Kaydet
a- | +A

Uğurlar olsun Cenk Koray... Diyordun ki: " Allah utandırmasın!", "Allah mahçup etmesin." Şuna inan ki, eğer geride sevenlerinin gözyaşları olmasa, diyeceğim ki: "Artık üç kuruşa nice dostlukların değişildiği, menfaat uğruna en kıymetli varlıkların feda edildiği, arkadaşlığın, dostluğun, insanlığın, dürüstlüğün birer birer parçalanıp yok olduğu bu zavallı dünyadan sen de kurtuldun Cenk abi. Şimden sonra geride kalanlar düşünsün." Gerçekten bu dünya artık sizin ciddiyetinize, çalışkanlığınıza, beyefendiliğinize değmiyordu artık...

Artık bu dünya, iyi niyeti suiistimal edip, üç beş milyar lirayı cep etmeyi marifet sayan, sonra da bu yaptığını uyanıklık, karşısındakini de aptal görecek kadar zavallılaşan kimselerle doldu... Artık bu dünya, böyle kimseleri becerikli ve uyanık; dürüst ve namuslu olduğu için mağdur olanı da "enayi" gören zihniyete prim verir oldu. Artık bu dünya, kibarlığa, beyefendiliğe, ciddiyete değil de, el etek öpmelere, yalakalık yapmalara, yatıp kalkmalara göre değerlendirenlerin oldu. Artık bu dünya ciddiyetin değil, ciddiyetsizliğin dünyası oldu... *** Bilmem nasıl anlatsam... Hani porselen bir tabak vardır... Altın yaldızlı, ışıl ışıl parlayan... İçindekilerle birlikte insana kendi değerinden de birşeyler sunan... Çok nadidedir böyleleri... Ama onların ustaları vardır. El emeği göz nuru, birer ikişer de olsa sürekli o kalitede üretirler...

İşte sizler, öylesi nadide porselen tabaklar gibi değerliydiniz. Sunduğunuzla beraber kendiniz de sürekli kültürünüzden, bilginizden, ciddiyetinizden katıyordunuz sunuşunuza... Ama ne var ki, sizden sonra sizin gibiler artık yetişmiyor. Zannediyorum yetişmeyecek de... Çünkü?.. Artık porselen tabaklara gerek duyulmuyor. Artık plastik tabaktan geçilmiyor ortalık... Hem de milyonlarca... Ama sadece bir kullanımlık... Sonra, sunulanın bitiminde o da bir kenara atılıveriyor. Değeri o kadar çünkü... Bugün sanat ve sanatçılık çok zorda Cenk abi... Sunuculuktan tutun da, şovmenliğe varana kadar kalite plastik tabaklar gibi... Hoş sunanların da bir endişesi yok. Niçin olsun ki... Plastik tabak karşısında; "Bu ne biçim servis kardeşim? Bu ne biçim tabak!" diye elinin tersiyle itecek ve kendisine ciddiyete yakışır bir servis sunulmasını isteyecek çapta ve nitelikte kimse olmayınca, neden onca emek ve masraf ederek porselen tabak ayarlasın ki... Öyle müşteriye böyle servis... Şimdi her gün bir yeni sunucu, her gün bir yeni şarkıcı her gün bir yeni bilmem ne işte bu şekilde ortaya çıkartılıyor... Bir kullanımlık da olsa fark etmiyor... Çünkü ne kaliteden anlayan kaldı, ne de kaliteye değer veren. Öyle seyirciye böyle seyirlik malzeme işte... *** Cenk abi... Artık bu dünya size göre değildi zaten... Diyorum ya, bir tek sevenlerinin gözyaşları için üzülüyorum... Yoksa sen kurtuldun bu zillet dünyadan... Bu zillet atmosferden... Geride kalanlar düşünsün... Sormuştum sana. Demiştim ki: -Tek arzun nedir? Cevabını kelimesi kelimesine yazıyorum: -Birgün emri hak vaki olduğunda, yarın hesap gününde Rabbimin huzurunda mahçup olmamak. Sevgili Peygamberimin yüzüne bakabilmek, yaptıklarımdan ötürü onun huzurunda utanmamak. Hayatımda bunun için gayret gösteriyorum. Yaşayışımda bunun idrakiyle yaşıyorum. O''nun bağışlayıcılığının, benim hatalarımdan daha fazla olduğunu da, Sevgili Peygamberimizin merhametinin fazla olduğunu da biliyorum. Ama yine de O''nun huzuruna, Sevgili Peygamberimin yüzüne bakabilecek şekilde çıkmak ve de Sırat Köprüsü''nden yıldırım gibi geçebilmek tek arzumdur. Ne diyelim, Allah utandırmasın... Allah mahçup etmesin...

ÖNE ÇIKANLAR