Kaydet
|

Dinimiz, aşırılıklardan uzak, orta yolda olmayı emretmektedir.

Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Her işte ifrat ve tefritten yani aşırılıklardan uzak olmak ve vasat yani orta yolu tutmak gerekir. Dinimiz, aşırılıklardan uzak, orta yolda olmayı emretmektedir.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (İfrat ve tefritten uzak durun.) Her şeyin başı doğruluktur. Her işin nizam ve intizamı doğruluk iledir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Şüphelilerden uzaklaş! Şüphe vermeyene sarıl! Doğruluk, sükun ve huzurdur.)

Hûd sûresinin yüzonüçüncü âyetinde meâlen, (Emrolunduğun doğru yolda bulun!) buyuruldu. Bu âyet-i kerime indiği zaman, Resûlullah Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), (Hûd sûresi, sakalıma ak düşürdü) buyurdu. Âyet-i kerimede emrolunan istikâmeti yerine getirebilmek için, peygamberler, velîler, sıddîklar şaşkına dönmüşlerdir. Fâtiha-i şerife sûresindeki âyet-i kerimenin meâl-i şerifi, (Doğru yola kavuşturmasını Allahü teâlâdan dileyiniz!)dir.

Kıyâmet günü, sırat köprüsünden geçebilmek için, dünyada, doğru yolda bulunmak gerektir. Evliyânın büyükleri buyuruyorlar ki:

Resûlullah Efendimiz, kıyâmetteki nimetlerden ve azaplardan her ne haber verdi ise, onların hepsi, insanın bu dünyada kazandığı huyların, ahlâkın ve amellerin sûretleridir. Oradaki görünüşleridir. Ahlâkta ve amelde doğru yolda bulunmanın, oradaki sûreti, görünüşü de, sırat köprüsüdür denildi.

Dünyada doğru yolda bulunanlar, İslâmiyetten ayrılmayanlar, orada sırat köprüsünü, çabuk geçecek, marifetler ve olgunluklar Cennetlerine ve iyi amellerin bahçelerine kavuşacaklardır. Burada, din yoluna uymakta gevşek davrananlar, orada sırat köprüsünü düşe kalka geçeceklerdir. İslâmiyetin gösterdiği doğru îtikattan ve amellerden ayrılanlar, sağa, sola sapanlar, sırattan geçemeyip Cehennem ateşine düşeceklerdir. Zuhruf sûresinin otuzaltıncı âyetinde meâlen, (Nefsine uyarak, Allahü teâlânın dîninden yüz çevirenlere, dünyada bir şeytan musallat ederiz) buyuruldu. Bu âyet-i kerimeye bakarak, bazı âlimler dedi ki:

Hayır ve kemâl işleri yaptıran melekeyi, bir melek hâsıl eder. Ortadan saptıran, kötülük yaptıran melekeyi de bir şeytan hâsıl eder. İkisinden biri, kıyâmette o insana arkadaş olur. O hâlde herkes, kendi huyuna ve ameline bakarak, âhiretteki arkadaşının nasıl olacağını anlıyabilir.

Vehbi Tülek'in önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.