Kaydet
a- | +A

"Köşenizi sürekli okumaktayım. Çocuklarımın bile ilgisini çekmeniz, bunlara okuma alışkanlığı kazandırmış olmanız nedeniyle de teşekkürlerimi sunarım." Diye başlıyor mektubuna İstanbul Eminönü''nden Sayın Yaşar Gönenç. "İşyerim Eminönü''nde bulunuyor. Mali ve sosyal güvenlik konularında bilgi sahibi olduğum için, işlerden artan zamanlarda birçok dost ve arkadaşlara çözüm önermekteyim. Yılların tecrübesiyle altını çizerek demek istiyorum ki, " İnsanlar bir işi yaparken elbette hesap etmeli. Ama bunu tilki hesabı etmemeli. Çünkü hesaplar her zaman tutmaz." İşte çalakalem hatırıma gelen bir iki anekdot. Bilirsiniz insanlar tapu düşkünüdür. Yunus Emre''nin "Mal sahibi mülk sahibi, / Hani bunun ilk sahibi?/ Mal da yalan mülk de yalan. /Var biraz da sen oyalan" diye asırlar öncesinden seslenmesine rağmen bugün insanlar tapu için birbirine küser kızar bağırır çağırır hatta canına kıyar... Günümüzde de insanlar tapu peşindedir.

"Bir evim olsun da, şu kiracılıktan kurtulayım." "İşyerim olsun da kiradan kurtulurum." Kendisinin bu dünyada zaten kiracı olduğunu unutur. Kontratı dolduğunda da herşeyi yüz üstü bırakır gider. *** En zeki hayvan tilkidir deriz. Günlerce aç gezer tilki. İşte bir fırsatını bulup bir kümese girecek de tavuk yiyip karnını doyuracak. Bütün zekiliği bu kadar. Öte yandan hepimizin aptal olarak değerlendirdiği hindi denen o sünepe hayvanın yemi önüne kadar gelir. *** İnsanlar arasında tombalacıların, yankesicilerin, hırsızların gözaçık kimseler olduğunu gözleriz. Oysa açıkgöz olduğunu zannettiğimiz bu insanlar hep aç gezerler. Açıkgöz olanların varlıklı olması gerekmez mi?

*** İnsanlar bazı hesaplarını tilki hesabı gibi kurnazca yaparsa, aşağıda şahidi olduğum olaylarla karşılaşabilirler. Çok sevdiğim, oldukça da varlıklı bir dostum vardı. Bunun da yirmi yaşında yeni evlenmiş bir oğlu vardı. Bu arkadaşım birgün yanıma geldi ve dedi ki: -Ben ölürsem oğlum maddi varlığım yüzünden büyük miktarda veraset intikal vergisi öder. Bunun için ben sağlığımda değişik yollardan bu malları oğluma intikal ettireceğim. Karşı önerilerimizi dikkate almayan dostum, kendi düşündüğünü belli zaman içerisinde gerçekleştirdi. Ama hesap etmediği bir şey vardı.

Bir sene sonra, bütün servetini kendisine bıraktığı oğlu vefat etti. Kurtaramadılar. Gelini ile uyum sağlayamayan dostumun kendisi ahir ömründe çok zor durumlara düştü. Hesabını yanlış yaptığını defalarca belirtti. Veraset ve intikal vergisinden kurtuluş hesabı tutmuştu ama bazı hesapları tutmamıştı.

*** Yine yakın bir arkadaşım SSK''dan emekli olmuştu. Aylığını da almaktaydı. Birgün şöyle bir fikir gelmiş hatırına: -Eğer eşimden kağıt üzerinde boşanmış olursam, eşim babasından dolayı yetim aylığı alabiliyor. Böylece iki maaş birden alırsak geçimimiz rahata erer. Bu arada bu ülkenin gelişiminde sorumlu ve söz sahibi olup da, milleti değil sadece kendilerini düşündükleri için, zavallı halkı geçim derdinde bırakıp, böylesi bir sahtekarlığa dahi tevessül edebilecek derecede mağdur eden, suiistimal eden, sorumsuz ve sahtekarlara yazıklar olsun demekten de kendimi alamıyorum.

Neyse, biz arkadaşa bunun yanlış olacağını söyledik ama onlar yine de iki maaş için şeklen boşanmışlardı. Aradan çok geçmeden arkadaşım vefat etti. Hanımı beyinden dolayı dul maaşı alamadığı gibi, kocasının diğer gayrimenkullerinden de hak alamadı. Yine hesapları tutmamıştı.

ÖNE ÇIKANLAR