AB, son bir yılda Ankara''nın attığı adımları şaşkınlıkla izlemeye devam ediyor. Avrupa''nın gündemine bugüne kadar olumsuz gelişmeler ile oturan Ankara''dan Brüksel''e, bu defa olumlu haberler geliyor. Ahmet Necdet Sezer''in Türkiye''nin 10. Cumhurbaşkanı seçilmesi, Avrupa''da memnuniyetle karşılandı.
Hukukun üstünlüğü AB üyeliği sürecinde, "Kopenhag kriterlerinin siyasi bölümünün karşılanmasının, Ankara için kapsamlı çalışma gerektirdiği" şeklindeki görüşlerin ortaya konduğu dönemde, Türkiye''de "hukukun üstünlüğü"nü ilke edinen bir kişinin cumhurbaşkanı olması, Avrupa''daki olumsuz imajını silmesi açısından kilometre taşı olarak değerlendiriliyor. Brüksel''deki gözlemciler, Sezer için, "AB kriterlerine ve havasına uyuyor. Avrupa entegrasyonuna yardımcı olur" görüşünü dile getiriyor.
Popülizm bitti Türkiye''nin ekonomi politikaları, koalisyon hükümetinin istikrarlı yapısı ve siyasi alanda atılmaya başlanacak adımlar, AB başkentlerinde yakından izleniyor. Ankara, 14 Mayıs 1950''de başlayan çok partili hayatın 50. yılını kutluyor. Türkiye''nin yarım asırdır parlamenter sistemle yönetildiğini belirten gözlemciler, "Sezer ile birlikte popülizm devri artık kapandı" yorumunda bulunuyor.
Türkiye''de artık hiç bir kimsenin ev ve araba anahtarı vaad ederek seçilemeyeceğini vurgulayan AB''li gözlemciler, "Popülizm bitti. Artık gerçekler var" diyor.
* KPK toplanıyor TBMM ile Avrupa Parlamentosu arasındaki diyalog organı Karma Parlamento Komisyonu (KPK) 5-6 Haziran tarihlerinde Brüksel''de toplanıyor. Gündemde ise hukuk reformları, insan hakları, çevre sorunları ve mali işbirliği konuları bulunuyor. KPK Türk Kanadı Başkanı Doç. Dr. Kürşat Eser, Helsinki süreci ile taraflar arasında son derece olumlu bir hava oluştuğunu, ancak bunun torpillenmeye çalışıldığını söyledi.
* Kıbrıs krizi Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi Hukuk Komisyonu toplantısının Kıbrıs Rum kesiminde yapılacak olması, krize yol açtı. Dışişleri Bakanlığı''nın, Hukuk Komisyonu''nun Türk üyeleri Cevdet Akçalı (DYP) ve Faruk Bal''ın (MHP) toplantıya gitmesine sıcak bakmadıkları öğrenildi. Toplantıda, Batı Trakya, Kıbrıs ve Çeçenistan konularının ele alınacağı belirtiliyor.
AB ile din diyaloğu "AB''ye Giriş Sürecinde Türkiye''de Dini Hayat" adlı konferansın İstanbul''da düzenlenmesi, Ankara''nın AB''ye yönelişinin önemli bir göstergesi olarak ortaya çıktı. Türkiye''deki kurumlar, artık kendi alanlarında, AB''deki muhatapları ile ilişki tesis etmeye başladılar. Diyanet İşleri Başkanlığı''nın toplantısı da bu anlamda önemliydi. AB Episkopal Komisyonu Genel Sekreteri Noel Treanor, kiliselerindeki sorunları Brüksel''de dile getiren önemli isimlerden birisi. Avrupa''da İslam konusunda çalışma grupları oluşturulmasını isteyen Treanor, Türkiye-AB arasında tam üyelik sürecinin işletildiğini bildirdi.
Hıristiyan Kulübü değil İstanbul''daki toplantının, dinler arası "diyalog" için gerekli olduğunu belirten Treanor, "İlk önce zemin hazırlanmalı. Nasıl bir işbirliği yapılmalı? Bunlar kapsamlı bir şekilde tartışılmalı" dedi. Treanor, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dini kullanarak, kamu ve günlük hayat negatif yönde etkileme yaklaşımları kabul edilemez. İnsanların dini yaşantıları kişiseldir. Hiç bir baskı ve zorlama kabul edilmez. AB Hıristiyan Kulübü değil. Ancak Hıristiyan değerlere sahiptir. AB''de politika ile din farklıdır. Bunlar birbirlerinden ayrı değerlendirilmelidir. Kilise kendi görüşünü açıklar. Politikacılar ise karar alırlar. Burda bir baskı ve karşılıklı etkilenme olmaz." Treanor, "Türk toplumu, AB tam üyeliğine ''evet'' veya ''hayır''ı kendi öz iradesi ile verecek. Lozan anlaşması çerçevesinde azınlık haklarının iyileştirilmesi bekleniyor. Müzakereler en ince ayrıntılara kadar sürdürülecek" dedi.
Olumlu olacak AB''nin dini konularda bilgi aktaran sivil toplum örgütü OCIPE Başkanı Pierre Charentenay de "Tam üyelik için zamana ihtiyaç var. 70 milyona yakın nüfusu ile Türkiye''nin AB tarafından hazmedilmesi biraz zor. Avrupa''da, Türkiye farklı tanınıyor. Aşırı İslami gruplar konusunda Batı''da bazı çekinceler var. Bunlar enine boyuna taraflar arasında tartışmalı. Zamanla herşey olumlu olacak" diye konuştu.

