General Momir Talic Bosna Sırp Kuvvetleri Genelkurmay başkanıdır. Kendisi savaş suçlusu olarak eski Yugoslavya İçin Milletlerarası Ceza Mahkemesi tarafından çıkarılan bir tutuklama emrine göre Viyana''da tutuklanmıştır. General Talic, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatının (OSCE) yolladığı bir uçakla Viyana''daki bir askeri seminere katılmak üzere geldikten sonra ikinci gün toplantılar arası sabahleyin kahvesini salonda içerken semineri tertipleyen Akademinin başkanı olan general Ernest König tarafından makamına davet edilmiştir. Generalle beraber seminere katılan Bosna Sırp Savunma Bakanı Manojlo Milevoniç daha sonra "Akademi Komutanı bizi davet etti sanmıştık" diye Sırp radyosunda durumu izah etmeye çalışmıştır. General Talic, derhal Eski Yugoslavya için Ceza Mahkemesince çıkarılan bir tutuklama emri mucibince Avusturya Hükümeti tarafından tutuklanmıştır. Talic insanlık aleyhine suç işlediği için yargılanacaktır. Tutuklanma emri 12 Mart tarihli olup bundan önceki mahkeme başkanı Louise Arbour tarafından imzalanmıştır. General Talic tutuklandığı gün akşam saat 21''de mahkemenin Lahey''deki cezaevine konulmuştur. Kendisi Mahkeme tarafından tutuklanan en yüksek rütbeli subaydır. Bosna ve Belgrad hatta Rusya bu tutuklamaya şiddetle karşı çıkmışlardır. Bu tutuklamayı "örneği, emsali olmayan bir tutuklama" diye adlandırmışlardır. Talic, iç savaşta Sırp askeri lideri Ratko Mladic''in yakın bir yardımcısı idi. Ratko Mladic hâlâ tutuklanma emrine rağmen yakalanamamıştır. Talic''i iki yıl önce polis memuru Dusan, "Dusco"nun davasında bir şahit "sorumluluk bölgesindeki bütün eylemlerden sorumludur" diye itham etmişti. Talic, Sırbistan ordusundaki en büyük Bosna Sırp Ordu teşkilatı olan Birinci Krajina Kolordusu komutanı idi. Tutuklama emrinde Prijedor civarındaki birçok temerküz kampına komuta ettiği siyasi, ırki veya dini sebeplerle bir çok suçtan şahsen mesul olduğu bildirilip itham edilmektedir. Eğer Talic''in rolü bu kadar açık idiyse niye tutuklanması bu kadar vakit almıştır sorusu pek âlâ sorulabilir. Bunun cevabı imzalanan Dayton anlaşmasının uygulanması için Talic''e ihtiyaç olduğu olabilir. Talic, Dayton anlaşmalarının uygulanmasında milletlerarası kuvvetlerle işbirliği yapmıştır. Şimdi tutuklanma sırası herhalde Slobodan Miloşeviç''tedir Lahey''deki milletlerarası ceza mahkemesi şimdiye kadar hep küçük memurları, askerleri, polisleri yargılamıştı. Kuzey Bosna''da 100.000 Müslüman ve Hırvatı 1992''de yerlerinden sürgün eden Talic, şimdiye kadar Bosna''da ele geçen en yüksek dereceli savaş suçlusudur. Aleni tutuklama emirleri Ratko Mladic ve Radovan Karadzic gibi Bosnalı Sırp liderlerin saklanmalarına sebep olmaktaydı. Onun için şimdi gizli tutuklama emri çıkarılmaktadır. Adalet için bence bu gereklidir. Gizlilik olmazsa adalet hiç yerini bulamamaktadır. Taliç, tutuklanmıyacağı zannı ile Avusturya''da, ve İsviçre''de seminerlere katılıp durmakta idi. Milletlerarası Ceza mahkemesi 1993''te kurulmuştur. Batılı istihbarat birimleri ve Bosna''da bulunan
NATO kuvvetleri kendine hiç de yardımcı olmamışlardı. 1995''teki Dayton anlaşmalarından sonra dahi bunlar savaş suçlularını yakalamayı reddettiler. Ancak Mayıs 1997''de Tony Blair''in başbakan olmasından sonra Bosna''daki NATO''daki İngiliz kıtaları kendi sektörlerindeki harp suçlularını tutuklamaya başladılar. Nitekim iki ay önce Bosna Sırp başbakan yardımcısı Radislav Brdjanin''i Milletlerarası mahkemenin bir gizli tutuklama emri üzerine yakaladılar. Talic''in tutuklama emri beş ay evvel Mart''ta çıkmıştır. Bosna''daki NATO komutanlığı Talic''in geçmişini öğrenmişti ve onun itimadını kazanmanın adaleti yerine getirmeden daha önemli olduğu kararına yani yanlış bir karara varmıştır. Burada bir noktayı izah etmek isterim. 1945''lerde pek çok devletler hukukçusu Almanların işgal ettikleri ülkelerde vahşet eylemleri icra ettiklerinde bunların faillerinin yargılanmasını sağlayacak devletler hukukunun Nurenberg mahkemesine kadar mevcut olmadığını "iddia etmişlerdir. Bu yanlıştır, zira 1 Kasım 1943''te Moskova''da Churchill, Roosevelt ve Stalin Müttefikler Savaş Suçluları Deklarasyonunu yayınladılar. Bunda büyük savaş suçlularının suçlarının belirli coğrafi yerleri yoktur. Buna mukabil büyük olmayan suçlar işledikleri suçun civarında yargılanırlar" deniliyordu. Büyük olmayan suçlara ait bir yargılamayı burada nakletmek istiyorum. 13 Mart 1944''te Alman Denizaltısı U-852''nin mürettabatı bir Yunan gemisini torpidolayıp canlarını kurtarmak isteyen sandala binen mürettebata makineli ile ateş edip el bombası attılar. Pelcus adlı gemi battı üç mürettebat hariç bütün tayfalar öldü. Daha sonra U-852 nolu denizaltı Doğu Afrika''da havadan müttefiklerin saldırısına uğradı karaya oturdu, mürettebatı müttefiklere teslim oldu. Gemi sefer defteri Pelcus''ün battığı yerdeki saldırıyı tesbit etmişti. Hamburg İngiliz Askeri mahkemesi Denizaltı komutanı üsteğmen Eck''i, el bombası atan makineli kullanan Dr. Wsispfenning, ve çavuş Hoffmann''ı idama, Üsteğmen Lenz''i müebbed hapse, onbaşı Schwender''i 15 yıla mahkum etti. İdamlar 30 Kasım 1945''te yapıldı.

