Kaydet
a- | +A

Demokrasinin ilke ve gereklerinin büyük bir çoğunluğuna gözlerimizi kapatarak ''Öcveren''e kilitlendik.

İnsan hakları konusunu da ''idam''la sınırlayarak ufuklarımızı daralttık. Asmak ve beslemek gibi, ifrat ve tefrit arasında bocalamaya devam...

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) sanki bugün kurulup faaliyete başlamış gibi bir imaj sergilenmektedir.

Dostlar gelin açık olalım! Bu mahkeme yıllardır Türkiye''yi çeşitli tazminatlara mahkum ederek, ipliğimizi pazara çıkartan bir kuruluş.

Bizi bugüne kadar çuvalla para ödemeye mahkum eden ''AİHM''nin hangi kararına uyduk da sıra insan kasabının idamını müebbet''e çevirmeye geldi.

Bakıyoruz da medyamız birdenbire çok yufka yürekli ve çok hassas bir topluluğa dönüştü...

Dün ciğeri yanan anaları, bacıları yetim ve mâlûlleri sokağa dökenler; bugün her nedense çok insancıl ve çok sulugöz oldular!..

Efendim, "Türkiye''nin menfaati" deniliyor. Bu menfaat bugün mü ortaya çıktı? Sadece ''Öcveren''e has bir durum mudur? Bırakınız lütfen. Kâr zarar hesapları yapılmış olsaydı, ömürlerinin baharında kara toprağa giren yiğitler ''PKK''nın üzerine gider miydi?

Binlerce görevli, gözünü kırpmadan bir ülkü, bir görev ve bir hilâl uğruna ölüme giderken ''kâr-zarar'' hesabı yapmadı.

Şimdi ''yedi düvel''e meydan okumuş Türk devleti böyle bir hesabın içine giremez. Şayet bir ihtimal bile olsa böyle bir hesap mevcut idiyse, bu gençleri kimler ve niye ateşe attılar.

Biz ''asalım!'' demiyoruz. Biz ülkemizdeki merî mevzuat uygulanırken Avrupa''dan vize almayalım! diyoruz.

Bunca zamandır kaldırılmayan ''idam'' cezasının şimdi kaldırılmasını hazmedebilmek çok güçtür.

Ticarethaneler ve tüccarlar kâr-zarar hesapları yaparlar. Bu, onların meslek ve meşreplerinin icabıdır ve doğrudur.

Fakat tek bir vatandaşının kılına halel gelen ''devlet''; bu hesabı yapamaz. Nitekim 15 yıldır, yüz milyarlarca dolar harcanmasının sebebi de budur!

Şimdi kalkıp kâr-zarar hesaplarının arkasına sığınmanın gerekçesi de inandırıcılığı da yoktur.

"Besleyelim mi?" bunca haini beslediğimize göre, bir eksik veya bir fazlası farketmez. Ancak bundan sonra vatan müdafaası zaafa uğrarsa, bunun müsebbibini şimdiden belirleyelim!..

Hem insan hakları sadece ''Öcveren ve PKK'' ile mi sınırlı? Onlara gelinceye kadar ne ihlâller, ne zulümler işlendi de kimsenin ''çıt''ı çıkmadı.

Mesele ''AB'' üyeliği ise, bu konuda verilecek tavizlerin sonu yoktur. İşte Yunanistan bizden ''jest'' bekliyor.

1974''te gönderdiğimiz ''jet''#deden akıllanmayan megali idea savunucularının; bizim ''jest''#ririmizden anlayacağını sanmak safdillik olur.

Açıkça söylüyoruz. Biz Kıbrıs''ın tamamını bile Yunanistan''a versek, bu dava çözülmez ve bu kin bitmez.

Batının yıllar boyu ''PKK''ya verdiği desteğin gerçek hedefleri bir bir ortaya çıkmaktadır.

Asmak bize yakışmaz! Ama bunca haini beslemek de akılcı bir yaklaşım olmaz.

Bağımsız Türk adaletinin kararları uygulansın yeter. Hiç kimse kıvırmasın!..