Türkiye, rutin (alışılmış) bir devir teslim töreni izledi... Bize tören ve bayram olsun da; nasıl olursa olsun! Bu defa da alışılanın dışında birşey olmadı.
Dokuzuncu Cumhurbaşkanı yerini onuncusuna bırakırken sade ve "şatafatsız" bir tören yapıldı. Doğrusu iyi de oldu. Törenden, bayramdan, kutlama ve festivalden vakit bulup çalışmaya fırsatımız bile olmuyor. Ahmet Necdet Sezer "şatafat" istemezken; Baba yeri göğü inletti. 864 rakımlı tepeden Kavaklıdere Vadisi''ne olsa olsa üç kilometrelik bir mesafe var. Aman efendim, o ne çağdaş bir uğurlama (veya karşılama), anlayabilene aşkolsun. Bu defa senfoni orkestrası yoktu, ama davul zurnadan geçilmiyordu. Dün senfoni çaldırıp dinletmek "çağdaş"lık iken; bugün de davul zurna ile sine-i millete dönmek "halkçı"lık gel de çık işin içinden.
Çok şükür önceden "dün"ün dün, "bugün"ün de "bugün" olduğunu dünya alem belledi de yadırgamadı.
Öyle ya "Dün dürdür, bugün de bugün"... Bunun başka bir izah tarzının olup olmadığını araştırmaya bile lüzum yoktur.
Doğrusu çok arabesk bir milletiz. Mecliste lokum dağıtmaktan, yollara gülsuyu dökmeye kadar her bir şeyi eksiksiz yapmazsak içimiz rahat etmez.
"Baba"mız gitti diye üzülmeyiniz. Bu defa "paşa"mız geldi ve hukukî bir görünüm kazandık.
Artık "laga luga" yok. Önce hukuk konuşur. Ya sonrası?
Bunun sonrası yok! Varsa yoksa hukuk!.. Yıllardır hukuk devleti olmak için çırpınıp durduk. Neticede Çankaya''ya hukukçu bir cumhurbaşkanı getirerek meseleyi çözüme ulaştırdık.
Kem gözlere karşı bir tek kurşun döktürmediğimiz kaldı. Ama yakında "Baba" onu da halleder.
"Baba"ya evvelki gün "uğurlar ola!" dedik. Yani şimdi "Baba"sız kaldık.
Sakın buna üzülmeyiniz. Çünkü bizim bildiğimiz "Baba"; bizi inanın "Baba"sız komaz. Şunun şurasında yedi yıllık bir süre var. Yedi yıl ne ki? Göz açıp kapayıncaya kadar geçer.
Zaten Güniz Sokak da 864 rakımlı tepeye "Bir keklik uçuşu" mesafede. Gerçi bu yaştan sonra yokuş tırmanmak pek kolay değil. Ancak "Baba" bizim için bu yokuşu tırmanmaya bile katlanır.
Zaten bugüne kadar neyi kendisi için istedi ki?
Hep bizim için katlanıp durdu bunca zahmete... Biz ise kıymet bilemedik ve "Baba"ya irtifa kaybettirdik.
Gerçi kıymet bilenler de yok değildi hani. 16 Mayıs''ta her yer "Güllük gülistan"lık oldu "Baba" için!.. Hele Güniz sokağı "Gülsuyu" ile yıkamak yok mu, pes doğrusu!..

