Kaydet
a- | +A

“Jandarma bölgesi olduğu için işlemlere Jandarma karakolunda devam ediyorlar...”

Yıllar önceydi. İstanbul'da bayi toplantısı yapılacaktı. Aydın ve Nazilli'den on iki kişilik arkadaş grubu planlanan gün ve saatte toplanıyor. Kitap satışı yapa yapa İhlas Holding'e gelerek toplantıya katılıyorlar...

Yemekler yeniyor tatlı güzel bir sohbet icra ediliyor tüm arkadaşlar pürneşe dönüş için tekrar toplanıyor.

Babaannem Erzurum’dan İstanbul’a amcamları ziyarete geldiği için babama da diyorlar ki: “Birkaç gün sen burada kal annenle hasret gider sonra Nazilli'ye dönersin.”

Babam da annesinin duasını alıp gönlünü kazanmak için İstanbul'da kalıyor ve aracını arkadaşlara emanet ediyor.

Dönüş hazırlıkları yapılırken Aydın’dan otobüs ile toplantıya katılan bir arkadaş “ben de sizinle döneyim, sohbet ede ede döneriz” diyor.

Rahmetli babama telefon açıyorlar, “abi böyle bir durum var ne yapalım?” Babam da “herkes nasıl geldiyse öyle dönsün, bir kişi daha alırsanız yasal sınırı aşılmış olur bir sıkıntı çıkarsa vebalini ödeyemeyiz” diyor.

Aydın’dan gelen arkadaşa durumu kibar bir şekilde izah ediyorlar. “Peki” diyor arkadaş ama içi buruk “bir bana yer bulamadılar, tekrar Esenler Otogarı'na git otobüs bul geri dön, uzun iş” duygusunda.

Ekibimiz İstanbul’dan minibüs ile yola çıkıyor. Sabah namazından sonra şoför değişiyor, direksiyona geçen arkadaşı ise güneşin doğmaya başlaması ile birlikte uyku bastırıyor; bir an uyukluyor, araç sarsıla sarsıla şarampole devrilirken herkes uyku sersemi ne olduğunu anlamaya çalışıyor...

Bazı arkadaşlar hafif yaralanıyor, polis ve jandarma ekipleri geliyor. Jandarma bölgesi olduğu için işlemlere Jandarma karakolunda devam ediyorlar... Yapılan denetleme inceleme birçok prosedürden sonra diyorlar ki: “Araçta fazla bir kişi dahi olmuş olsa idi çok büyük ceza alırdınız."

Araçtaki kişi sayısı kanunun koyduğu ölçüde olduğu için hem kasko hem trafik sigortası masrafları karşılıyor. Yaralanan bazı arkadaşlar da tedavi olup masrafları sigorta şirketlerince karşılanıyor...

Aydından otobüsle dönen arkadaşa gelince durumu ertesi gün öğreniyor. Zaten rahatsız olduğu için “eğer ben de binse idim tüm arkadaşların başını yakacakmışım iyi ki Ahmed Abiye ‘peki’ dedim itiraz etmedim” diye seviniyor...

Masum Hattatoğlu

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...