Türkiye ile Yunanistan iki komşu ülkedirler. Uzun asırlar birlikte yaşamışlar sonra milliyetçilik akımları ve Avrupa''nın yardımı ile 19''uncu yüzyılda Yunanistan bağımsızlığını kazanmıştır. Bu ara Megalo İdea (Büyük İdeal) diye bir fikir bazı Yunanlı aydınlarca ileri sürülmeye başlanmıştır. Bu eski Bizans İmparatorluğunun yeniden ihyası idi. Bu çok ütopik fikir Yunanistan''a rahat vermemiş ikide bir Türkiye ile savaşa tutuşmuştur. Fakat çok akıllı, ileriyi gören Yunan aydınları da olmuştur. Nitekim1898''de Paris''te Nicolas Politis tarafından yayınlanan "La Guerre greco-turque au point de vue du Droit International" "Devletler Hukuku bakımından Yunan Türk Harbi" adlı eser şöyle son bulmaktadır:
"Bütün bu izahlar bize gösteriyor ki bu saatte açılan bu yeni dönem esnasında devletlerin menfaati Osmanlı imparatorluğunun muhafazasında, onunla anlaşmakta belki de ortak bir anlaşmadadır. Bütün ilgililer tarafından akıllı bir politikanın bir konfederasyon şeklinde çok kez istenildiği gibi Türkiye''ye karşı değil fakat onunla beraber bir birlik kurulmasına yol açması beklenebilir: Ümit ettiğimiz, temenni ettiğimiz yeniden canlanmış kuvvetlenmiş bir Türkiye ile. Türkiye bu birliğe Rus işgaline karşı askeri gücünü getirecektir. Yunan-Türk savaşının hemen ertesinde doğu sorununun etüdü bize bu fikri vermektedir. Biz bu fikri burada gereken bütün gelişmeleri incelemeden veriyoruz. Bir yandan etüd edilmek üzere ele alınmalı diğer taraftan bütün noktalardan faydası incelenmelidir. Şunu belirtmeden bitirmek istemiyorum. Ortaya attığımız fikir, ilgililer tarafından uzun bir hazırlıktan sonra gerçekleşebilir. fakat daha başında bu hazırlık bir barış dönemi açar, bu dönemde doğu milletleri karşılıklı olarak daha iyi tanışmayı ve birbirlerini değerlendirmeyi öğrenirler. Bu suretle hürriyet ve medeniyet yolunda yürümeye başlarlar."
Büyük Yunan Devletler Hukukçusu Nicolas Politis daima bu dostluktan yana olmuştur. Bu dostluğu iki büyük devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk ve Elefterios Venizelos da görmüş takdir etmişlerdir. Venizelos Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasından sonra Yunanistan''la Türkiye arasında bir federasyon kurulmasını hatta bu federasyonun ilk başkanının Türk (Mustafa Kemal) olmasını önermiştir. Bu federasyon yerine Balkan antantı kuruldu. Türk Yunan dostluğu daha sonraları da Yunanlılar tarafından savunulmuştur. Atina''da yayımlanan "To Wima" gazetesi 1956''nın sonlarına doğru Türk Yunan dostluğu üzerine bir makale yayınlamıştır. Bu makalede. Bu iki ülke-Türkiye ve Yunanistan" birleştikleri zaman bir fevkaladelik üretirler. Eğer birbirlerinden ayrı kalırlarsa zayıf bir hayatiyetle yaşamaya, çok aşağı bir hayat seviyesini aşamamaya mahkum oldukları gibi kuvvetli devletlerin de oyuncağı olurlar" denilmektedir. Şimdi Yunanistan''dan cesur ve akıllı bir sesin yükseldiğini duyuyoruz, bu Yunan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu''dur. Kendisi bir gerçeği ortaya koyarak Batı Trakya''da Türk azınlıktan söz etmiştir. Anlaşmalarda Türk yerine Müslüman kelimesinin kullanılmış olması Yunanlıların yıllardır Türk kelimesini kullanmamaya itina göstermelerine yol açmıştı. Papandreu "Sınırlar güvence altında oldukça Müslümanlara Türk azınlık demenin sakıncası yoktur. Türk kelimesinden korkmamalıyız. Aslında kimse Yunanistan''da Türk kökenli Müslümanlar olduğunu inkar etmiyor. Farklı dinden olanları korumalı. Batı Trakyalılara Yunan toplumunun bir parçası olduklarını hissettirmeliyiz" demiştir. Gerçekçi Papandreu şu hususları açıkça ortaya koymuş bulunmaktadır: "Kıbrıs trajedisi Yunan milliyetçiliğinin çıkmazlarını ortaya koydu. Kıbrıs Albaylar Cuntasının hatasıdır. Türkiye bundan yararlanınca Kırıs''taki olaylar yaşandı. Tarihi olayları değerlendirirken tek boyutla bakmamak zorundayız. Terör sorununda sanki suçluymuşuz izlenimini gösteriyoruz. Neden terörle mücadeleyi tartışmayalım. Terör bizim de sorunumuz. Neden diyalogtan korkuyoruz anlamıyorum. Aramızdaki görüş ayrılıklarını sıralamak kolay. Zor olan bizi birleştirecek konuları bulup çıkarmak. Türk Yunan sorunlarının temeline indiğimiz zaman belki de çözümün korktuğumuz kadar zor olmadığını görürüz. Diyalog tahriklerin ve engellemeye çalışanların esiri olmamalıdır. "T.C. Dışişleri Bakanı sayın İsmail Cem ile güzel bir diyalog kuran Papandreu''nun Türk Yunan dostluğunda yeni bir sayfa açmasını temenni ederiz.

