Kaydet
a- | +A

İçişleri Bakanı Sadettin Tantan''ın, en büyük tehlike olarak işaret ettiği yolsuzluk ve rüşvet konusunda, eşi Orman Yüksek Mühendisi olan iki çocuk annesi bir ev hanımının kaleme aldığı hicivlerle dolu mektubuna yer veriyoruz bugün. "Bu anlatacaklarım Mars''ta oluyorTürkiye''den değil (!)

Bu ülke yemyeşil bir ülke. Ormanları var, ormanları olunca da Orman İşletmeleri var tabii... Sonracıma buralarda çalışan binlerce eleman. Müdürler, yardımcılar, bölge şefleri, muhasebeciler, santralcılar, çaycılar... İşte size Orman İşletmelerinden biri... Öyle bir işletme ki, sürekli rüşvet kokusu yayılıyor kapısından penceresinden. Hatta bu kokudan rahatsız olan kimseler defalarca şikayet ediyorlar. Müfettiş geliyor, kontrol ediyor. Ama çark öyle kuruluyor ki, garibim müfettişler bir şeyler döndüğünü anlasa da bir türlü ispat edemiyor.

Tabii bu yolsuzlukları yapanlar, içlerinde kendilerine uymayanı asla barındırmıyorlar. İşte size bunların arasında barınamayan bir Müdür Yardımcısı. İşi gücü yok da dürüstçe muavinlik yapmaya kalkıyor! Nasıl mı? Bakın anlatayım... Diyelim ki bu işletmeye her yıl kömür alınıyor. Bu alımı yapmak için de kömür şirketlerine onbeş gün önceden duyuru yapılması lazım. Müdür Yardımcısı bu duyuruya hazırlanırken muhasebeci yanına geliyor.

"-Efendim, duyuru yapmaya hiç gerek yok. Tanıdığımız bir kömür şirketi var oradan alırız."

"-Ama olmaz ki kanunen bütün şirketlere duyuru yapmamız lazım." Tabii muhasebeci bu halden anlamayan adama bozuluyor. Ne olur yani, kömür ihalesinde hiçbir şirkete haber vermeden anlaştığı şirketten işletmeye kömür alınsa. Diğer şirketler ihaleye katılamayacağı için istenilen yüksek fiyatla kömür alınır. Buradan elde edilen kâr, kömür şirketiyle, işletmedeki yetkililer arasında paylaşılır. Aptal (!)muavin onun da kesesine girecek elde edilenler.

Hem zarara kimse uğramayacak ki? Zarara uğrayan "devlet" olacak. Onu da müfettiş gelse bulamaz. Çünkü evraklar da kitabına uygun hazırlanacağı için kimsenin haberi olmayacak. Neyse efendim, Mars''taki bu orman işletmesinde bu işten kâr sağlayanlar, bu işbozan (!) müdür yardımcısının orada görev yaptığı iki yıl içinde hep zarar ettiler. Sadece kömür parasından mı? Muavinin imzasının gerektiği her şeyden... Mars''ta dürüst olmak turist olmak gibi bir şeydir. Bu konuda örnek vereyim size... Bu müdür yardımcısı, bundan 5 yıl önce başka bir yerde görev yaparken, ormanda bir kaçakçı yakalar. Kaçakçı mobilyalık tomrukları kamyona yüklemiştir. Ormandan işletmeye gelene kadar kaçakçı yalvarır.

"Tomrukların parasını size vereyim beni bırakın." Tabii kabul etmez. Halbuki o tomrukların parasıyla, bir araba sahibi bile olabilir. Ama iş bilmez adam(!) arabası bile olmadığı halde teklifi kabul etmez. Neticede kamyon işletmeye gelir. Ama çok geçmeden Mars''ın başkentinden telefonlar gelir:

"Bırakın o adamı, onun suçu yok. Adamcağız sadece yakacak odun almış ormandan".

Bu aslında muavine de bir derstir(!). Çünkü Orman Fakültesini bitirmiş bir mühendis daha mobilyalık tomrukla, yakacak odunu ayıramamaktadır. Ayıramadığı için de, zavallı adamları (!) zabıt tutar ve kaçakçılıktan mahkemeye sevkeder. Ama kendisi de bir hafta sonra, başka yere tayin edilerek hemen ödüllendirilir (!) Hanımı çocukları alışmışlardır artık oradan oraya taşınmaya. Onların yaşam biçimidir bu. Bakın gördünüz mü? Dürüst olmak turist olmakla eş anlamlıdır Mars''ta. Hem sonra bir memur tayini çıkmazsa yeni yerler göremez. Gezip dolaşmak bir memur maaşıyla çok lükstür. Dolayısıyla kimi memurlar işini yoluna koyarak gezip dolaşırken, kimileri de dürüst olarak, sürgün olurlar. Böylece yeni yerler görme imkanını yakalamış olurlar.

Örneğin bu memur dürüst olduğu için ailesiyle birlikte Akdeniz, Karadeniz, Trakya, Doğu Anadolu, İç Anadolu, G. Doğu Anadolu''yu gezmiştir. 11 yıllık görev hayatında, sekizinci yerinde görev yapıyor. Henüz eşyalarını taşımadı, okulların kapanmasını bekliyor. Orada onu neyin beklediği bilinmez ama, bırakıp gittiği yerde herşey eskisi gibi sürecek.

Aslında yüreğiniz dağlanarak baktığınız orman yangınlarında tükenen ağaçlar hiçbir şey değil. O yangınlarda zayi olan ormanların kat kat fazlası, hiç kimsenin ruhu duymadan. "Hayır! Hayır!" duya duya yok oluyor. Tekrar ediyorum aman kimse canını sıkmasın. Bu dediklerim Mars''ta oluyor. Sözlerimi burada noktalamak isterken, görev esnasında canını bile ortaya koyup, gerçekten görevini yapan ormancıları gücendirmek istemem. Çünkü her meslekte yolsuzluk yapanlar bulunuyor. Ben dürüst olan memurun sahipsizliğini anlatmak istiyorum. Bilmem Anlatabildim mi?

ÖNE ÇIKANLAR