Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan adalet eleştirisi: Uluslararası hukuk askıya alınmış

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan adalet eleştirisi: Uluslararası hukuk askıya alınmış
Başlık ResmiCumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Adalet Zirvesi’nde konuşuyor

Uluslararası hukukun neredeyse askıya alınmış durumda olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan “Hem temsil hem işlev hem de meşruiyet açısından ağır yara almış, güven ve itibar erozyonuna uğramış bir uluslararası sistemle karşı karşıyayız” eleştirisinde bulundu. İsrail saldırılarına karşı Gazze’nin yanında olduklarını bir kez daha vurgulayan Cumhurbaşkanı “Türk adaleti er ya da geç ama gereğini mutlaka yapacaktır. Türkiye gerekirse sıkıntı çeker ama kendisine umut bağlayan, insanlara sırtını dönmez. Gazze'de işlenen soykırımın failleri hukuk önünde hesap vermedikçe uluslararası sistemin adaletli olduğunu kimse iddia edemez” dedi. Cumhurbaşkanı sözlerini "İster adi suçlu, ister uyuşturucu tüccarı, ister terör ve organize suç örgütü üyesi olsun hukukun dışına çıkan hiç kimseye dünyanın hiçbir yerinde rahat ve huzur olmamalıdır. Suç işleyip ülke dışına çıkarak adaletten kaçabileceğini sananlar nereye saklanırlarsa saklansınlar kendilerini güvende hissetmemelidir" diyerek noktaladı.

Kaydet
|

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Adalet Zirvesi’nde önemli mesajlar verdi. Kudüs'teki kutsal mekanlara yapılan baskınları, İsrail'in devam ettirdiği Gazze saldırılarını hatırlatan Cumhurbaşkanı "Bu tüm dünya için bir insanlık testidir. Hepimiz için bir samimiyet testidir. Türkiye gerekirse sıkıntı çeker ama kendisine umut bağlayan, haksızlığa uğrayan insanlara da sırtını dönmez" diye vurguladı.

Cumhurbaşkanı "Gazze'de işlenen soykırımın failleri hukuk önünde hesap vermedikçe uluslararası sistemin adaletli olduğunu kimse iddia edemez. Uluslararası iradenin yansımadığı bir Birleşmiş Milletler sisteminin meşru ve hakkaniyeti olduğunu kimse söyleyemez. Uluslararası mahkeme kararlarının tanınmadığı, uygulanmadığı, dikkate bile alınmadığı bir sistemin barış ve güvenlik üretmesi düşünülemez" dedi.

Cumhurbaşkanı yurt dışına kaçan suçlulara ise "İster adi suçlu, ister uyuşturucu tüccarı, ister terör ve organize suç örgütü üyesi olsun hukukun dışına çıkan hiç kimseye dünyanın hiçbir yerinde rahat ve huzur olmamalıdır. Suç işleyip ülke dışına çıkarak adaletten kaçabileceğini sananlar nereye saklanırlarsa saklansınlar kendilerini güvende hissetmemelidir. Türkiye olarak biz bunu temin etmekte bunu hissetmekte kararlıyız" mesajını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarında öne çıkan başlıklar şöyle;

"ADALET, HAKLIYA HAKKININ TESLİM EDİLMESİDİR"

Vatandaşı olduğumuz devletlerin, mensubu olduğumuz milletlerin birbirinden farklı anayasaları, hukuk sistemleri, yasal ve idari mevzuatları var. Aynı şekilde burada temsil edilen her devletin, her milletin kendine has bir hukuk geleneği, kuralları, manzumesi, birbirinden farklı teamülleri var. Fakat yasama süreçlerimiz, yargılama usullerimiz, ne kadar farklı olursa olsun adalet dediğimizde hepimizin zihninde beliren düşünce zannediyorum aynıdır.

Adalet, haklıya hakkının teslim edilmesidir. Adalet, güçsüzün güçlüğe ezdirilmemesidir. Adalet, mazlumlu zalimden koruma kudretidir. Adalet devletin üzerine bina edildiği temeldir. Bu yönüyle adalet insanlığın ortak hedefi, ortak ideali, ortak mefkuresidir.

Şu gerçeklerin hepimiz çok net farkındayız. Vicdan ve hakkaniyetin terk edildiği yerde adalet olmaz. Kanun önünde eşitliğin göz ardı edildiği bir hukuk sisteminde adalet olmaz. Aynı şekilde mükafat ve mücazat dengesinin iyi kurulmadığı hak ve özgürlüklerin giderek aşındığı bir ortamda adalet kendisine yer bulamaz.

“AĞIR YARA ALMIŞ BİR SİSTEMLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

81 yıl önce San Francisco'da imzalanan ve bugünkü sistemin hukuki zeminini oluşturan Birleşmiş Milletler şartının birinci maddesi uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına ilişkindir. Uluslararası barış ve güvenlik ise hepimiz biliyoruz ki adalet olmadan sağlanamaz. Bugün ne yazık ki hem temsil hem işlev hem de meşruiyet açısından ağır yara almış güven ve itibar erozyonuna uğramış bir uluslararası sistemle karşı karşıyayız.

“HUKUK NEREDEYSE ASKIYA ALINMIŞ DURUMDA”

Birleşmiş Milletler çatısı altındaki yüzde 90’dan fazla ülkenin iradesinin veto imtiyazına sahip sadece 5 üyenin kararlarına bağlı olduğu bir yapının adil ve sağlıklı olmadığının hepimiz bilincindeyiz. Birileri odadaki fili görmemekte ısrar etse de mevcut sistemin hakkaniyetli ve sürdürülebilir olmadığını artık herkes biliyor. Uluslararası hukuk neredeyse askıya alınmış durumda. Uluslararası anlaşmalar deyim yerindeyse hükmünü yitirmiş durumda. Uluslararası mahkemelerin verdikleri kararlar aynı şekilde uygulanamaz durumda.

Normlar, sistemin merkezinde yer alan kurallar, bunların tamamı ayaklar altına alınmış durumda. Kabul edelim ki neresinden tutsanız elinizde kalan bir sistem var ve bu sistemin küresel ölçekte yol açtığı sıkıntılara hepimiz tanıklık ediyoruz.

“ÜLKELER ARASINDAKİ MAKAS AÇILIYOR”

Gıda güvenliği ve gelir adaletsizliği başta olmak üzere ülkeler arasındaki makas giderek açılıyor. Dünyanın bir bölümü son derece kısıtlı şartlar altında yokluk ve yoksulluk içinde hayata tutunmaya çalışırken lüks ve şatafat içinde yaşayan diğer bir kesim sistemin tüm nimetlerinden faydalanıyor. Soruyorum, dünya genelinde sayısı 60 bini ancak bulan bir avuç elitin 4 milyar insandan 3 kat daha fazla servete, gelire, imkana sahip olması adil midir? Hakkaniyetli midir?

“TÜRKİYE TAVRINI NET BİÇİMDE ORTAYA KOYDU”

Kudüs'teki kutsal mekanlar baskına uğruyor. Tarihi ve hukuki statüleri haydutlukla değiştirilmek isteniyor. İsrail, komşuları başta olmak üzere bölgenin huzur ve güvenliğini kendisi için doğrudan tehdit unsuru olarak değerlendiriyor. Bu acı manzara karşısında uluslararası toplumun gerekli tepkiyi vermediğini, yargı ve yaptırım mekanizmasının olması gerektiği şekilde işletilmediğini görüyoruz.

Türkiye gerek uluslararası adalet divanında açılan davaya müdahillik başvurusu yaparak gerek İsrail'le ticaret işlemlerini tamamen durdurarak gerekse küresel Sumud filosuna yönelik silahlı saldırının asıl faillerine kırmızı bülten çıkartarak tavrını çok net biçimde ortaya koymuştur.

Bu tüm dünya için bir insanlık testidir. Hepimiz için bir samimiyet testidir. Türkiye gerekirse sıkıntı çeker ama kendisine umut bağlayan, haksızlığa uğrayan insanlara da sırtını dönmez.

Gazze'de işlenen soykırımın failleri hukuk önünde hesap vermedikçe uluslararası sistemin adaletli olduğunu kimse iddia edemez. Uluslararası iradenin yansımadığı bir Birleşmiş Milletler sisteminin meşru ve hakkaniyeti olduğunu kimse söyleyemez. Uluslararası mahkeme kararlarının tanınmadığı, uygulanmadığı, dikkate bile alınmadığı bir sistemin barış ve güvenlik üretmesi düşünülemez. Türkiye olarak her fırsatta işte bu yüzden dünya beşten büyüktür diyoruz.

Ayrıntılar geliyor...

Whatsapp İkon Facebook İkon
Paylaş
Paylaş
Yayın Tarihi |
Haberle İlgili Daha Fazlası
Politika
Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin
SONRAKİ HABER

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.