Kaydet
a- | +A

“Ah minik kaplan. Sen yok musun sen. Bunlar hep o vazgeçilemez sevgin yüzünden”

Ne tatlı şeyler bir bilseniz... Tamam hiç dokunmayayım diyorsunuz ama şöyle sırtlarını hörgüç yaparak paçalara ve baldırlara masaj yapar gibi sürtünmeleri yok mu, dayanamıyorsunuz...

“Haydi gel biraz seveyim bakalım haydi” diyorsunuz...

Geçtiğimiz günlerde Üsküdar’da bir Boşnak börekçisindeydik... Söylemesi ayıp bir ıspanaklı peynirli Boşnak böreği ile bir bardak ayran içerken bu simsiyah kaplan yavrusu geldi yanımıza sokuldu... Güneş de tentelerin arasından sanki onu aydınlatan ışık görevi yapar gibiydi. Gözleri bir parlıyor, çehresi bir parlıyor sormayın... Hele bıyıkları var ki asalet timsali... Tam sayamıyorsun ama yedi sekiz bir yanda yedi sekiz diğer yanda... Bir keresinde duymuştum da bu bıyıkları kedi ölçü olarak da kullanıyormuş. O bıyıkların değmeden geçtiği yerden kendi de geçebiliyormuş.

Derken merak ettim... Sevdikçe gözleri yumulan kendinden geçen kediciğin şu bıyıklarından bir tanesine “hafif temas edeyim bakayım hissedecek mi?” dedim. Burnunun yanından çıkan uzun bıyığın ucuna azıcık değdiğim anda başındaki sinirin zıpladığını öbür elimde hissettim...

Sen misin sevmekten başka şeyler yapan. Bir anda elimi ağzına alıp “hırrr” diye gevelemesin mi? Uf... Ay... Baktım elimin üst kısmında diş izi var mıydı ne? Belli belirsiz... Sanki bir diş deriden içeriye doğru hafif batmış gibi...

Bu bir risk mi risk... Demişti ki bir seferinde kuduz merkezindeki o birbirinden değerli insanlar... Eğer bu tür tırmalamalarda kedi tanıdıksa göz önündeyse. Her gün görebiliyorsanız bir on gün bekleyebilirsiniz. On gün kediye bir şey olmazsa aşıya gerek yok. Ama bu sürede kediyi bulamadığınız zaman hemen aşıya geliyorsunuz... Bu öyle değildi. Sokakta bir kediydi. İş yerinde de onu takip edecek kimse yoktu... Önceki yaptırdığım aşının tarihine baktım. İki yıl dolmuştu. İnternete baktım. İki yıl ile beş yıl diye söz ediyordu. Bu işlerde internete bakarsanız fena hâlde yanılabilirsiniz. Dedim git hastaneye bir görün. İyi ki de gitmişim. Kuduz aşısının koruyuculuğu altı ay imiş. Daha sonra tekrar gidip aşı olmak lazımmış. Kaç doz olacağınızı yine oraya gittiğinizde karar veriyorlar. Bana iki doz yeter dediler.

Ah kedicik ah, ah minik kaplan... Sen yok musun sen... Bunlar hep senin o vazgeçilemez sevgin yüzünden...

Haldun Saçlar

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...