobüse binmemişti. - İyi ki tanıdım seni Bekir, yaşama sevincim arttı, dedi kız ayrılırken... Bekir daha duygusaldı: - Tekrar kavuşmanın tesellisi olmasa, gidişine katlanmak çok daha zor olacaktı Hayal. Otobüsün en ön koltuğuna oturan Hayal, telefonla konuşmaya başlamıştı. Bekir dışarıdan onu izliyordu.
Bir süre sonra otobüs "yükünü aldı", geri geri hareketlenerek yola koyuldu.
Hayal hâlâ telefonda Tekirdağ''daki "gerçek" sevgilisi ile konuşurken, Bekir uzakta kaybolan otobüsün ardından, rujlu kağıt mendili hemen yanındaki çöp sepetine bıraktı.

