İnsanın başarılı olabilmesi için öncelikle başarıyı nasıl yakalaması ve neler yapması gerektiğini bilmesi gerekmektedir. Tabii ki bütün bunlar da belirli bir plan ve program içerisinde olmalıdır. Bunun için izlenecek yol denenmiş yolları bilmek yani o konuda uzman ve başarılı olmuş insanların hayatlarını incelemek, diğeri ise deneme yanılma yolu ile (bu yol zaman kaybettirir) başarıya ulaşmaktır. Bu işler inanç, güven, yakıcı istek ile olur. O hâlde konu ile ilgili uzmanlar “Keşke bunları önceden bilseydim” diyeceğiniz konularda önerilerde bulunuyorlar. Asıl olan önerileri dikkate alıp uygulamaktır. Örnek olarak:
Fırsatları siz oluşturmalı ve kovalamalısınız: Fırsatlar kendisini aramayan birilerinin kapısını çalmaz. Çalarsa ona zaten şans denir. Fırsatları siz oluşturmalı kendiniz aramalısınız. İnisiyatifi ele alıp işleri sizin yürütmeniz ve kapıları sizin açtırmanız başarı için gereklidir.
Olumsuz düşünmek size sadece daha fazla olumsuzluk getirir: Olumsuz düşüncelere odaklandığınızda bütün görüp göreceğiniz nimet olumsuzluğun kendisi olacaktır. Hayatta olumlu şeyleri aramazsanız, olumlu şeyler başınıza gelse bile siz onun sadece olumsuz yanlarını görüyor olabilirsiniz.
Sizin neler yapabileceğinizi bulunduğunuz konum belirlemez: Evsiz biri de olsanız, konaklarda da yaşasanız, zengin veya fakir de olsanız hatta üniversiteden tam notla mezun da olsanız ya da sınıfta kalmış olsanız bile; bunların gelecekte etkisi sınırlıdır veya her şey değildir. Bu görüş açısını destekleyecek çok fazla sayıda başarı hikâyesi vardır. Ama eğer azminiz ve yeteneğiniz varsa ulaşamayacağınız nokta yok gibidir. O zaman kendi sınırlarınızı ve ufkunuzu siz kendiniz tayin edersiniz.
Nurettin Bozan-Eskişehir
ŞİİR
İncitme
Rıfat oğlu coşar gönlünden yazar,
Herkes kuyusunu kendisi kazar;
Dünya ahirete olmuşken pazar
Gönül incitmenin bedeli ağır.
Yaşadığın harcadığın kısa bir ömür
Bedenin emanet bunu kim görür?
Hayat damarların gün gelir kurur
Hikmetli sözlere olma sen sağır.
İbret al da bir bak şu kâinata
Her şeyde nizam var bulunmaz hata;
Hayranlık deryası seni kuşata
Tefekkür et düşün sen ağır ağır.
Eşref-i mahlukat yaratıldın sen
Ruhun özündür de binektir beden;
Nasıl yaşadığın sorulur senden
Hazırlığı yap ki çekme sen kahır.
Kin öfke beslemek alçaltır seni
Delikler açılır su alır gemi
Burda hazırlarsın Cehennemini
Pişmanlık kâr etmez cezası ağır.
Ne kimseyi incit ne incinen ol
Gönül al sevindir, elin olsun bol
Nefsine değil de Allah'a kul ol
İşte budur; en doğru güvenilir yol
Ulaştırır menzile, Cennete varır
Alaaddin Erdoğan
KELAM-I KİBAR KİBAR-I KELAMEST
(Büyüklerin sözü, sözlerin büyüğüdür)
Din büyüklerimiz buyurdular ki: "Peygamber Efendimiz (aleyhissalatü vesselam) buyuruyorlar ki: (Allahtan ve Peygamberden bahsedilmeyen yere, Allah lanet etsin.) Allahtan ve Peygamberden bahsetmek ne demektir? Mektûbat’ta İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyorlar ki: Müslümanların bir araya gelmesinden maksat, ya istifade vermek veyahut da istifade etmektir. Yani mutlaka bir şeyler söylenecek, dinleyecek. Bu varsa, hayırlı olsun, mübarek olsun. Bu yoksa, geri kalanın hepsi fenadır, boştur. Ahirette hesabı çok zordur.”

