G-20 Zirvesi için Kanada''nın Montreal kentindeyiz. Maliye Bakanı Sümer Oral, Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel ve Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp ile birlikte. Milletçe hep konuşur dururuz. Açık ararız, çözüm yerine problem üretiriz. Hele eleştirilerimizin odağı devlet olursa zafer kazanmış gibi seviniriz. Biz kendimizi değil, devletimizi, hükümetimizi hafife alırken yabancılar Türkiye''ye büyük önem veriyor.. Bizi "güçlü ülke" olarak görüyor. Eğer Türkiye ciddiye alınmasa, hiç G-20 üyesi ülke olabilir miydi? İsrail yok, Yunanistan''ın adı geçmiyor. Ama ayyıldızlı bayrağımız G-20 zirvesinde dalgalanıyor. Çünkü bölgesinde istikrarlı, ekonomisi her geçen gün düzelen, potansiyeli yüksek Türkiye önümüzdeki yıllarda dünya ekonomisine yön verecek. Yabancı işte bu gerçeği görerek hareket ediyor. *** Montreal''in soğuk havası aynen yakıcı Ankara ayazı gibi. Zirvenin yapıldığı Le Centre Sheraton Oteli''nin çevresinde globalleşmeye karşı çıkan göstericiler Kanada polisi ile çatışıyor.
Maliye Bakanı Sümer Oral''ın daveti üzerine otelin 27. katındayız. Kirlenmiş Türk siyasetinde dürüstlük abidesi olan Oral ile Türkiye''yi, Türk ekonomisini konuşuyoruz.
"- Sayın Bakanım, memurlar verdiğiniz maaş zammını beğenmedi. Yüzde 10 çok düşük diyorlar ve eylem kararı alacaklar" Oral kararlı:
"- Ziya Osman, Türkiye''de demokrasi var. Herkes demokratik hakkını kullanacaktır. Herkesi memnun edemezsiniz. Gösteri de yapabilirler.. Tabii kanunların izin verdiği ölçüde.." "- Enflasyon düşüyor, rakam olarak iniyor, ama Hasan beyin cebi, Fatma teyzenin tenceresi bu düşüşten pek birşey hissetmiyor ama.." Maliyenin sembol ismi Oral önce "Evet, bu ifade doğru" diyor ve ilave ediyor: "Bakın 13 yıldan beri ilk defa yıllık enflasyon yüzde 50 oranının altına indi. Bu gerçeği gözardı etmeyelim. Vatandaş, evinde, cebinde, mutfağında enflasyonun düştüğünü hissetmeli. İşte bunun için savaşıyoruz. 2001 yılında enflasyonu daha da ezeceğiz. Bu yıl Türk toplumu enflasyonun belinin kırıldığını yaşayacak..." Yakalamışız Sümer beyi, öyle çabuk bırakmayız: "Kararlı mısınız? Üç ortaklı hükümet, toplumdan gelecek tepkiler karşısında ekonomik programı uygulamada ödün verir mi?" diye soruyoruz. Keşke sormasaymışız. Sümer Oral birden sertleşiyor: "Ne demek ödün vermek? İşi idare edelim. Şuraya para verelim. Buraya kaynak aktaralım. Olmaz. Sadece ben değil bütün hükümet üyeleri 2001 yılı bütçesinin arkasındadır. Uygulanan ekonomik programdaki hedefleri unutmayalım. Gelirler artacak, giderler azalacak. Masraflar kısılacak.. Artık bu işin dönüşü yok" "Ek önlem paketi görecek miyiz? KDV oranlarında artış olabilir mi?" Kamuoyunun özellikle piyasaların merakla beklediği bu soruya Maliye Bakanı Sümer Oral şöyle cevap veriyor: "Biz 2001 yılı bütçesi gelir hedeflerini son liderler zirvesinde ele aldık. Kaynaklar bellidir. O kaynaklarla gelir hedefine ulaşacağız. Bakanlar Kurulu''nun yetkilerine giren düzenlemeler üzerinde duracağız. Dar gelirliye, ücretliye ilave bir yük getirmek istemiyoruz. Özellikle gelir adaletini sağlayacağız.." Görünen ek önlem paketi de yok, KDV oranlarında artış da yok. Yalnızca hazır telefon kartlarına vergi geliyor, LPG vergileri yükseltiliyor, otomotivde KDV vergisi arttırılıyor. *** ABD Hazine Bakanı Lawrence Summers''dan 10 gün önce Maliye Bakanlığına bir mektup gelmiş. "Montreal''de Sümer bey ile görüşelim" diye.. İnsana gurur veriyor doğrusu bu rica. Clinton''un sağ kolu Summers bu isteğiyle önümüzdeki günlerde hızlanacak ABD-Türkiye ilişkilerindeki beklentilerini Sümer Oral''a anlatıyor. Summers-Oral görüşmesi Montreal''de gözlerden uzak gerçekleşti. İlginç mesajlar verildiğini tahmin edebiliyorum. Dünya nüfusunun yüzde 85''ine GSMH''nın ise yüzde 65''ine sahip olan G-20 ülkelerinin zirvesinde bir konuşma yapan Sümer Oral, küreselleşme ve özel sektörün, krizlerin önlenmesi ve çözümleri sürecine dahil edimesi konularına değindi. Teklifleri alkışlandı. Oral kararlı, mutlu. Biz ise sevinçli ve inançlıyız.

