BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

İstanbul seçimini bir sandık memuru bakın nasıl anlatıyor?

Anlat Derdini Feridun Ağabeye
Anlat Derdini Feridun Ağabey'e
Facebook
Merhaba. Ben seçim gününde sandık memuruydum ve ilk defa böyle bir görev aldım. Şimdi size o gün neler yaşadığımı anlatmak istiyorum.
Sabah 05.30’da kalktım, tıraş oldum, kahvaltı yaptım; takım elbisemi giydim ve saat 06.30'da evden çıkıp görevli olduğum okula gittim. Okulda sandık başkanını buldum, beraber sandığı ve çuvalı teslim alıp sınıfa gittik, hazırlıkları yaptık ve saat 08.00’de oy kullandırmaya başladık.
Ben gelenlerin kimlik kontrolü ve imza atma işleminde görevliydim. Bu görevi ifa ederken tuvalet ihtiyacım geldiğinde başkana söyleyip gidiyordum ve bu arada benim görevimi İyi Partili sandık görevlisi arkadaş ifa ediyordu.
Öğlen olduğunda pide ve ayran geldi ve çok kısa sürede yiyip tekrar görev başına geçtim. İlk defa böyle bir görev üstlendiğim için çok titiz davranıyordum ve görevli herkesi sürekli gözetliyordum. Fakat akşama kadar ilkokul çocuklarının boy standartlarına göre imal edilmiş okul sırasında oturmak fiziksel olarak beni çok olumsuz etkiledi, çok yoruldum.
Oy verme işlemi bitince sayım işine geçtik. Bu defa sayım döküm cetvelini doldurma görevini üstlendim. O anki durumum şöyleydi; başkana bakıyorum, oy pusulasını alıyor, örneğin “MHP” diyor ve pusulayı bize ve müşahitlere gösteriyordu. Ben gördükten sonra önümdeki cetvele eğilip minicik kutulara bir tik atıyor ve diğer cetvel dolduran arkadaşın nereye tik attığını (belki art niyetlidir ve başka bir yere tik atabilir diye) sürekli kontrol ediyordum. Ve tekrar başkanın göstereceği diğer pusulaya bakmak üzere kendisine dönüyordum.
 
ÜÇ SANİYEDE ÇOK ŞEY YAPILABİLİR
 
(Burada şöyle bir handikap var. Başkan pusulayı okuyup herkese gösterdiği anda biz ve müşahitler yani hepimiz iki veya üç saniyeliğine önümüzdeki kâğıtlara bakıyoruz.
Yani başkan art niyetli ise bu esnada elindeki pusulayı okunmuş pusulaların olduğu yere koymayıp sanki yeni pusulayı almış gibi tekrar okusa ve bize gösterse kimse bunun farkına varmaz. Velev ki vardık. O zaman başkan “pardon yanlışlık oldu” deyip devam edebilir.)
Ve ben bu işlemi sayım bitene kadar ortalama 1200 defa yaptım ve belli bir süreden sonra artık gözlerim sulanmaya ve başım ağrımaya başladı. Artık bir an önce bitmesini istiyordum. Saat 22.30'da sayım işi bitti ve başkan ile bir üye ve ben polis ile beraber ilçe seçim kuruluna gittik. Burada bize bir sıra numarası verdiler ve iki kişinin girmesine müsaade ettikleri için ben oradan ayrıldım. Eve girdiğimde saat 23.30’du. Ertesi sabah başkanı aradım ve “herhangi bir hata yapmış mıyız?” diye sordum. O da bana teşekkür etti ve birçok kişinin hata yaptığı için çuvalı teslim edemediğini ve kendisine 24.00’te sıra geldiğini ve sorunsuz bir şekilde çuvalı teslim ettiklerini söyledi.
Eğer ki tutanaklarda hata olsaydı tekrar okula geleceklerdi ve bizi çağıracaktı ve tekrar hatalı işlemleri düzeltip tekrar teslime gidilecekti.
 
BU SEÇİM SİSTEMİ DEĞİŞMELİ
 
Bu seçim sistemi bence aşırı derecede kusurlu ve hata veya kasten art niyetli işlem yapmaya müsait bir sistem. Bu değişmeli, burada hata yapmamak, kişilerin sağduyusuna ve özverisine bırakılmamalı. Sistem kendini hatadan korumalı ve görevliler sadece gözlem ve düzenden sorumlu olmalı. Yani görevliler yorgunluktan ve bıkkınlıktan belli bir saatten sonra ''bitsin artık da defolup gidelim evimize'' dememeli.
Örneğin oy kartı olsa ve bu kâğıt turnusol kâğıdı gibi bir kimyasal tepkimeye girdiğinde renk değiştirse. Ama sadece hangi bölüme dokunursanız sadece orası renk değiştirse ve ikinci bir dokunmada renk değişimine imkân olmasa ve oy kullanan kişiye sadece tek kullanımlık renk değiştiren alet verilse. Veya parmak izine duyarlı bir elektronik alet olsa ve sayım sandık kurulu tarafından yapılmasa ve anında YSK sistemine düşse. Yani bu konuda bir beyin fırtınası yapılıp eminim kusursuz ve insan hatasına müsaade etmeyen yerli ve millΠbir formül bulunur diye düşünüyorum. Böylece her seçimde yaşadığımız sıkıntıları yaşamayız ve kargaşa çıkarmak isteyenlere bir set çekmiş oluruz. Lütfen bu konuyu gündeminize almanızı rica ediyorum. Saygılarımla.
                 Mehmet Atlı
 
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
608164 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/anlat-derdini-feridun-agabey-e/608164.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT