Kaydet
a- | +A

F.Bahçe, Trabzonspor'un iki gün önceki ikramını küme düşmesi hemen hemen belli olmuş Bucaspor'u, üstelik kendi küçük sahasından alıp Atatürk Stadı'na da taşıdıktan sonra, kendisini rahatlıkla yeniden lider yapacak puanları almaya nerede ise elini uzatmıştı. Atatürk Stadı'ndaki F.Bahçe kalabalığı da takımı alabildiğine itip duruyordu.

Ama o da ne? 4-5-1'i nerede ise iki gün önceki Eskişehirspor gibi akılcı, sakin ve organize kullanan Bucaspor, şık bir golle öne geçiverdi. Neler oluyordu acaba? Pek de bir şey olmadığı F.Bahçe'nin beraberlik golüyle skor tabelasına yansıdı.

Bu arada hakemin Buca üzerinde dolaştırdığı sarı kartlar hamle zenginliğine tıraş da olmuyor değildi. Ama ne var ki, bizim futbolda pek tanımadığımız Abdülkadir isimli bir santrfor, F.Bahçe'yi soyunma odasına sıkıntılı yollayan ikinci golü atıverdi.

İkinci yarıda rüzgârı arkasına almaya başlayan Bucaspor'da aynı Abdülkadir, Jebrin'in araya attığı topu kontrol edip sürdükten sonra harika bir şutla ligin en büyük sürprizine sayfa açacaktı.

F.Bahçe kötü oynamaya, pas yapamamaya, rakibinin ortadaki 5'li çemberini çözememeye sanki özen gösterircesine oynuyordu.

İşte tam bu sırada ismini Samet Hoca'dan sonra öğrendiğimiz Bucaspor'un teknik direktörü öyle iki değişiklik yapacaktı ki, hem takımının çabuk atağa çıkışını engelleyecek, hem rüzgârdaki avantajını köreltecek, hem de ileride top tutma özelliğine limon sıkacak, dolayısı ile de F.Bahçe'ye "Şaka yaptım gel beni yen" ikramını sunacaktı.

Jebrin'in çıkışıyla ikram veya kazanılan topları öne taşımada zorlanan Bucaspor, Abdülkadir'in de yokluğu ile Yobo ve Lugano'yu rahatlatıp, F.Bahçe'nin baskısına davetiye çıkardı. Hele hele topa sırtını dönmekte olan bir oyuncunun, topla kolunun temasına Bünyamin Hoca da penaltıyı çalınca artık F.Bahçe'nin maça döndüğünün müjdesi olacaktı.

Daha sonra oyundaki bu değişiklikler yüzünden bütün bağlantıları kopan Buca geldiği yere dönerken, bence F.Bahçe, tabii ki Stoch'un da oyuna alınışıyla, yani Aykut Hoca'nın yerinde müdahalesiyle şampiyonluk şansını büyük yüzdeye taşımış oldu.

Bu arada Güiza'nın oyuna girişi, Aykut Hoca adına ciddi bir kumar niteliği taşırken, Buca kalecisi Londak'ın gereksiz çıkışıyla kazanca dönüverdi.

Buradan yeni bir bakış atarsak, genelde İkinci Lig'den gelme ve tanınmamış yabancılarla oynayan Bucaspor, bu sezon F.Bahçe ile oynadığı 3 maçta 8 gol atabiliyorsa, bazı kişilerin şapkasını önüne koyup derin derin, uzun uzun düşünmeleri gerektiğini de belirtmek isterim.

ÖNE ÇIKANLAR