Kaydet
a- | +A

Af Yasası ucubesi tartışılıyor. Edirne''den Hakkâri''ye halkımız, aralarına salıverilecek katil, hırsız, üç kâğıtçı ve emsalinin endişesi içindeydiler. Bütün vatandaşlar rahat nefes aldı.

Demokrasilerde genel af veya kısmî af diye bir şey yok. Monarşilerde ve otoriter sistemlerde görülüyor. Kral, Tanrı irade ettiği için tahtına oturmuş sayıldığından, Tanrı adına böyle yetkileri kullanmış. Aslında hiçbir organın, kişiye karşı işlenmiş bir suçu affetmek hakkı olamaz. Ağır hastalık, çok ihtiyarlık kabîlinden sebepler müstesnadır. Devlet ise varlığına karşı işlenmiş suçları, devletin o yönde açık menfaati bahis konusu ise, affedebilir.

Yasalarımızın aksaklığı veya köhneliği yüzünden hüküm giyenler varsa, onlar, mahkûm edildikleri yasalar tadil edilerek salıverilebilir. Şiddet içermeyen, bilhassa basın ve fikir suçları için buna ihtiyacımız kesindir. Şiddete kışkırtan yazılı ve sözlü propaganda istisna edilebilir ama, bunların da ortam müsaitse para cezasına çevrilmesi daha iyidir.

Siyasetçiler her ülkede hata yaparlar. Ve hatalarından dönerler, yanlışlarını, eksikliklerini düzeltirler. Bu demokratik bir erdemdir. Utanç ve inat konusu yapmak ilkelliktir.

Adlî hataya maruz kaldığı şüphesi bulunan mahkûmlar için yeniden yargı yolu açılır.

Bu af illetinin sosyal bir yara olduğunu fark eden Turgut Özal, çok beğendiği Amerika gibi şartlı tahliye sistemini getirdi. Bu sistem, bize yaramadı. Katillerin, ırz düşmanlarının, soyguncuların, üç beş yıl yattıktan sonra bırakılması ile sonuçlandı. Çoğunluğu mesleklerini yeniden icraya başladılar, toplumun belâları hâline geldiler. İhkaak-ı hak olayları çoğaldı.

Şartlı salıverme düzenlemesinden kesin şekilde vazgeçmek gerekiyor. Buna karşılık, şiddet içermeyen suçlara olur olmaz hapis cezası vermek, çok eskidi. Bunları gerçekten ağır ve etkileyici para cezalarına çevirmek lâzım.

Bu arada Adalet Bakanımız''ın, hapishanelerde gerekli tedbirleri aldığından eminiz. Hapishanelerine söz geçiremediğinden dolayı afta direnen bir devlet olamaz.

ÖNE ÇIKANLAR