Kaydet
a- | +A

Osmanlı Sultanını Otağ-ı Hümayunda yalnız gören Macar Şövalye Marczali sırıtarak istavroz çıkardı ve:

-Asil Şövalyeler!.. İşte "Muhteşem Süleyman" elimizde, diyerek iki arkadaşı ile birlikte Otağ-ı Hümayuna daldılar.

Mücahid Sultan, yabancı sesler duyduğu için, okuduğu Mushaf-ı şerifi kapattı, doğruldu. Uzun kılıcını sıyırırken, suikastçilerden biri O''nu gördü. Olanca hıncıyla Macarca bağırdı: -İşte burada! derken, bir an gerideki arkadaşlarına bakmıştı. Bu bakışı onun hayatına mal oldu. Çünkü Sultan''ın uzun kılıcı, o anda koltuk altından girip çıkmıştı bile... Zırhlı şövalye büyük bir şangırtı ile yere yığıldı.

Padişah narası! Arkadaşlarının düştüğünü fark eden diğer ikisi hamle ettiler. Gazi Padişah, önde saldıranı, bütün ağırlıkları ile ötekinin üzerine itti. İkisi birlikte yuvarlanırlarken, kendisi de Otağın ortasına sıçradı. Pek merak etmişti. Bu sebeple bir de nâra attı: -Sizler de kimsiniz bre densizler?.. Buraya kadar nasıl geldiniz?.. Doğrulmaya çalışan Şövalye Marczali, Türkçe cevap verdi: -Bizler, seni öldürmeye yemin etmiş Hun Türklerindeniz. Kanuni çok sakindi. Tebessüm ediyordu. Tam bu sırada Marczali''nin arkadaşı bir ok fırlattı, ancak Padişahın sırtındaki ince Osmanlı zırhını delemedi. Derhal mukabele eden Kanuni''nin hançeri, hainin gözünden girip beynine saplandı. Şimdi teke tek idiler. Muhteşem Süleyman tekrar nara attı. Tam bu sırada Bâlî Bey ve serdengeçtiler otağın içine daldılar. Bâlî Bey, yıldırım gibi sıçradı. Fakat Cihan Hükümdarı "çekil" işareti yaptı ve şövalyenin cezasını kendi elleriyle verdi...

Koca Kanûnî, Bâlî Bey''e döndü ve sakin sakin konuştu:

"Bedir''i hatırla Bâlî Bey" -Bedir cengini hatırla Bâlî Beyim! Hazret-i Ali o Mübarek günde kendisine silah çeken öz kardeşi Akil ile çarpışmadı mı?.. İşte bunlar da Türk soyundan gelirler, ancak Müslüman Türk''e kılıç çekerler... İki saat içinde 200.000 kişilik düşman ordusu Mohaç''ta imha edildi. Müslümanlara kılıç çektikleri için, yeryüzünden silinip gittiler...

ÖNE ÇIKANLAR