Kaydet
a- | +A

Kesin yenilgiye rağmen İngilizler, hâlâ ümitlerini kesmemişti Çanakkale''den... İstanbul''dan yardım gelmesini engellemek için Marmara Denizine denizaltılar sokarak, cepheye ikmal yapan Türk gemilerini batırmaya karar verdiler. Marmara''ya ilk giren denizaltılar arasında AE-2 İngiliz denizaltısı da vardı. AE-2 o devrin en gelişmiş denizaltısı idi...

Gözü kara Rıza Kaptan

29 Nisan akşamı, Yüzbaşı Rıza Bey''in kumandasındaki, 97 tonluk ufacık Sultanhisar torpidosu, devriye görevini diğer bir gemiye vererek İstanbul''a dönme emrini almıştı. Ertesi sabah Rıza Kaptan, arkadaşlarını güverteye toplamış, düşman denizaltılarının Marmara''da dolaştıklarına dair aldığı resmi haberlerden bahsettikten sonra, çok dikkatli davranılmasını hatırlattı, sonra da, "Yolunuz açık olsun!" diyerek hareket emrini verdi. Sakin ve latif bir bahar sabahı idi. Sultanhisar, etrafını ve ufukları dikkatle araştırarak yoluna devam ediyordu. Marmara adalarını tarassut ederken, bahar sabahının sisleri arasında ufukta bir tekne belirdi. Rıza Kaptan süratle o tarafa dümen kırılması emrini verdi. Biraz sonra bu teknenin bir denizaltı olduğu anlaşıldı. Bu AE-2''den başkası değildi. Sultanhisar, Rıza Kaptanın: -Top başına! kumandası ile savaşa hazırlandı. Kuvvetler arasında denge yoktu. Kendisinden dokuz misli büyük ve top kudreti o nispette yüksek olan bu gemi ile nasıl başa çıkabilecekti? Bu mukayese, kahraman Türk denizcilerinin hatırlarına bile gelmiyordu. Sultanhisar''ın ufacık topunun ateş menziline girdiği sırada, fark edildiğini hisseden AE-2 derhal daldı ve iki dakika sonra koca teknenin yerinde mavi zerreciklerden başka eser kalmadı. Fakat Rıza Kaptan ellerinden kaçan bu avı bırakmak niyetinde değildi. Onu arayacak, bulacak ve dövüşecekti. Bütün mürettebat sanki göz kesilmişler, onu arıyorlardı.

Hedefi bulan mermiler...

Sultanhisar, torpil yememek için zikzaklar yaparak etrafı tarıyordu. Gözcülerden birinin: -Sancak tarafında periskop vaaar! diye bağırması üzerine yeni ve tatlı bir heyecan başladı. Evet, sancak tarafından 2.500 metre mesafede suyun üstünde bir periskop görünüyordu. Torpidonun sancak topu nişancısı Ömer Onbaşının savurduğu dört mermiden ikisi boşa gitmedi. Rıza Kaptan: -Yaşa Ömer! diye bağırdı. İki merminin de periskoba isabet ettiği anlaşılıyordu. Fakat periskop birden kayboldu. Aradaki mesafe 2.000 metreye inince AE-2''nin periskobu tekrar yükselmeye başladı. Sultanhisar artık avının peşini bırakmazdı. Subay ve erlerin moralleri yüksekti. İstanbul''a parlak bir zaferle dönmek istiyorlardı...

ÖNE ÇIKANLAR