BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Resûlullahın müezzini idi...

 
Bilâl-i Habeşî hazretleri, Resûlullahın yanından ayrılmaz, Onun hizmetlerini yapardı.
Sonra hicret edildi.
Medîne’ye gidildi.
Ve mescit binâ edildi.
Peygamberimiz, Eshâb-ı kirâma beş vakit namazı cemâatle bu mescitte kıldırıyordu.
Önceleri namaz vakti gelince;
“Es-salâtü câmia!” denilirdi.
Sevgili Peygamberimiz, Eshâb-ı kirâmla istişâre edip, namaz vaktinin bildirilmesi için bir alâmet tesbîtini arzu buyurdular.
Kimi “Çan çalalım” dedi.
Kimi “Boru çalalım” dedi.
Kimi de dedi ki:
“Ateş yakıp yukarı kaldıralım...”
Efendimiz aleyhisselâm, 'Çan’ın Hristiyânlara, 'Boru’nun Yahûdîlere, 'Ateş'in de Mecûsîlere mahsus olduğunu söyleyip, bunları kabûl buyurmadılar.
Abdullah bin Zeyd ve Hazret-i Ömer, rüyâda ezân okunmasını görüp Efendimize arz ettiler.
Efendimiz bunu beğendi.
Ve namaz vakitlerinde ezân okunmasını emir buyurdu.
Hazret-i Bilâl’in sesi gür idi.
Çok güzel ve pek tesîrliydi.
O, ezân okumaya başlayınca, herkes büyük bir aşk içinde dinler, kendinden geçerdi.
Çoğu da ağlardı!
Peygamber Efendimizin vefâtına kadar müezzinlik yaptı.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
621685 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/abdullatif-uyan/621685.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT