Kardaşlık, Kerkük Vakfı tarafından çıkarılan kültür-sanat-edebiyat ve folklor dergisi. Kerkük, bugün Irak topraklarında kalan yaklaşık 1326 yıllık eski bir Türk şehri. Kardaşlık dergisinin imtiyaz sahibi İzzettin Kerkük. Genel Koordinatörü ise Doç. Dr. Suphi Saatçi.
Şimdi masamın üzerinde Kardaşlık dergisinin 5. sayısı duruyor. Ön kapakta, iki Türkmen şehidinin resmi var: Doç. Nejdet Koçak ve em. Alb. Abdullah Abdurrahman! İki Türkmen şehidinin resmi de arka kapakta yer almış: Dr. Rıza Demirci ile Adil Şerif! Bunlar, Saddam Hüseyin''in 16 Ocak 1980 tarihinde, hunharca astığı Türkmen liderlerinden birkaçı. Ben bu mazlum Türkmenler arasında, sadece Doç. Dr. Nejdet Koçak''ı çok yakından tanıdım. Kerkük Ağıtı isimli şiirimi, bana yazdıran O''dur. Acısı yüreğimden hiç silinmeyecek.
Kardaşlık, derin bir hüznün, haklı bir feryadın, fakat medenî bir düşüncenin dergisi! İzzettin Kerkük ve Suphi Saatçi, Irak Türklüğünün varlığını, sesini, çilesini önce Türkiye Türklüğüne; sonra bütün Dünyaya duyurmak istiyorlar. Bu bakımdan Kardaşlık, Musul-Kerkük Türklerinin maruz kaldıkları baskıları, zulümleri, cinayetleri de ortaya koymaya çalışıyor. Kardaşlık, hüzünlü, fakat asil bir feryattır da!
Irak topraklarında ikibuçuk milyon civarında Türk yaşıyor. Irak diktatörleri, bu Türk varlığını Türkiye''den koparabilmek için, soydaşlarımıza Türkmen ismini taktılar. Onlara, "Siz Türk değilsiniz; Türkmensiniz!" dediler. Sandılar ki, yüzde yüz Türk olan Oğuz boyunun Müslümanlığı kabul etmesinden sonra, onlara Türkmen denildiğini hiç kimse bilmiyor ve bilmeyecek. Bu ayırma-buyurma siyasetinin kaynağı Moskova''dır. Irak idarecileri, tam bir Moskova zihniyetiyle Musul-Kerkük Türkleriyle Türkiye arasına bir mesafe koymaya çalıştılar. Doğrusu bu ya; onların gayretlerine, eski CHP kafası da, Ankara''dan kuvvetli bir destek verdi. O kadar ki, millî sınırlarımız dışında kalan soydaşlarımızla ilgilenen herkesi "vatana ihanetle" suçladı. Onların bir kısmını, örfi idare mahkemelerine çıkardı. Tabutluklara tıktı. Meselâ, CHP''nin o çok devrimci, o çok ilerici, o çok "bilimsel sosyalist" Kültür Bakanı Fikri Durmuş, bakanlık koltuğuna oturur oturmaz, ilk yaptığı ilerici ve devrimci (!) o meşhur, "Ergenekon''dan çıkış tablosu"nu Türk Ocağı müzesinden indirtmek oldu. Sonra, her Türk milliyetçisini utandıracak ve şaşırtacak olan dehşetli iddiasını ileri sürdü: "Milli sınırlarımız haricinde, ayrı bir Türk varlığı kabul etmiyorum! Avrupa''da çalışan işçilerimiz, bu görüşümün dışındadır!" dedi. Fikri Durmuş, devrimci ve ilerici (!) olduğu için, milli sınırlarımızın dışında kalan 200 milyon nüfuslu bir Türk topluluğunu reddediyordu. Fakat tarih kitaplarımız, Türkler''in Miladî 674 yılından itibaren, Irak topraklarına yerleştiklerini yazıyor. Horasan Valisi Yahya El Bermekî 755 yılında 20.000 kişilik bir Türk ordusunu, Abbasilere yardımcı olmaları için, yeniden Irak''a göndermişti. Bitti mi? Hayır, bitmedi.
Irak: 1055-1157 yılları arasında Selçuklu hakimiyetinde yaşamıştı. Irak daha sonra Musul Atabeyleri''yle Erbil Atabeyleri''nin idaresine girmişti. Karakoyunlular ve Akkoyunlular 97 yıl Irak''a hükümran olmuşlardı. 1508''den 1534 yılına kadar Türk Safavî devleti Irak''ı yönetmişti. Ama Irak, en uzun ve en huzurlu yıllarını büyük Osmanlı idaresi altında yaşamıştı. Irak 1534-1918 tarihleri arasında bizim olmuştu. 384 yıllık son Türk hakimiyetinden sonra, o topraklar İngiltere imparatorluğunun nüfuz sahasına sokulmuştu. Bütün tarihî kaynaklar gösteriyor ki. Türkler veya Türkmenler, 1326 yıldan beri Irak topraklarında yaşamaktadırlar.
Arap topraklarının İngiliz oyunlarına kurban gitmesinden sonra meydana gelen kanlı faciaları öğrenmek isteyenler, Doç. Dr. Suphi Saatçi''nin: "Tarihi Gelişimi İçinde Irak''ta Türk Varlığı" isimli çok önemli eserini okumalıdırlar.
Yalnız şu kadarını belirtmeliyim ki: İngiliz oyunlarına gelen gafil Araplar, 1924 yılından itibaren, Türk kardeşlerini boğazlamaya başladılar. 1925 yılındaki Şeyh Sait ayaklanmasını, Musul-Kerkük petrolleri dolayısiyle İngilizler tezgâhladı. 1946 ve 1959 yıllarında Irak''ta yeni katliamlar oldu. 1980 yılında, 1991 yılında Irak Türklüğü tekrar hunharca boğazlandı.
Kerkük ve Musul Türkler''i, (zor kullanılarak) yerlerinden, yurtlarından sürüldü! Bu zulme başkaldıran Zehra isimli bir Türkmen kızı 1995 yılında, üzerine benzin dökerek kendisini yaktı.
Bugün Irak topraklarında 11 milyon Arap, 3.5 milyon Kürt, 2.5 milyon Türk, 1.000.000 Süryani yaşıyor. 19 milyon nüfuslu Irak''ın en mazlum, en mahkûm, en mahkûr halkı, bizim soydaşlarımızdır! Türkler bir taraftan Saddam kuvvetlerinin, öte taraftan da Barzanî ve Talabanî milislerinin kıskacı içerisinde. Bu çileyi anlatmak mümkün değil.
İstanbul''da 3 ayda bir yayınlanan Kardaşlık dergisi, mazlum Irak Türklerinin sesini duyurmaya çalışıyor.
Kardaşlık''ın 5. sayısında: Suphi Saatçi, Acar Okan, Erşat Hürmüzlü, Sadi Somuncuoğlu, Oğuz Çetinoğlu, Ahmet Çağatay, Al-Tahir Vattar, Mahir Nakib, Ali Hüseyinoğlu Şamil, Kemal Çapraz, İzzettin Kerkük, Nusret Merdan, Mazhar Evren Çubukçu, Mehmet Yılmaz, Yalman Arslan gibi kalemlerin değerli makaleleri var.
Salah Nevres, Mevlut Uluğtekin Yılmaz, Fırat Kızıltuğ, Fahri Ersavaş, Mahir Nakib, Mustafa Kayabek, Halide Nusret Zorlutuna, Yılmaz Tahir, Mehmet Yardımcı, Ali Parlak şiirleriyle dergiyi süslemişler.
Kardaşlık Dergisi''ni yaşatanlara ve yayanlara minnet borcumuz var. Yazışma adresi: PK 61 Beyoğlu-İstanbul. Tlf. 0212 292 77 90

