Kaydet
a- | +A

On dördüncü yüzyılda Suriye'de yetişen velîlerden Abdurrahman bin Sekkaf hazretleri, 1517 (h. 923) senesinde Yemen’de vefât etti.

Bu zât, otuz sene boyunca çok az uyudu.

Ona soruyorlardı:

"Niye uyumazsın?"

Cevap olarak;

"Sağ yanına yattığında Cenneti, sol yanına yattığında Cehennemi gören bir kimse, nasıl uyur?" buyururdu.

● ● ●

Bir gün de bu zâta;

“Efendim, insan kabre girince hâli nasıl olur?” diye sordular.

Şöyle anlattı:

Bir kimse vefât edince; onun için değişik bir hayât başlar. Defin bitip cemaat dağılırken, gidenlerin ayak seslerini işitir. Mezarında yalnız başına kalır. Amellerinden başka kimse olmaz yanında.

O an bir “ses” duyar.

Mezarı, ona seslenip;

“Ey Âdemoğlu! Nihâyet içime girdin. Buranın nasıl bir yer olduğunu biliyor muydun? Yoksa öğrenmek lüzûmunu hissetmedin mi? İşte görüyorsun ki, burası hem dardır, hem karanlık. Hem olmaz bu yerde ne yatak, ne de yastık” der.

O, bunları işitir.

Ama çâresizdir.

Zîrâ imtihan bitmiştir.

Abdüllatif Uyan'ın önceki yazıları...