Bakan Memişoğlu, birkaç hafta içinde sözleşme imzalanacağını söyledi: 13 yerli aşının 6’sı için üretim başlıyor
Türkiye’de yerli imkânlarla üretilmesi planlanan 13 aşıdan 6’sının üretimine önümüzdeki haftalarda başlanacağını belirten Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin yüzde 30’unun obez olduğunu vurgulayarak yerli zayıflama ilacı üretimi için düğmeye basıldığını açıkladı.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, ulusal aşı takviminde yer alan ve tamamının Türkiye’de yerli imkânlarla üretilmesi planlanan 13 aşıdan 6’sının üretimine önümüzdeki haftalarda başlanacağını açıkladı.
Ulusal aşı takviminde, Hepatit B, verem, Beşli/Altı karma aşı (Difteri, Boğmaca, Tetanos, Çocuk Felci, Hib), Zatürre, Suçiçeği, Kızamık-Kabakulak-Kızamıkçık (KKK) ve Hepatit A aşıları ücretsiz uygulanıyor. Bu aşılardan 8’i için sektöre çağrı yapıldığını belirten Bakan Memişoğlu “6 aşı ile ilgili hazırlıklarımızı tamamladık. Birkaç hafta içinde sözleşmelerimizi imzalayıp üretim aşamasına geçeceğiz. Hatta ‘master cell’ denilen ana hücreyi de alarak Türkiye’de üretim yapacağız” dedi. Bakan Memişoğlu, 13 aşıdan hangilerinin Türkiye’de üretileceğini sözleşmeler imzalandığında açıklanacağını söyledi.
Kansızlığın nedeni sandığınızdan farklı olabilir! Canan Karatay’dan kritik beslenme uyarısı
İstanbul’da medya mensupları ile bir araya gelerek sağlık gündemini değerlendiren Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık teknolojileri ve yeni tedavilerle “Sağlık üreten” bir ülke hâline geleceğini vurguladı.
Memişoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
● 3 milyonun üzerinde insan Türkiye’ye sağlık hizmeti almaya geliyor.
● TÜSEB’te Türkiye’nin ihtiyacı olan 45 stratejik cihazı ve yurt dışından gelen ilaçlar arasından Türkiye’de üretebileceklerimizi belirledik. Firmalarla görüştük. Bunları artık kendimiz üreteceğiz dedik. Cumhurbaşkanı’mızın talimatıyla bu konuda büyük bir hazırlık içindeyiz. Sağlık, Türkiye’nin lokomotif sektörü olacaktır üretimde.
● 2 tane ultrason sözleşmesi yaptık. 2 firma yurt dışından teknolojisiyle beraber getirecekler. 2 sene içinde yüzde 70’in üzerinde yerli ultrasonumuzu üreteceğiz.
● Kendi kalp-akciğer pompamızı ASELSAN’la beraber yaptık.
● Mobil röntgen makinesini ASELSAN’da yaptık. Onun içine yapay zekâyı koyduk. Bu makine röntgen filmi çektiği anda birkaç dakika içinde burada şöyle şüpheli bir lezyon var gibi kendi kendine söyleyebilir hâle geldi.
● Özellikle immünolojik ve kanser ilaçlarıyla ilgili çalışmalarımız var. Biz Türkiye’nin üretim kapasitesini tamamen bağımsız hâle getireceğiz. Özellikle kanser, SMA gibi moleküler hastalıklar, immünoterapi gibi ilaçları kendimiz üretir hâle getiriyoruz. Bunun klinik çalışmalarına da başlayacağız.
● ‘Palyatif kritik bakım hizmeti’ uygulamasıyla, evde sağlık, uzaktan sağlık ve palyatif bakım hizmetlerini entegre ettik. ESKOM (Evde Sağlık Hizmetleri Koordinasyon Merkezi) denen bir merkezi komuta merkezi oluşturduk. Mevzuatı çıkardık, şimdi yazılımı bitiyor. Türkiye genelinde 271 bin yatağın 7.822’i palyatife ayrılmış durumda. İstanbul’da da 910 palyatif bakım yatağımız var. İstanbul’da palyatifte yatak sorunumuz yok.
İğne ile kilo verenler doktora koşuyor: Zayıflama iğneleri estetik talebini patlattı
● Şu anda Ebola ile ilgili Türkiye’de bir sorun yok. Ancak bütün planlarımızı yaptık, koruyucu tedbirlerimizi aldık.
● HPV aşısı ile ilgili beklemedeyiz. Bilimsel değerlendirme yapıyoruz. Bilim adamlarımızın bir kısmı yapılması gerektiğini savunurken bir kısmı ise Türkiye için gereksiz olduğunu söylüyor. ‘Çünkü aşının içeriği, bizim ülkemizdeki virüsle tam uyuşmuyor’ dediler. Biliyorsunuz Avrupa İlaç Ajansı EMA’da HPV aşısının faydası olmadığını duyurdu. Biz de Türkiye’de ödenmesi ile ilgili bilimsel görüşün oluşmasını bekliyoruz. Zaten isteyen ücreti ile yaptırabiliyor.
● SMA ile ilgili bir çalışma da yapıyoruz. SMA ile bağış toplayıp yurt dışında iyi olacağını deyip insanlara vaatte bulunup da bu vaadinin sonucunun ne olduğunu hepsini açıklayacağız. SMA ilacını bağış alıp da bu ilaç sonucunda o hastalar iyileşti mi, iyileşmedi mi? Sonucunu bilimsel olarak çalışıyoruz.
TÜRKİYE KENDİ ZAYIFLAMA İLACINI ÜRETECEK
● Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu son dönemin en çok konuşulan sağlık buluşlarından biri olan zayıflama iğnelerine ilişkin kritik açıklamalarda bulundu. Memişoğlu, Türkiye’nin yüzde 30’unun obez olduğunu vurgulayarak toplumdaki obezite oranlarına ve değişen hayat tarzına dikkat çekti ve yerli zayıflama ilacı üretimi için düğmeye basıldığını müjdeledi.
Yerli ilaç firmalarına açık çağrıda bulunduklarını belirten Sağlık Bakanı, yerli zayıflama ilacını geliştiren firmalara alım garantisi ve özel ödüller verileceğini açıkladı. Türkiye’nin kendi zayıflama ilacını üretebilecek güce sahip olduğunu vurgulayan Memişoğlu, süreci şu sözlerle özetledi: Yerli ilaç firmalarımıza çağrıda bulunduk. ‘Yerli zayıflama ilacı üretene ödül vereceğiz’ dedik.
Firmalarımıza ‘Siz üretin, ben alacağım’ diyerek devletimizin bu konudaki kararlılığını ve desteğini açıkça ortaya koyduk.
İlaçla zayıflamanın doğal bir yöntem olmadığının altını çizen Bakan, yeme ve yaşam alışkanlıkları değiştirilmediği sürece verilen kiloların geri alınacağını hatırlattı.
Obezite cerrahisinde de benzer risklerin bulunduğunu belirten Bakan Memişoğlu, tıbbi zorunluluk durumlarında ilacın önemine şu sözlerle dikkat çekti:
"Doğal yollardan kilo verilemiyorsa ve kilo; kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, kanser ile eklem rahatsızlıkları gibi hayati riskler doğuruyorsa ilaç kullanımı kaçınılmazdır. Obezite mi yoksa ilaç mı derseniz, elbette ilaçla tedavi derim. Ancak asıl hedefimiz toplum olarak sağlıklı yaşam alışkanlıklarını benimsemektir"
250 BİN KİŞİ ORGANLARINI BAĞIŞLADI
Kadavratik organ bağışı problemini çözmek maksadıyla e-Devlet üzerinden organ bağışı vasiyeti yapılmasının büyük ilgi gördüğünü söyleyen Bakan Memişoğlu “Bağış sayısı şimdiye kadar 250 bini buldu. Bu kanunla kişinin organ bağışını vasiyet hâline getirdik. Siz organ bağışını e-Nabız üzerinden yaptığınız zaman doktorlar da dâhil olmak üzere sizden başka kimse o bağışı yaptığınızı bilmiyor. Beyin ölümü tespit edilip Ölüm Bildirim Sistemi’ne girildiği anda hem ailenize hem doktorunuza hem de organ nakli ekiplerine haber gidiyor. O zamana kadar bağış yaptığınızdan kimsenin haberi olmadığı için bu konudaki çekincelerden biri olan ‘organlarımı almak için bana iyi bakmazlar’ diye endişe etmeye gerek yok” dedi.
SAĞLIK BAKANLIĞI LÜBNAN’A 15,6 TON TIBBİ YARDIM VE İLAÇ GÖNDERDİ
● Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Lübnan’da yaşanan insani kriz sebebiyle sağlık hizmetlerine destek maksadıyla hazırlanan 15,6 tonluk tıbbi yardım ve ilaç malzemesinin Mersin’den Lübnan’a yola çıktığını bildirdi. Memişoğlu, Türkiye’nin, nerede bir mazlum ve ihtiyaç sahibi varsa elini uzatmaya, dost ve kardeş halkların yanında durmaya kararlılıkla devam edeceğini vurguladı. Toplam 181 bin 295 adet ilaç ve tıbbi malzemeden oluşan yardım, Lübnan’da sunulan sağlık hizmetlerine katkı sağlamak maksadıyla ulaştırılacak.

