"Bizim zamanımızda" diye başlayan ve buram buram emeklilik kokan sözleri sevmem ama yine de söylemeliyim; bizim zamanımızda böyle resmi maçta adam saklamak diye birşey yoktu, iyi olan mutlaka oynardı. Galatasaray''ın o dillere destan orta sahası olmayınca Samsunspor cesaretle saldırdı. Bu kadar fazla akın yemeye alışmamış sarı-kırmızılı savunma, panikledi. Zaten Galatasaray''dan puan almanın yolunun savunma futbolundan çok hücumdan geçtiğini Türkiye''de en iyi bilen hoca Bülent Ünder... Ünder, Galatasaray''ın presli futbolunu da Samsun''a oynatınca, Cimbom zora düşt *** Orta sahası ile hücum bölgesi arasındaki büyük kopukluğun yanında, dalga dalga Samsun ataklarıyla şaşkına dönen Galatasaray, ilk ciddi atağını tam 36. dakikada yapabildi! Onu da Hasan Şaş kaçırdı. Bu gol pozisyonu sanki Cimbom''u Ali Sami Yen''e geri getirdi. Arka arkaya pozisyonların sonrasında ilk yarı biterken Jardel bitiverdi; 1-0... *** Galatasaray''ı yazan herkesin Jardel''e bir paragraf açması lazım: Brezilyalı oyuncu, "tam golcü." O ana-baba günü gibi cezaalanları içinde o top nasıl gelip o kafayı buluyor; gerçekten hayret... Ben ona "mıknatıs kafa" diyorum. *** İkinci yarı "şef" girdi, sanki herşey değişti. Hagi, adrese teslim o uzun toplarını bir sağa bir sola dağıtarak Galatasaray''ı rahatlattı. Ama futbolda en tehlikeli şey, "rahat oyundur." Dün akşam Galatasaray''ın sonunu getiren unsur da mükemmel bir Samsunspor''un yanında, nasıl olsa bu maçı kazanırım anlayışıdır. Dün top sanki sarı-kırmızılıların sözünü dinlemiyor gibiydi.
Yugoslav literatüründe bir söz vardır; "Şans iyi bir dosttur ama sana sırtını dönerse gönlünü almak zordur" diye... Serkan''ın direkte patlayan şahane şutu, bu sözün ispatıydı.
Önemli Monaco maçı öncesi Galatasaray''ı hırpalamanın anlamı yok, geçmiş olsun. Taş gibi top oynayıp haklı bir galibiyet alan Samsunspor''a ve Bülent Ünder hocaya ise tebrikler...

