Kaydet
|

Resûlullah Efendimiz buyurdu ki: “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Sevdiriniz, nefret ettirmeyiniz.”

Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:

Enes bin Mâlik (radıyallahü anh), Resûlullah Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu rivâyet etti:

“Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Sevdiriniz, nefret ettirmeyiniz.” Kolaylaştırınız demek, gönüllü olan insanların yönlerini Allahü teâlâya çeviriniz. Onları, bütün ihtiyâçlarını Allahü teâlâdan ister hâle getiriniz. Her hâllerinde doğru yol üzere olmaları için, onlara rehber olunuz, demektir. Çünkü kolaylığın her çeşidi Allahü teâlâdandır.

Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde meâlen “Allah sizin için kolaylık diler, size güçlük dilemez” (Bekâra-189) ve “Allah size bir güçlük dilemez” buyurdu. (Mâide-6) Zorlaştırmayınız demek, insanı, insana muhtaç hâle sokmayınız: Bir kimseyi, ihtiyaçları halk tarafından karşılanır duruma getirmeyiniz. Çünkü ihtiyaçları karşılayan kimseler de, muhtaç kimseler gibi muhtaçtırlar. Bu sebeple belli bir şeyin kendilerine ait olması için, birbirleri ile çekişir duruma gelirler. Böylece sahip olmak istediğiniz ve bunun için uğraştığınız şeyleri elde etmekte güçlük çekersiniz, demektir.

“Sevdiriniz (diğer bir rivâyetle müjdeleyiniz)” ibâresi de bu söylediklerimizi kuvvetlendirir. Çünkü sükûn, itminan ve tatmin manâsınadır. Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde meâlen, “Bunlar, Allahın zikri ile kalbleri huzûra kavuşarak îmân edenlerdir...” buyurdu. (Ra’d-28)

Mümin, umduğunu elde etmek için devamlı ızdırap ve sıkıntı içindedir. Allahü teâlâya döndürülüp, ızdırabı, zarurî ve ihtiyâri olarak sükûna kavuşuncaya kadar, umduğuna kavuşmak için ızdırap çeker. Umduğunu arzu etme hâli devam eder.

“Nefret ettirmeyiniz” buyurulması da böyledir. Onları, Allahü teâlâdan başka şeylere ve başkalarına yönelterek dağınık hâle sokmayınız. Dağınıklığın sonunda yolları ayrılır, meslekleri değişir. Gayelerine kavuşmak için, takip ettikleri yollar onları parçalar. Resûlullah Efendimiz buyurdu ki: “Bir kimsenin maksadı dünya ve dünyalık olursa, Allahü teâlâ onun iki yakasını bir araya getirmez. Maksadı ahiret olan kimseyi ise, Allahü teâlâ perişan etmez, ona huzur verir.” Maksadı dünya olanın hâli böyledir. Maksadı ahiret olanın hâli de budur. Buna göre düşününüz!

Vehbi Tülek'in önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.