Kaydet
a- | +A

Ekonomimizin iyiye doğru gittiği, büyüme hızımızda artış olduğu ve belki de en önemlisi enflasyonun "tuş" edildiği iddiaları var. Bu iddiaların bir an için doğru olacağını kabul etsek bile; verilerin objektifliği konusunda tereddütler vardır. Hele iddia edilen iyileşme ve gelişmenin geniş halk kitlelerine intikali hayli zaman alacaktır. "IMF" reçetelerinin ne ölçüde sadra şifa olacağını hep birlikte göreceğiz. Ancak çiftçi ve köylü ayağa kalkıp hak istiyorsa, işçi ve memur hayat şartlarının zorluğu karşısında "beyaz bayrak" çekiyorsa ve en önemlisi de sabit ve dargelirli kalabalıkların iniltileri ayyuka çıkıyorsa; bütün bunlara kulak vermek gerekir! "Ben yaptım, oldu" mantığı ile icraya konulan dayatmaların ne getireceği belli değildir. Ekonomik faaliyetlerinin hedefi seçkinler, güzideler kısacası kaymak tabaka değildir. Tuzu kuru insanların tasvip ettiği ekonomik politikalar her zaman "doğru" olmayabilir. Belli grup ve sektörleri merkeze alan bir ekonomik yaklaşım ancak bu grup ve sektörle sınırlı kalır. Genel manada yaygın ve kalıcı bir iyileşmenin göstergeleri farklıdır. Kaldı ki bütün sosyal faaliyetlerin hedefi "kamu" menfaatlerini temindir. Biz "kamu yararı"nı bile bile, insanları mutsuzluğa iterek açlığa ve fukaralığa mahkum etmekteyiz. Yapılanlarla söylenenler arasında çok ciddi farkların mevcudiyeti ortadadır. Biz kriterlerimizi değiştirmedikçe, halen mevcut ahbap çavuş ilişkilerinden vazgeçilmedikçe, global ekonomik güç ve ağırlığa kavuşamayız. Diğer bir ifade ile ekonomi; yetişmiş insangücü, organizasyon ve sermaye ile orantılıdır. Bu üç unsurla ilgili mevcut durum ortadadır. Teknoloji üretmek bir yana, mevcut teknolojiyi bile kullanma aczi içindeki ekonomimizin; "global" ekonomilerle başedebilmesi düşünülemez. Artık kısa ve kestirme yollar yerine; kalıcı yatırımlar yapılmalıdır. Sırtını devlete dayamış sanayici ve müteahhitler yerine; üretici ve rekabet gücü olan müteşebbislere yol açılmalıdır.

Sermayeyi renk ve desenlerine göre tasnif yerine, üretim ve hasılaya bakılmalıdır. Velhasıl kısa süreli, sınırlı başarılar yerine kalıcı sevinçler aranmalıdır!..