Kaydet
|

“Abla vaktimiz yok obaya dönmem lazım. Babam gelirse biz ordayız. Yanımıza gelsin.”

Hatırama bugün de devam ediyorum... İbrahim Hoca’nın Mehmet Amcaya hak verir konuşmasıyla “vaki olanda hayır var” derler ve Mehmet amcaya da biraz moral gelir.

Mehmet amca ve akrabaları bu dramı acı ve gözyaşıyla orada bırakır yola devam ederler. Gaziantep Kahramanmaraş üzerinde Kayseri'nin Tomarza ilçesi Pusatlı köyüne varırlar. O köyde tekkesi olan onun da adı Mehmet olan bir zengin varmış.

Bu tekke sahibi zat bizim bu muhacirlere ev verir, aş verir, iskanlarını sağlar; çok iyiliksever hayır hasenat sahibi bir mübarek insan.

Mehmet amca bu ağanın kâhyası olur. Hüseyin amca birkaç delikanlı koyun çobanları olur diğerleri de tarla bahçe işlerinde çalışırlar, hayat biraz düzene girer.

Ağanın bir dul gelini vardır. Bir çocuk annesidir, kocası ölmüştür. Zaman içinde bu dul gelin bizim Mehmet amcaya âşık olur ve bir gece Mehmet amca Anuş Yengeyi kaçırır.

Sabah olay duyulunca akrabalar sekiz hane herkes şoke olur. Bu da nereden çıkmıştır böyle? Herkes hem Mehmet amcaya kızar hem onun yaptığı bu şer sebebiyle ağanın kendilerini köyden kovacağından endişelenir:

“Yahu adam bizi köyüne aldı, aş verdi, ekmek iş ev verdi, hele şu bizim Mehmet’in yaptığına bakın!”

Kızarlar bağırırlar ama ne çare olan olmuştur bir kere. Herkes “ağa bu haber üzerine kesin bizi köyden çıkarır” diye kara kara düşünürken yine dedem İbrahim Hoca gider köy sahibi olan Mehmet Efendi’nin yanına. Kendisiyle görüşür. Biraz nasihat eder, ortalığı sakinleştirir. Ağa nikâhlanmalarına razı olur. Bunun üzerine Mehmet amca ile Anuş yengenin nikâhlarını kıyar ve köydekiler de barışırlar.

İşte bir zaman sonra bu Anuş yenge anlatır:

“Kocam Mehmet bir gün ilçeye gitmişti. Ben de evde çocuklarla ilgileniyordum. Kuşluk vakti kapı çalındı. Kapıyı açtım baktım yetişkin güzel mi güzel bir kız, başı kapalı ama örükleri beline kadar inmiş görünüyordu.

Yabancı biri olunca biraz da korktum: 'Buyur kızım ne istiyordun?' dedim. Kız bana:

'Abla burası Muhacir Mehmet amcanın evi mi?' dedi. 'Evet' dedim. 'Bak Abla bizim obamız şu karşıki dağdadır. Üç güne kadar ordayız. Ondan sonra oradan göçeceğiz, ben Mehmet’in kızı Gülizar’ım. Babam nerde?” DEVAMI YARIN

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.