“Kendilerini anlatamayan anne babaların yaralı kalplerine ithaf olarak sunmak istedim.”
Aslında benim de benzer hatıralarım var.
Buna benzer neler yaşadık nice evlat olarak baba olarak. Ama ben bugün size birçoklarının bildiği yaşanmış değil yazılmış bir hikâyeyi sunacağım... Bu köşede unutulmaz hikâyeler yayınlanıyorsa inanın bu da aslında unutulmaz hikâyelerdendir. Bir kez daha okunmaya değer diye düşündüm.
En ufak bir konuda babasıyla veya ailesiyle tartışan kendini haklı bulduğu için geri adım atmayan, kendisi gibi düşünmediği için de anne babasına kırılan küsen ve öfkelenen nice gencimizin duygularına ithaf etmek istedim bu hikâyeyi... Annenin babanın yeri “anne” ve “baba” olması gerekirken onları çocukların arkadaşı gibi yapan hatta çocuklarının hizmetkârı yapan hatta günümüzde çocukları için birer köle hâline getiren sosyolojik anlayış karşısında kendilerini anlatamayan anne babaların yaralı kalplerine ithaf olarak sunmak istedim...
Çocukluğunda kendi babasının huzurunda saygıdan ve otoriteden dolayı izinsiz bir kelime bile konuşmayan ama şimdi çocuklarının bırak otoriteyi, saygıyı kendisini adam yerine bile koymadığı için yüreğinde ukde biriktiren babaların hasret kaldıkları babalık duygusuna ithaf etmek istedim... Karşılıklı olarak anlamak ve anlaşılmak dileğiyle...
“Delikanlı 16 yaşında iken babası ile tartışmış ve evi terk etmişti. Buna çok öfkelenen baba, evde “onun adı bile anılmayacak” diye yasak koymuştu. Çaresiz anne, evini terk eden oğlunun yatağına oturup her gece yastığını koklayarak uyuyordu.
“Oğlumu çok özledim, ne olur gidip arayalım, bulup getirelim” dese de baba geri adım atmıyordu. Aradan hayli zaman geçmişti... Oğlunun doğum günü anne bir kez daha yalvardı kocasına:
“Ne olur bir şeyler yapalım. Oğlumu görmek istiyorum...”
Annenin ağlamaklı hâlini görünce dayanamadı baba “Şu adrese git oğlunu gör” dedi ve ekledi: "Adresi benim verdiğimi söyleme..." Birkaç şey daha söyledi ama anne onları duymuyordu bile, aklında bir tek adres kalmıştı.
Sevinçten uçuyordu. Hemen hazırlandı yola koyuldu. Şehrin karşı yakasındaydı babanın verdiği adres. Ve bir sanayi sitesinde bir tamirhaneydi. Oğlunu tulum, içinde gördü. Bir süre ıslak gözlerle dükkânın karşısından izledi ve oğluna doğru yaklaşmaya başladı... DEVAMI YARIN

