BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

“İşsiz meslek mensuplarından aidat alınmasın”

Anlat Derdini Feridun Ağabeye
Anlat Derdini Feridun Ağabey'e
Facebook
Merhaba Feridun Abi; malumunuz, son birkaç gündür baroların ve meslek odalarının durumuyla ilgili değerlendirmeler gündemde… Ben de hazır bu konu gündeme gelmişken, konuyla ilgili birkaç söz söylemek istiyorum...
3568 Sayılı SMMM meslek yasasının “Odaların Kuruluşu” bölümü (Madde 15) şöyle başlıyor: “Bölgesi içinde kendi mesleği konusunda en az 250 meslek mensubu bulunan il merkezlerinde ve bölgesi içinde 250 meslek mensubu bulunan ilçelerde (Büyükşehir Belediyesi sınırları içindeki ilçeler hariç) bir oda kurulur" deniliyor.
Şayet, parantez içindeki ibare kaldırılırsa yani büyükşehirlerin ilçelerinde de oda kurulmasına izin verilirse problem kendiliğinden çözülür. Şöyle ki:
Bence, asıl büyükşehirlerdeki her ilçede oda olması gerekir. Yani, meslek mensuplarının yaşadığı ulaşım zorluğu ve üye çokluğundan dolayı yaşanan sıkıntılar ancak bu şekilde aşılabilir. Böylece, A Grubu bir ilçeyi, B Grubu başka bir ilçeyi yönetir. Bu da doğal olarak adaletli yönetimi getirir. Odalar ilçelere dağılırsa hem meslek mensuplarının işleri daha kolaylaşır. Hem de odaların var olan gücü zayıflar. Örneğin: Silivri’de ikamet eden bir mali müşavir veya SMMM stajyeri basit bir iş için en az üç saatlik mesafede olan İstanbul’un Şişli ilçesindeki odaya gitmek zorunda kalmayacak kendi ilçesi sınırları içerisinde işini halledecektir.
İlçelerde kurulan meslek odaları aynı zamanda İş ve İşçi Bulma Kurumu gibi çalışacaktır. İşsiz kalan meslek mensubu oda vasıtası ile daha kolay iş bulma fırsatına sahip olacaktır. Ayrıca odaların aldığı fahiş fiyatlı aidatların da böylece düşeceğini sanıyorum. Özellikle çalışmayan, işsiz meslek mensuplarından da aidat alınmasını esefle kınıyorum. Teşekkürler...
           İki yıldır işsiz olduğu hâlde aidat ödemek zorunda kalan SMMM        
 
 
 
Benliğimizi kanaatsizlik, şükürsüzlük sarmış
 
Yüce Rabbimiz dünyayı imtihan yeri olarak yaratmıştır. Bu dünya hanına gelmemizin sebebi Rabbimizi tanıyıp ona kulluk etmektir. Bu da ruhumuzu besleyerek elde edilir. Günümüz insanları geliş gayesini unutup sadece nefsin gıdasını verip hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyorlar. Nefsin gıdası haramlar ve günahlardır. Ruhun gıdası önce sağlam bir itikat, ibadetler, iyiliklerdir. İnsanlar vücut makinesini nefsin emrine vermiş o ne derse onu yapar olmuştur. Bunun neticesinde kanaatsizlik, şükürsüzlük, sabırsızlık kavgalar, dövüşler, cinayetler olmaktadır. İnsanlar geliş gayesini hatırlayıp nefsin gıdasını kesip ruhunu beslerse böyle insanda, hep güzel işler zuhur eder. Dünyanın sıkıntısına karşı sabırlı nimet geldiğinde şükretmesini bilen, eline geçene kanaat eden kul hakkını yemeyen temiz bir insan olurlar. Böyle insanlar daima huzurludur. Huzur kalple alakalı bir şeydir, dünyada nefsine uyan sağlıklı zengin her şey elinde olan insan huzurlu mudur acaba? Allah’ın rızasını arayanlarda dünyalık derdi olmaz ve o zaman huzursuzluk da kalmaz.
          Zeynep Çağlar
 
 
Annem bana, ben anneme bakıp ağlıyoruz...
 
Feridun Ağabey, iki üç gün önce Anneler Günü'nü kutladı insanlar. Bu sene annelerine kavuşup sarılamadan kutlandı anneler günü… Ben de anneciğimin anneler gününü kapıdan seslenip elini öpemeden asla kucaklaşamadan kutladım… Annem ile aynı apartmanda altlı üstlü oturuyoruz… Çok şükür önceleri her gün her öğün annem bizdeydi… Yemeğini çamaşırını evinin temizliğini her şeyini biz üstleniyorduk… Pandemi olalı beri anneciğime çat kapı olmama rağmen hasret kaldım. Öteberisini alıyorum yine… Poşet içerisinde getirip kapının zilini çalıyorum. İki metre uzağa çekilip bekliyorum. Anneciğim geliyor kapıyı açıyor. Bir müddet bakışıyoruz… Sonra “bu da mı gelecekti başımıza” diyerek o ağlıyor ben ağlıyorum çaresizliğimize, iniyorum aşağıya… Meğer annelerimize varıp boynuna boğazına sarılmak ne büyük bir nimetmiş. Yine en kısa zamanda hastalığın ortadan kaybolup anneme sarılacağım günlerin özlemiyle bekliyorum...
           Hasan Usta-Güngören
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
613569 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/anlat-derdini-feridun-agabey-e/613569.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT