Her insan çok özel ve değerlidir. Başkalarının etkisi altında kalarak kendisini değersiz gören olduğu gibi kendini beğenen, başkalarından üstün gören kişilik tipleri de vardır. Öncelikle insan kendisini tanımalıdır. Olumlu, olumsuz yönlerini tarafsızca tespit etmelidir.
Evlilik kararı almadan önce evliliğin sorumluluğunu taşıyabileceğine kanaat getirmeli, kendisini evliliğe hazır hissetmelidir. Yoksa aile içindeki mutsuzlukların ana nedenlerinden birisi de kişinin kendisini ve eşini tanımamasıdır. Bunun nedeni de çocukluğunda yaşamış olduğu olumsuz olayların etkisidir. Kişi o dönemde olumsuz düşünceyi, davranışı alışkanlık hâline getirmişse, zaten mutsuzluğu çağırmış ve yaşamaktadır.
Kendisi mutsuz olduğu gibi eşini ve aile ortamını da olumsuz etkilemektedir. Aile ortamındaki mutsuzlukların birçok sebebi vardır. Çıta yüksek, beklentiler sınırsız olmamalı. Maddi ve manevi olarak hayal değil, gerçeklere göre adım atmalı ve kanaat edilmelidir. Maddi açıdan hayat standartlarını bilmek gelir ve gider dengesini ayarlamak ihtiyaç sıralamasını bilmek önem kazanmaktadır. Birlikte karar vermek mutluluğu tetikler. Eşlerin birbirlerine zaman ayırması, sevgiyi ifade edebilmesi çok önemlidir. Kıskançlık ve inatlaşmak, eşlerin birbirlerini ciddiye almaması, birbirlerini başkalarıyla kıyaslamak ve sürekli olumsuz düşünceler üretmek evlilikleri ciddi şekilde yıpratır.
İletişimde empati ve sempatiyi kullanmak gerekir. Eşlerin birbirlerini anlamaları için geçici bir süre kendilerini karşı tarafın yerine koyup olaya bir de onun penceresinden bakarak objektif olarak değerlendirme yapması çok önemlidir. Özetle evliliğe hazır olmak, olaylara olumsuz bakış açısından değil, olumlu düşünce biçimini ve hayatın tadını çıkarmayı tercih ederek bakmak demektir.
Nurettin Bozan-Eskişehir
ŞİİR
Bensiz divaneler
Gönülde olmuş ne sessiz divaneler
Sarsılmasın gökten damlayan haneler
Biçare olmuş ay yüzlüm, sesi yanık
Özünü sözünde çok söylemezler
Yürekleri sızlar aşkı haneden
Bileni görüp bilmeyene söyler.
Bilmeyen nereden bilsin bilmeden
Dudaklar büzüşmüş gözler aniden
Tebessüm eder seyre dalanı bahtına
An vakit dolar bu divaneyi aşkına
Bağrına almış seni senden alan
Bensiz divaneler
Metin Yazıcıoğlu
Evvel ahir
Dünya kadar malın olsa
Atlas diba şalın olsa
Sıhhatli bir hâlin olsa
Sonun nedir behey kardeş?
Ambarların dolu tahıl
Gözün açsa kalbin pakıl
Mevla’m sana versin akıl
Sonun nedir behey kardeş?
Zekât lafzı duymadın mı,
Hak emrine uymadın mı,
Servetine kıymadın mı,
Sonun nedir behey kardeş?
Ejder-Akhisar/Manisa
BİTKİLERİN DİLİNDEN
BUĞDAY: Ülkemizde 500’e yakın buğday çeşidi vardır. Her bölge ve iklim kuşağında farklı türleri yetiştirilir. Dünyada da stratejik açıdan önemli bir yer tutar. Buğdaya farklı işlemler uygulayıp birçok alanda faydalanabiliriz. Buğday beslenmemizin temelini teşkil eder. Buğday protein, nişasta, fosfor, B grubu vitaminler yönünden zengin olmakla birlikte A, D vitaminleri ve kalsiyum da içerir. Buğday, içinde bulunan proteinler sayesinde yetişkinlerde vücut ağırlığını korur. Gençlerde ise büyümeye yardımcı olur. Ayrıca nişasta deposu olmasıyla vücudun enerji ihtiyacını karşılar. İçerdiği yağlar vücutta yapıtaşı olarak hücrelerin yenilenmesi ve doku elastikiyetinin artmasına yardımcı olur. Fazla kilolular için de iyi bir rejim (diyet) yemeği olabilir. Buğdayın yanında peynir ve meyve gibi gıdalar tüketerek besin ihtiyacının çoğu kazanılabilir. İçinde bulunan E vitamini ile de vücut için çok zararlı olan serbest radikal denilen maddelerin yaptığı tahribatları önler. E vitamini ise bu maddeleri etkisiz hâle getirir. [Dr. İsmail Maraş}

