Kaydet
|

“Beyim çok perişanım. Böyle giderse bu çocuklarım hastalık ve açlıktan ölecekler.”

Hatırama bugün de devam ediyorum... Urfa Birecik’te büyük dedem Molla Hamza da vefat eder. Onu Birecik’e defneder ve yola devam ederler. Mehmet amcanın iki kızı güzel mi güzel, örükleri beline kadar uzanır sarı saçlı insan çocuklara bakmaya kıyamıyor. Anasız kalan kızlar gün geçtikçe bakımsızlıkta zayıflar. Zaten kıtlık var, dağlardan topladıkları otlarla geçinirler. Mehmet amca bir gün gelir bakar kızı Gülizar, kızıl saçlı kardeşinin başını dizine koymuş saçlarını tarıyor sirke ve bitleri ayıklıyor.

Mehmet amca çaresizlikle uzaktan kızlarına bakar hüzünlenerek içini dökmeye başlar:

“Kızlarımın anaları sağ olsaydı hiç bu duruma düşerler miydi?” diye dizlerine vurup ağlar. Çaresizlik zor iş. Bir tarafta savaş bir tarafta seferberlik ve muhacirlik... Eli kolu bağlı, içi içini yer ama elde bir şey gelmiyor. Mehmet amca Gaziantep Kahramanmaraş arasında bir Yörük beyiyle arkadaş olmuştur. O Yörük beyi ara sıra Mehmet amcaya peynir yağ un yardımı yapar; iyi de ahbap olurlar.

Bir gün yine bu Yörük beyinin yanına gider dertleşir.

“Yahu beyim çok perişanım. Böyle giderse bu çocuklarım hastalık ve açlıktan ölecekler” der. Yörük beyi Mehmet de “Bey sen kızları bana ver. İşlerimizi görür, büyüyünce de akrabalarımızdan iyi gençlerle evlendiririm. Karşılığında sana altın veririm, hem kızların açlıktan kurtulurlar mideleri sıcak yemek görür" der. Mehmet, Yörük beyinin bu teklifine karşı çıkar “katiyen olmaz beyim” der.

Konakladığı yere varır. Bir bakar ki kızları zayıflamış pasak içindeler. Saçlarındaki bitleri ayıklıyorlar. Bu manzara karşısında bir daha belini büker çaresizlik.

Mehmet amca günlerce düşünür. İçi içini yer âdeta “yahu acaba Yörük beyinin teklifin kabul etsem mi ne yapayım bilemiyorum, böyle giderse bu güzel kızlarım zaten açlık hastalık yol meşakkatinden dolayı ölecekler, nitekim yol kenarlarında ölen ölene. Herkes nefsî nefsî diyor âdeta mahşer günü gibi kimse kimseye yardım edemiyor; herkes kendi derdine düşmüş başkalarına yardım etme imkânı da yok. Bari bu kızları Yörük beyine vereyim, hem mideleri sıcak bir çorba yağlı yemek görür üstlerine giyecek bulur geçinip giderler, ölmekten kurtulurlar. Ömer ise oğlan çocuğu, bakması kolay” der ve Yörük beyine iki kızını birkaç altın karşılığında vermeye karar verir... DEVAMI YARIN

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.