Başlıktaki sorumuzun cevabı olumsuzdur. Özelleştirme o kadar belâlı bir konu hâline getirildi ki, İstanbul Köprüsünü halka satacağım diyerek iktidara gelen Turgut Özal bile bir şey yapamadı. Niçin? Zira Devlet her şeyi eline geçirmişti ve halkına iade etmek istemiyordu. Burada Devlet adını kullananların politikacılarla bürokratlar olduğu açıktır. Bağnaz bir zihniyet direndikçe direniyor, gûyâ devleti ve milletin menfaatlerini savunuyordu. Her özelleştirme teşebbüsü, akabinde ithamlarla, hiç olmazsa şüphelerle karşılaşıyordu (Türkiye ortamında bu ithamların hepsinin mesnetsizliğini söylemek mümkün değil). Ne zaman ki Sovyetler dağıldı, her şeyin devlette bulunduğu komünist ülkeler özelleştirmede başarı gösterdiler, hattâ bu işi bitirdiler, mecburen biz de ayıldık. En sosyalist ekonominin bizde olduğunu anlayabildik.
Özelleştirmeyi engelleyen çok köhne ve Çin''de bile yürürlükten kalkmış devlet ekonomisi taraftarları vardır. Ama asıl mukavemet, iktidarlardan geliyordu. Ve her iktidar bu hususta bürokrasinin hemen tamamı ile müttefikti. Siyasetçiler, bankaları, KİT''leri bırakmak istemiyorlardı. Sittin seneden beri buraları oy deposu hâlinde kullanmışlardı. Ayrıca başka menfaatler sağlayan kötü politikacı tipi eksik olmuyordu. Lâf ediyor, satar gibi yapıyor, satamıyorlardı. Bir lojmanlar, yazlıklar, arabalar, sekreterler saltanatı ki, modern devlet yapısına aykırı idi. Ekonomide kurtuluş, Merkez Bankası dışındaki bütün bankaları özelleştirmekten geçer. Devletin bankası olmayacaktır. Politika, banka kullanamayacaktır. Bir bankanın yüzde bilmem kaçını satmak gibi maharet gösterileriyle yıllarımızı harcayamayız. Hemen önümüzdeki yıllarda ekonomide Arnavutluk''tan geri düşeriz. Banka kullanan politikacılar, demokrasimizi kemirmeye devam eder. Bankası, fabrikası, mağazası, işçisi olmayan modern devlet ekonomisine geçmeden yoksulluktan kurtulmamız, AB standartlarına ulaşmamız, şaibesiz politika yapmamız mümkün değildir. Son 200 yıllık geçmişimiz, yarım reformlarla hiçbir yere ulaşamayacığımız gösterdi. Politikacı ve bürokrat, Devlet adını sömürerek, KİT''lere ve bankalara yapışıp kaldı, bırakmak istemiyor. Şu halde radikal bir zihniyet değişikliği gerekiyor. Şartlar bizi bu değişikliğe mecbur ediyor.

