Kaydet
a- | +A

Sultan l. Murad Han, Avrupa''da fetihlere devam etmek üzere Bursa''dan hareket etmeden önce üç Şehzadesi Bâyezid, Yakub ve Savcı''nın sünnet düğünlerini yaptı. Gerek bu düğün gerekse Bursa''da yapılan eserler hakkında Hoca Saadeddin Efendi, şu bilgileri vermektedir: Anlatıldığına göre bu mutlu günlerde Bizans İmparatoru, Yalova sahillerini yağmalamak ve İslâm topraklarına zarar vermek için birkaç gemi ile asker göndermeye cesaret etmişti. Ama Allah''ın yardımı, İslâm askerlerine siper olmuş, böylece bu şaşkın gürûh çevrilip yok edilmişti...

Esaretten ustabaşılığa! Bu savaşta ele geçirilenler arasında bazı sanatkârlar da bulunuyordu. Öbür ganimetlerle birlikte bunlar da bağlanarak padişahın otağına gönderilmişlerdi. Bunlar içinde bir de becerikli ve hüner sahibi bir mimarın bulunduğu anlaşılınca hükümdar onu azad ederek yaptırılan hayır binalarına mimar ve ustabaşı tayin etmişti. Hükümdar, sarayın karşısına derhal bir cami yapılmasını emr etti. 1365 yılında bu hayırlı işe başlandı. Şehrin arka yakasında hâlâ Kaplıca adı ile bilinen temizlik ve güzelliği ile övülen bir hamam yaptırdı. Bunun yanı başında da bir imâret ve misafirhane ile mescid, mescidin üst katında medrese ve öğrenci hücreleri inşa ettirdi. Gerçekte bu iki cami de değer ve yapı bakımından yerlerini bulmuşlardır. Sofa ve eyvanlarının genişliği, sütun ve kemerlerinin yapısı göz kamaştırıcıdır.

Yine Bursa''da, Gökdere''nin su taksim yerinde bulunan mescid de bu Gazi Hünkâr''ın hayır eseridir. Ayrıca Bilecik''te bir mescid, Yenişehir''de ise Postinpuş demekle şöhret bulmuş olan dervişler için de bir hangâh yaptırmıştır. Bunlara benzer daha nice yapıları vardır. Padişahlık burcunun yıldızları, devlet göğünün parıltıları olan şehzadeleri ki her biri birer çınar gibiydiler. Yani bunların, Bayezid, Yakub ve Savcı Bey''in sünnet edilmeleri, ülkeler sahibi sultanın arzusu olmakla saltanat otağında el bağlamış kişiler, düğün hazırlıklarını yapmak ve gereken tertibatı almakla görevlendirildi.

Sevinç ve neş''e içinde... Sözü edilen yılın ilkbaharında, çiçeklerin açtığı demde sevinç ve neş''e içinde öyle güzel düğün ve dernek edildi ki, bu gök kubbe altında misli görülmedi. İsabetli tedbirler alan kişiler de benzerine rastlamamıştı. Dernek kurulup davet edilenler yerlerini alınca şehzadelerin sünnet edilmeleri buyurulmuştu. Ondan sonra ulemaya kıymetli hediyeler verildi. Fakir ve fukara da kurulan sofralarda doyuruldu...

ÖNE ÇIKANLAR