Bütün Bologna, bir Hakan Şükür''ün yarısı etmez. Bu maç böyle bitmemeli derken, Hakan Şükür hem maçı ve inanıyoruz ki, hem de turu getirdi.
Siz hiç korkunun titreşimlerini hissettiniz mi ? Bolognalı futbolcular sahada tiril-tiril titrediler. Buna da sizlere hissettirdiler. Biz Türkler depremde bile bu kadar titrememiştik. Artık ölsek de gam yemeyiz.
Bologna,Pagliuca, Paramatti, Signori, Ventola, Ze Elias ve Nervo''su ile bir dünya firması. Şimdi diyeceksiniz ki böyle bir takım karşısında G.Saray korkmaz mı ? Koca bir ilk yarı boyunca bir tek Signori''nin kaçırdığı demeyelim, Tafferel''in hakkını yemeyelim, kurtardığı gol pozisyonu vardı. G.Saray''ın ise daha daha fazlası...
Bologna''daki futbolcularının hepsinin G.Saray''da oynamasını isteriz. Ama hiç biri ne bir Emre ne de Hakan Şükür''ün yarısı eder.
Hasan Şaş o golü atsaydı Bologna''nın işi İtalya''da biterdi. Biraz heyecan daha çok beceriksizlik; Hagi''nin getirip "al at" diye bıraktığı topu ıskaladı. Futbolcunun kara anı takımın kötü akıbeti... Olsun diyoruz. Neden? Çünkü G.Saray bir İtalyan takımına evinde korkmadan, durmadan, usanmadan futbol dersi vererek kafa tutuyor. Bir Emre var ki, hem yaşından hem boyundan büyük işler yapıyor. Tafferel 7. dakikada kurtardığı gol ve topu oyuna sokuşlarıyla kalecinin önemini anlatıyor. Popescu''nun süper oyunu, Copene''un yürükli direnişi Hakan Ünsal''ın kenar atakları, Suat, Ümit ve Hasan Şaş''ın rakip atakları kontrol edişleri ve onları orta sahaya hapsedişleri hepsi, hepsi görülmeye değer bir futbol resitaliydi.
G.Saray, ani kontrataklarda ve yan toplarda sürekli Hakan Şükür''ü aradı. Biraz Hagi aksıyordu. Avrupa kupası maçları ağır mı geliyor ne, o da yerini Ergün''e bıraktı.
Hakemler eskiden tercihlerini hep rakip takımdan yana kullanıyorlardı. Şimdi tarafsız oldular diye İtalyanlar kıyameti kopartıyor. Maç oynanırken sahayı kar topuna tuttular. Devre olunca hakemi protosto çirkefine batırdılar. Suçu dürüst ve tarafsız karar vermekti.

