Kaydet
a- | +A

21 Aralık 1988''de hemen hemen 12 yıl önce saat 19''da 103 uçuş numaralı Pan Amerikan uçağı İskoçya''da Lockerbie şehri üzerinde havada parçalandı yere ateş, ceset ve uçağın parçaları düştü. Uçaktaki 270 yolcudan başka şehirdekilerden 11 kişi de gökten yağanlar altında öldü. Bu terörist olayın davasına 12 yıl sonra bu yıl Mayıs ayında Hollanda''da başlandı. Libya Entellijans servisinden Abdelbeset Ali Mohmet Al Megrahi ile Al Amin Khalifa Fhimah adlı iki Libyalı cinayetten suçlanarak sanık sıfatıyla mahkemeye çıktılar. Savcının ölenlerin sadece isimlerini okuması bir saat sürdü. Libya davanın, İskoçya, İngiltere ve ABD dışında fakat İskoçya yargılama usulüne göre yapılmasını istedi. İki sanığı yargalanmak üzere senelerce vermedi. Nihayet Birleşmiş Milletler arabuluculuğu iye yargılamanın Hollanda Utrecht şehrinde Camp Zeust adlı eski bir NATO hava üssünde yapılması kararlaştırıldı. Burasının yargılama süresince İskoçya toprağı olduğu ilân edildi. Üsteki eski bir mektep bir mahkeme salonuna tebdil edildi. Burada Libya''nın ısrarı ile üç İskoç hakim, jürisiz davayı görecekler ve ikisinin veya üçünün oyu sonucu belirleyecektir. Savcı 1125 şahit dinletecektir. İskoçyalı savunma avukatlarının ABD''li araştırmacıların olaydan hemen sonra suçluların Libyalı değil de Suriye''nin desteklediği Filistinli sabotörler olduğu şeklindeki şüphelerini ele alacakları anlaşılmaktadır. Savcılık Pan Amerikan 103''ün tahribinin Libya Arap Havayolları Güvenlik Başı Megrahi ile havayolunun Malta''daki istasyon müdürü Fhimah''ın komplosu sonucu olduğunu iddia etmektedir. Bir İsviçre şirketine elektronik zamanlama aleti ısmarladıklarını bunu da plastik patlayıcılara bağlayarak Toşiba bir kaset çaların içine sakladıklarını açıklamaktadır. Bu kaset çalar Malta''da satın alınan giysilerle birlikte kahverengi bir samsonit bavula konulup çalıntı Malta eşya uçak etiketi ile Frankfurt''a uçan bir Malta havayolları uçağına konulmuştur. Bavul Frankfurt''ta Frankfurt-Londra-Newyork uçuşunu yapacak uçağa transfer edilmiştir. Bu uçağın yolcularının üçte ikisi Noel tatilinden Avrupa''dan ABD''ye dönen Amerikalılardı. Dava İskoç yargılama usulüne uygun olarak şahit dinlenmesi ile başlamıştır. Şahitler arasında bilhassa Lockerbie sakinlerinin ifadeleri çok yürek parçalayıcı idi. Dikine düşen bir jet motorunun büyük bir patlama ile evleri nasıl yok ettiğini dehşetle seyretmişlerdi. Bütün şehir yanan cesetler, uçak parçaları ile adeta bir tufan yaşıyordu. İnşaat ustası Stuart Kirkpatrick ailesi ile televizyon seyrederken birden pencerede bir ateşten top gördüğünü, kapının önünde de genç bir kadın cesedi bulduklarını anlattı: "Uzun bir süre şehirde kimse gülmedi" dedi. Kurbanların aileleri mahkeme hakkında değişik fikirler ileri sürmektedirler. Ammerman adlı kişi "Bu aileler için kısmi bir zaferdir. ABD Hükümet memurları bu davanın asla açılamıyacağını ileri sürüyorlardı" demiştir. Faciada karısını kaybeden eski bir Pan Amerikan pilotu olan Bruci Smith ise "bu bir gösteriş yargılama, Nürenberg''de genarelleri yargıladık, özel kişileri değil. Burada Libya hükümetini temize çıkarma çabası var" demektedir. İskoç hukukuna göre savunmanın bir şekli suçu şu işledi diye birilerini göstermektir. Bu savunmayı kullanacak savunma avukatları mahkemeyi önceden haberdar etmelidirler.. İskoçyalı savunma avukatları bu yolu kullanacaklarını mahkemeye bildirmişlerdir.

Onlar karanlık bir örgüt olan Filistin Halkçı Mücadele Cephesi üyelerini itham etmektedirler. Bunlardan biri plan Mohammed Abu Talb İsveç''te bir terörizm suçundan mahkum olmuş hapishanede yatmaktadır. Lockerbie davasında önce ondan şüphelenilmişti. Savunma Suriye''de üslenmiş Filistin''in Kurtuluşu için Halk cephesinin Genel Komutanlığını da itham edeceklerdir. Pan Amerikan 103 düşmesinden iki ay önce Alman polisi bir hücreyi bastı ve 103 uçağının enkazında bulunan bomba konacak şekilde tadil edilmiş Toşiba kaset çalarlar buldular. Savunmanın kati olarak bir şey isbat etmesi gerekmiyor, sadece hakimlerin zihnine makul bir şüphe sokmaları yeterlidir. Sanıklardan birinin ağabeyi olan Mohammed Ali Megrahi adaletin mutlaka ortaya çıkacağını söylemektedir. Kurbanların aileleri kaybettiklerinin yerlerinin doldurulmaz olduğunu biliyorlar sanıklar mahkum olsa bile tatmin olmayacaklardır, fakat hiç olmazsa kayıplarını dünyanın dikkate aldığını düşünerek teselli bulacaklardır.