Nasıl olduysa!.. İlk defa bir hakem korkmadan, çekinmeden, doğruya doğru bir penaltı çaldı. Boliç de attı...
Ümit, arzu, istek, aşk, sevinç ve şeref... Bu saydıklarımız F.Bahçe''nin tarifi değil miydi?..
Taraftar tribünleri, yapraklar dalları, heyecan F.Bahçe''yi terketmiş. Hazan mevsimi sanki. Bitmeyen bir uyku hali sürüp gidiyor.
Rakip Erzurumspor deyip geçemezsiniz. Çok koşuyorlar, hepsi biriymiş gibi oynuyorlar. Yardımlaşıyorlar, defansta çoğalıyorlar. Arada bir gol atmaya bile gidiyorlar. Neden?.. Çünkü F.Bahçe''den korkmuyorlar. Eskiden yere-göğe korku saçan, rakibi katlayan, kaleciyi ürküten, golleri dizen takım yok. Onun için her maçı izleyenlerin yüzleri sapsarı. Ürkek, korkaklar. Hiç kimse neticeden emin değil. Oynanan futbolun taraftara yansıması böyle... Yani KORKAK...
Mustafa sağdan sürekli dripling yapıyor. Süleyman''ı çıldırtıyor. Tayfun ayağında top tutuyor. Zeman üzülüyor. Kemalettin ve Metin''in niyeti iyi ama, netice Zeman için yetersiz. Yani futbolcular Zeman''ı, Zeman taraftarı çıldırtıyor. Alpay - Johnson dengesiz; Preko hareketli, Moldovan - Boliç gayretli de; şu ofsayt taktiği bir bilimse öğrensinler. Her beş akından üçü sait tarafından kesiliyorsa bilenler, bilmeyen Moldovan ile Boliç''e, sonra da Preko''ya anlatsınlar ki, F.Bahçe o zaman daha rahat maç kazanabilsin...
Erzurumspor öyle kuru gürültü ile ürkecek takım değil. Hani penaltı olmasa, Selçuk, Ömer, Ergin, Kürşat ve Löeble daha da direnebilirlerdi. Ama golü yediler, çözüldüler. Ha bir dediler, ha bin... Puan verilmedikten sonra. Onun için de Fener''in üstüne gittiler.
Şimdi diyeceksiniz ki, "F.Bahçe Erzurumspor''u yenmezse kimi yenecek"... Bu sezon ligde öyle kolay lokma yok. F.Bahçe de eğer üç forvetle oynuyorsa, tabii ki sürpriz falan dinlemeyip Erzurumspor''u yenecek.

