Babacan'dan çarpıcı açıklama
"İnanın şu son 12 yıldır sağlanan ilerleme, gelişme 1700-1800 yıllardan bugüne çok az yaşanmıştır. Güvene ve istikrara sahip çıkın"
Kaydet
|
"AVRUPA ÜLKELERİNDE İKİ TOPLANTI ARASINDA HÜKÜMETLER DEĞİŞİYOR"
Türkiye'de çok güçlü ve istikrarlı bir siyasi iradenin olduğuna dikkat çeken Babacan, "Türkiye'de siyasi istikrar zemini kuvvetli olduktan sonra ülkenin yolu açık. Siyasi istikrar, ekonomik istikrarın temelidir. Bakıyoruz Avrupa'da pek çok ülkede sık sık hükümet değişiyor. Biz her G20 toplantısında Avrupa ülkelerinden bir başka bakanla oturuyoruz. İki toplantı arasında hükümetler değişiyor, bakanlar değişiyor. Öngörülebilirlik yok. Çünkü güven yok. Açıkladığına, söylediğine güvenecek lider sayısı, hükümet sayısı şu anda Avrupa'da çok çok az. Avrupa'da en çok bütçe açığından şikayet ediyor son 7-8 yıldır. Borç yüksek temas etti ama en büyük sorunları liderlik açığı. İşte Türkiye'de çok şükür siyasi istikrar zemini kuvvetli ama sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, sayın Başbakanımız Ahmet Davutoğlu'nun önderliğinde, liderliğinde çok şükür Türkiye'de çok güçlü bir siyasi irade var. Önümüzdeki haftalar 7 Haziran tarihi çok çok önemli. Türkiye önemli bir karar verecek. İstikrara devam mı, yoksa eski kötü günlere dönüş mü bunun kararını Türkiye verecek" diye konuştu.
BABACAN'IN ELEŞTİRİLERİNDEN MERKEZ BANKASI DA NASİBİNİ ALDI
Konuşmasında Merkez Bankası'nın para politikasına yönelik eleştirilerde bulunan Babacan, "Avrupa Birliği'ne şu anda Avrupa Merkez Bankası tarihinde görülmemiş bir miktarda parayı basıyor, piyasaya sürüyor. Trilyonlarca euro. Japonya'da Japon Merkez Bankası yüzlerce trilyon yen basıyor piyasaya sürüyor. Eskiden para basmanın bir maliyeti vardı. Bir banknot yaklaşık 6-7 sente mal olurdu. Biz Merkez Bankası'nda gördüğümüz için. Üzerinde 100 dolar da yazsa, 100 euro da yazsa, 500 euro da yazsa onun maliyeti 7 senttir. Fakat şimdi elektronik para çok yaygın olduğu için bir maliyet yok. Merkez Bankası'nın şu anda yaptıkları 3 tane tuşa basıp, enterliyorlar bitti. Para piyasaya sürüldü. Bu kadar karşılıksız para basmaya rağmen, bu kadar likiditeyi piyasaya sürmeye rağmen o likide dönüyor dolaşıyor, bir yerlerde bankaya dönüyor. Gecelik sıkışan bankalar alıyor, parayı yükümlülüklerini yerine getiriyor, ama fazla parası olan Merkez Bankası'na parayı yatırıyor. Ne olur ne olmaz diyor para Merkez Bankası'nda dursun param diyor. Merkez Bankası da gönderdiği, pompaladığı nakit dönüyor dolaşıyor tekrar Merkez Bankası'nın kasasına, hesaplarına geri dönüyor. Niye çünkü güven yok. Biz Türkiye olarak geçmişimizde sömürgecilik yapmış bir ülke değiliz. Başkalarının hazır kaynaklarına el koymuş, onlarla servet oluşturmuş bir ülke değiliz. Avrupa'da çok böyle, bir ülke ismi vermek istemiyorum. Bizim doğalgaz kaynaklarımız yok, henüz bulamadık. Petrolümüz çok çok az. İhtiyacımızın yüzde 5'ne bile yetmiyor. Peki nasıl oldu da bu ekonomimiz büyüdü? Bize 2002'de, 2013'de çok sordular kaynak nerede, nereden bulacaksın? Biz diyorduk ki, kaynak Türkiye. Hazıra konmadık. Hak ederek bu refah seviyesine ulaştık. Şu cumhuriyet tarihinde bir bakın. Hatta Osmanlı'nın son dönemlerine bir bakın. İnanın şu son 12 yıldır sağlanan ilerleme, gelişme 1700-1800 yıllardan bugüne geldiğinizde çok az yaşanmıştır bu topraklarda. Güvenli istikrara sahip çıkalım. Güvenli istikrar ortamında Türkiye'yi yükseltmeye, halkımızın refahını artırmaya, tüm dünyada örnek gösterilen bir ülke olma yolundaki yolculuğumuza destek verelim" dedi.
Bizi Takip Edin

