Büyük halk sanatçısı Kemal Sunal, içten sevgi gösterileri arasında Cenâb-ı Hakk''ın rahmetine tevdi edildi. Kavuklu Hamdi, Naşit Özcan, İsmail Dümbüllü çapında en seçkin halk komedyenlerinden idi.
Ansiklopedilere sinema yüksek sanatının isimlerinden biri olarak geçmeyecektir. Ama halkımızın yüzünü güldürmeye devam edecek, unutulmayacaktır.
Kültür tarihçileri aşağı yukarı bu şekilde değerlendirecekler. Şimdi, okuyucularımın müsamahasına sığınarak, şahsî duygularımı yazmak istiyorum.
Okuyucularımız bizi, karmaşık ilim, kültür, sanat kitaplarından baş kaldırmayan bir kişi şeklinde görür. Doğrudur. Ama dinlenmek için -dehşetli düşkünü olduğum- polis romanları yanında çocuklara mahsus çizgi romanları okurum. Sinema ise, her yaşta önemli meşgalemdir.
Sinemada hiç Kemal Sunal filmi görmedim. Ancak siyah-beyaz döneminden bu yana televizyonlarda oynanan bütün Sunal''ları seyrettim. Birçoğunu defalarca... Çok eğlendim. Hoşça vakit geçirdim. Kederli zamanlarımda yüzüm güldü. Bir entelektüele asla hitap etmediği sanılan esprileri, tavırları, beni neş''eye gark etti.
Doğuştan komedyen bu seçkin sinema adamının, trajik sayılacak şartlarda ve zamansız kaybı, beni de üzdü. Uçağa binemeyen kişiler tanıdım. Ciddiye alınması gereken bir korkudur. Yükseklik, asansör, kapalı mekân, deniz korkuları çeşidinden bir komplekstir. Mantık yoluyla ikna kesinlikle mümkün değildir. Saygılı bir dikkat ve ihtimam lâzımdır. Sanıyorum temmuz sıcağına eklenen kendisi için çok tatsız uçak zorlaması, insanlarımıza sevgi ve iyimserlik aşılayan büyük sanatçının hassas kalbini durdurdu.
Kemal Sunal''ı candan seven halkımızın başı sağ olsun.

