DÜNDEN DEVAM Nişanlım, benim gizli okuduğumu, okulu bitirdiğimden babamın haberi olmadığını biliyordu ama ailesine bu durumdan bahsetmemiş. Nişanlımın ana babası, bizi nerden nasıl tanıdıklarını, anlatınca babam şoke olmuştu... Annemle göz göze geldiklerinde, annem yere bakıyor, "Ne yapayım, Gülbahar''ı kıramadım" diyordu. Zavallı babamın o anki yıkılışını hiç mi hiç unutamıyorum. Fakat benim için o anda önemli değildi. Olmuş bitmişti bile... Artık, yüzsüzlüğün son perdesindeydim... Sözü annemden alıp, güya kendi kendini çekip çevirebilen aydın bir kız olarak babama herşeyi anlatmaya kalkıştım. Babamın beni dinleyecek hali kalmamıştı... Misafirlerin yanında olmasam, belki dövebilirdi ama, onların yanında birşey diyemedi... Sadece "Şimdi daha iyi anlıyorum" cümlesiyle, duygu ve düşüncelerini açıklamıştı... Bir de benim, nişanlandığım erkek arkadaşıma karşı ne derece tutkun olduğumu öğrenince, "Ne halt ederseniz edin!" der gibi, hiç üstelemeden, dünürlere "Peki" cevabını verdi babam. Ama yüzünden düşen bin parçaydı... Bir ay içerisinde, düğünümüz oldu ve Yozgat''tan Kırşehir''e gelin gittim. Babam benim küstahlığıma o kadar içerlediği halde, ele güne karşı ayıp olmasın diye, yine de düğünümüzde epey para harcadı... Kırşehir''de de fazla kalmayacak, birlikte öğretmenlik yapacaktık... Hayat bizim için ne güzeldi artık... Fakat evlendikten sonra beyimde gördüğüm hal beni çılgına çevirdi... Çünkü beyim, bırakın namazı abdesti, boy abdesti bile almıyordu... Kendisini bir iki kere ikaz etmek istedim. O zaman beni çok sevdiğini söyleyen beyim, en hırçın halini alıyor ve tersliyordu beni... Durumu kayınvalideme anlatmak istedim, hiç oralı bile olmadı. "Beğenmiyordun da niye geldin" diye kestirip attı... İşte o zaman dünyam karardı, babamın kahrolmuş hali gözlerimin önüne geldi... Eyvaah!. Bu evde bir tane Kur''an-ı kerim bile yoktu... Bu ne biçim insanlıktı böyle!?. Beyime olan sevgim bir anda nefrete dönüştü. Fakat bir çocuğum olacaktı... Bu evlilik böyle nasıl devam edecekti?.. Ben başıma gelen bu hallere kahrolurken, hiç beklemediğim bir huyu daha başgösterdi.Öğretmenliğinin bir türlü çıkmamasını bahane ederek, kahvede sabahtan akşama kadar kumar oynamaya, sarhoşlar gibi içki içmeye başladı... Meğer ne çirkef bir adammış... Okulda iken her şeyi nasıl da kabul ediyordu... Nihayet aramızdaki soğukluk gittikçe nefrete dönüştü. Ben böyle bir evliliği devam ettiremezdim. Zaten hal ve karşı tavırlarımla o evde istenmeyen kişi ilan edilmiştim. Annemle ara sıra telefon görüşmesi yapıyorsam da durumumun iyi olduğunu söyleyerek işi geçiştirmeye çalışıyordum. Bu arada çocuğum da dünyaya gelmişti... Ama yavrum diye sevecek baba nerde?.. Artık sabrım kalmadı. Bir keresinde, hem ağlayıp hem de anneme olan biteni anlattım. Annem de karşı telefonda içini çeke çeke ağlıyordu... Fakat iş işten geçmişti... Annem, içinde bulunduğum çile dolu hayatı, zorlanarak da olsa, babama anlatıyor... Babamdaki üzüntüyü ne siz anlayabilirsiniz ne ben ne de annem... Babam hayatının en acı darbesini yiyor... Üstelik bu evlat!.. Hiçbir şeye benzemez. Benim çektiğim ıstıraba da baba olarak dayanamıyor... Bir sabah erkenden eve geldi babam... Kayınpederimle ne konuştuysa, misafirliğe götürüyormuş gibi beni alıp evimize getirdi... Hemen ardından da mahkemeye vererek, şiddetli geçimsizlik sebebiyle ayrılma davası açtı. Oğlan tarafının umurunda bile değildi. Tek celsede ayrıldık... Bir çocukla, yıkılmış halde baba evine yerleştim.. Aradan iki gün geçmeden, zavallı babam kahrından felç oldu... Şimdi sağ tarafı tutmuyor... Ben kuru ve sahte bir sevgi sebebiyle, ana babama rağmen kendi kendimi evlendirmeye kalkışmamın cezasıyla yanıp tutuşurken, benimle evlenmek için gelen ama benim reddettiğim babamın arkadaşının oğlunun şu anda pırıl pırıl ve mutlu bir evliliği var... Genç kızlara sesleniyorum. Sakın ola ki, bir iki güzel söz söyleyip, şık geziyor diye, ailesini karakterini bilemediğiniz kişiye kendinizi kaptırmayın ve özellikle ailenize danışmadan karar vermeye kalkışmayın... Bana "peki" diyen gencin önceki halini bir görseydiniz, kesinlikle böyle kaba ve pis birisi olacağına inanmazdınız... İnsan cahilce yaptığı hareketle, sadece kendini değil ana babasını da perişan ediyor da ona yanıyor... Ben kendim düştüm ağlıyorum... Siz bari ağlamayın!..

