Kaydet
a- | +A
O''ndan gelene razıyız Bunu yeni yaşadım. (Üç yıl önceydi) 19 yaşındaki oğlumu kaybettim. Başını cama vurdu ve kan kaybından vefat etti. O zaman dedim ki kendi kendime, "Ben 54 yaşındayım. Şimdiye kadar muayyen kararlar verdim. Bu kararlarımın kimi yanlış kimi doğru çıktı. Ama oğlumun ölümü de Allahın bir takdiridir. Yani O''nun emriyledir her yaşanan. O''nun kudreti dahilindedir. O herşeyi benden daha iyi bildiğine göre, demek ki onun bizim hakkımızda takdiri bizim düşündüğümüz kararlara uymasa da doğru olan odur. Benim doğrularıma uymasa da O''ndan gelen herşeye rıza göstereceğimize göre biz üzülsek de ağlasak da bu olay oğlumun da benim de hayrımadır. Onun için Allah''tan gelene amenna diyoruz. Bu teselli ile ayakta duruyoruz. Beşiktaş şampiyon olunca Çok sevindiğim pek çok olay geldi başıma. Onlardan biri de Beşiktaş klübünün ligin zirvesinde olması ve maçlarını kazanması, yıl sonunda da şampiyon olmasıdır. Ne bileyim o şampiyon olduğunda dünyalar benim oluyor. Dünyanın en mutlu insanı ben oluyorum. Ah şu reyting kaygısı Bugün benim çok ağırıma giden birşey var. Bugün televizyon kanalları benden program istiyorlar. Gayet doğaldır bu. Ben de onlara kendi anlayışım içerisinde yarışma programı sunuyorum. Elbette ki yaptığımız kültürel programlar. Çünkü yarışma da olsa eğlendirirken eğitmek, halka birşeyler sunmak bu tür programların püf noktasıdır. Tabii biz de kendi anlayışımıza göre böyle program teklifi sunduğumuz zaman kabul görmüyor: -Peki kardeşim sebebi ne? -Efendim bu tür programlar reyting almıyor. -Ne tür programlar reyting alıyor? -Havuza adam itmeler, dansöz kıvırtmalar falan. Bence bu, millete karşı saygısızlıktır. Çok yazık. Bu bakımdan ben ve benim kuşağımdaki sunucular şu an sunuculuk yapmıyorlar. Ya da kıyıda köşede kalıyorlar. Sunuculuk ciddiyet ister Biz eski kuşak sunuculardan kim kaldı? Halit Kıvanç, Orhan Boran, Erkan Yolaç, bendeniz eskilerden sayılırım sunuculuğun duayeni olarak. (Espri yaparak gülüyor ve ilave ediyor) Çünkü ben hepsinden eskiyim. Halit abi dahi, benden onbeş gün geç başlamıştır. Bugün ekranlarda olan nedir? Nerede bir güzellik yarışmasında dereceye girmiş, ya da dansözlükte ün salmış kimse varsa ona sunuculuk yaptırılmıştır. Ha, ben onlara niye dansöz veya şöyle böyle demiyorum. O beni ilgilendirmez. Ama şu kadarını söyleyeyim, mesela ben Cenk Koray olarak dansözlük yapmayı ne kadar becerirsem, bir dansöz de sunuculukta o kadar başarılı olur. Bunlar ayrı şeylerdir. Bugün en aklı başında program Erkan abinin sunduğu programdır. Ona da TGRT sahip çıkmıştır. Tek arzum Birgün emri hak vaki olduğunda, yarın hesap gününde Rabbimin huzurunda mahçup olmamak, sevgili Peygamberimin yüzüne bakabilmek, yaptıklarımdan ötürü O''nun huzurunda utanmamak. Hayatımda bunun için gayret gösteriyorum. Yaşayışımda bunun idrakiyle yaşıyorum. O''nun bağışlayıcılığının benim hatalarımdan daha fazla olduğunu, sevgili Peygamberimizin merhametinin fazla olduğunu da biliyorum. Ama yine de O''nun huzuruna O''nun yüzüne bakabilecek şekilde çıkmak ve de Sırat köprüsünden yıldırım gibi geçebilmek tek arzumdur. Asla kabul etmem Asla taviz vermeyeceğim bir konu var, o da inançlarımdır. Nerede ve nasıl bir baskıya maruz kalırsam kalayım Allah''a olan inancımı asla yitirmem. Belki zor için canımı kurtarmak için yalan söyleyebilir ama içimdeki Allah sevgisini kimse benden söküp alamaz... Allah''a ve dinime olan inancımı asla yitirmem... Koray''dan hatıralar: Adnan Menderes Çocuktum henüz... Bir sabah ailecek Ankara''dan İstanbul''a yolculuğumuz var... O zamanlar yollar şimdiki gibi otoban değil, gidiş geliş... Tabii Ankara-İstanbul yolu ülke karayolunda can damarı. Trafiğin yoğun, yolların gidiş geliş olması sebebiyle sabah güneş doğmadan yola çıkmıştık... Yenimahalle civarına yaklaştığımızda uzaktan bir trafik otosunun siren lambasını farkettik... Acaba yolda bir kontrol falan mı vardı?.. Kim bilir neydi?.. Hem böyle düşünüyor, hem de ilerliyorduk.. Nihayet yaklaştığımızda bunun bir trafik kontrolü olmadığını anladık. Çünkü orada sadece bir trafik otosu değil, birkaç oto vardı ve etraf, polislerle kontrol altına alınmıştı... Konvoy olarak biz de bir müddet burada bekleyecektik. Bu esnada etrafında korumaları, polisler ve zamanın devlet erkanından kimseler olduğu halde, paçaları yarı dizine kadar sıvanmış, çamur içinde, yol çalışması yapan ekipleri kontrol eden bir beyefendiyi gördüm... Bu kimse, elbette ki zamanın çok çalışkan Başvekili rahmetli Adnan Menderes''ti. Hiç unutmam... Bir başbakan, gece yarısı, üstelik paçaları sıvalı ve yalın ayak çalışan insanları denetliyor, yol yapımında onları yalnız bırakmıyordu... Bu ne çalışkan, bu ne vatanperverlikti... Ömrüm oldukça bu anımı ve o muhteşem insanı unutamam... Ondan sonra da büyük tokadı da onu asmaları suretiyle yemiş oldum. Burada bu büyük vatanperveri rahmetle anıyorum. Ve bu vesileyle vatanı, ülkesi, milleti için çalışan insanların artık cezalandırılmasından vazgeçilmesi lazım geldiğine inanıyorum. Süleyman abi sen kazandın Adalet Partisi''nin kurulduğu yıllar... Ben de gençlik kollarında görev yapıyordum... Ankara''da Büyük Sinema''da kongre vardı. Süleyman Demirel kongrede aday idi. Seçime katılım ve delegelerin merakı o hale geldi ki, başkanlık divanı şöyle bir karar almak durumunda kaldı: "Seçim tamamlanıp da oy sayma işlemine geçildiğinde, her iki delegenin de adamları nezaretinde olmak şartıyla sandıklar sinemanın perdesi arkasında sayılsın. Delgelerin izlemesi tansiyonu artırabilir ve sonuçların belirlenmesi gecikebilir." Bu karar sonrası oylar verildi. Ve sandıklar sinemanın beyaz perdesi arkasına taşındı. Benim de yaşım tutmadığı için gözcü olarak izlemem yasak ama, o günün heyecanıyla, şöyle koltukların arasından müsait bir yer buldum kendime... Baktım oradaki aralıktan içeride sayılan oylar gözüküyor. Hemen elime kağıt kalem alıp, sayımı izlemeye başladım... Hatta Demirel, birinci turda kazanacağını tahmin etmiyordu da, "İkinci tur için arkadaşlar dağılmasın" diye haber gönderiyordu... Ben orada sonuçları nefes almadan izledim. Demirel barajı geçtiği an yerimden fırlayıp kendisine müjdeyi verdim: - Süleyman abi sen kazandın!.. O zaman kendisine Süleyman abi diyordum. Şaşırdı: -Nerden biliyorsun? - Bir kenardan izledim. Şimdi birazdan sonuç açıklanacak. Bak o zaman göreceksin. Gerçekten sonuçlar açıklandı ve Süleyman Demirel AP''ye Genelbaşkan seçildi. Ama ona ilk müjdeyi ben vermiştim. Bu başkanlık seçimi de hiç unutamadığım anılarım arasındadır.
ÖNE ÇIKANLAR