Kaydet
a- | +A

Yıllar; bin yıllar ne çabuk geçti. Bu yazıyı ikibin yıla sığdırdık. Dün 1999''du, şimdi 2000''lerdeyiz. Her şeyde olduğu gibi değişim sürecimiz bilgisayar teknolojisini bile geride bırakıyor. "Telepatik iletişim." Hayata hep bir açıdan bakmak, bazen insanın renkli yanlarını flulaştırır. Ama çok yönlü bakmak renk cümbüşü oluşturur. Şimdi diyorum ki!... "Benim koyumu geri verin." Nereden çıktı bu istek, damdan düşer gibi, diyenlerinizin sesini duyuyor gibiyim. Yıllar önce; öyle çok da uzun yıllar değil. Bodrum''a gidenleriniz bilecektir. (Sanki gitmeyen varmış gibi...) Denizle ilk tanıştığınız yerde Güvercinlik Koyu vardır. Daha gördüğünüz an size göz kırpar; çapkın bir taze kız gibidir. Hemen aşık olursunuz. Etrafı yemyeşil, çam ormanları ile bezenmiştir. Kuşlar, kelebekler, çıyanlar, sincaplar, kurtlar, tilkiler; aklınızdan geçen her canlıyı karşınızda görmeniz sizi şaşırtmasın. Koyda balıklarla yüzer, onlarla bir dilim ekmeğe oynaşabilirsiniz. Bu anlattıklarım 10 sene olmadı. Şimdi koyum yok oldu. Ahh... Koyum... Güneşi içinde barındırdığın, mutluluğu saçtığın, canlıları kaynaştırdığın o günlerin geride mi kaldı? Olay şu; bu güzelim koya; önce bir balık çiftliği kurdular. Sonra bir tane daha, bir bir derken; o güzelim koy şimdi Bodrum''un mavisinden; Haliç yeşiline dönme aşamasında. Kimler, hangi Bakanlar söz vermedi. Kimse de sözünü tutmadı. Kanun çıktı, uygulanmadı. Millet olarak her yerin içine etmeye kötü alıştık. Üç beş balık çiftliğine koyu kaptırdık. Florya açıklarında batan Rus teknesi, Marmara''da ekolojik dengeyi bitiriyormuş. O karabatakları, martıları petrole bulanmış gördükçe içim kan ağlıyor. Ya göremediklerimiz?.. Katmer katmer çoğalıyor sıkıntılar. Bu ruh hali içindeyken; sahi taburlar halinde, televizyondan televizyona giderek demeçler veren, bu yönetim gitmelidir diye direten dirayetli ve de ehliyetli Fenerbahçeliler, aniden ortadan kayboldular. Sırra kadem bastılar. Olağan Genel Kurul değil, Olağanüstü Genel Kurul ile yönetimi bıraktırdılar. Hani Fenerbahçe başkansız kalmazdı? Aziz Yıldırım; kulübünü seven bir başkan edası ile görevi bıraktı. Şimdi zorla başkanlık yap diyorlar. Ama Fenerbahçe''nin sahibi olduğunu zannedenler de dahil olmak üzere biri çıkıp başkanlığa aday olma cesaretini gösteremedi.

Demek ki; Fenerbahçe''dekilerin hepsi "tatlı su kaplanlarıymış."

"Almaya varlar, vermeye yoklar!.." Bunca yıldır Fenerbahçeli''yim, bir gün bana Fenerbahçe Başkansız kalacak deselerdi güler geçerdim. Şimdi ağlamak için bile gözlerimde yaş kalmadı. Milenyummuş. 2000''miş. Ali imiş, Veli imiş. Aziz, Şaban; Vefa''lı veya iddialı. Her kimse çıkmıyorsa Fenerbahçeliler''in karşısına!.. Bundan daha kötü olacağını sanmayın. Fenerbahçeliler hiç unutmaz. Her gören soruyor! Telefon, faks, e - mail gönderiyorlar. Kulüplerini istiyorlar. Onlar telli veya telepatik duygularını bana iletiyorlar.

Fenerbahçe''yi geri istiyorlar. Başarılar, mutluluklar, şan ve şerefi... Biz millet olarak bütün değerlerimizi kaybetmek zorunda mıyız? Hayır. Fenerbahçe''yi istiyoruz. O Bodrum mavisi dünya cenneti Güvercinlik Koyu''nu istiyoruz. Karşılığında sevgimizi veriyoruz. Daha başka bir bedel de düşünemiyoruz. Haaa!.. Taraftarlardan gelen mesajlarda bu takım için canımı veririm diyenler de var. "Can cümleden azizdir!" Sevgimiz sizlerindir.