BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Asıl mazoşizm!..

Rahmi Turan Sözcü'de AK Parti'li emeklileri mazoşistlikle (yani acı çekmekten zevk duymakla) suçladı ve şöyle yazdı:
"Çektikleri bunca sıkıntıya rağmen, kendilerine bu çileli hayatı lâyık gören iktidar partisi AKP'den vazgeçmeyen emeklilerin sayısı, çeşitli araştırmalara göre, yaklaşık 6-7 milyon... Ee, o zaman sıkıntıyı çekecekler! Bazen ‘Bunlar mazoşist (kendilerine acı çektirmeyi seven) kişiler midir?' diye düşünmeden edemiyorum. Emekli yurttaşlarımız, akıllarını başlarına toplamazlarsa, ömürlerinin sonuna kadar bu çileyi çekecekler."
Peki "Ey asparagas gurusu Rahmi Turan, emekli aklını nasıl başına toplayacak?" diye sorsan, vereceği cevap belli: Gidip CHP'ye oy versin!
MAK danışmanlık şirketinin sahibi M. Ali Kulat, bu çerçevede "Tüm sosyolojik analizleri ters yüz edecek bir olay yaşadım" diyerek enteresan bir tweet atmıştı geçenlerde. Aynen aktarıyorum:
"Halk Ekmek büfesi önündeki kuyrukta temiz yüzlü yaşlı bir amcayla aramızdaki diyalog...
- Hayırdır ne kuyruğu?
- Ekmek kuyruğu evladım.
- Bu zamanda olur mu bu?
- Evladım. Reis yedi düvelle savaşıyor biz 'nöbet' bekliyoruz..."
Para pul oldu, çarşı pazar ateş pahası, pahalılık herkes gibi emeklinin de belini büktü.
Ama bu ülkenin, çileli yıllarını o emekliler çok iyi hatırlıyor. En kötüsüne şahit oldular. Ve en iyi yıllarını Erdoğan'la birlikte yaşadılar.
Dolayısıyla, iktidardan umdukları, muhalefetin vadettiklerinden daha gerçekçi...
Tercihleri mazoşizm olarak nitelendirilemez!
Asıl mazoşizm, kıyı kesimlerinin olmayan hizmete rağmen her seçim tercihini yüksek oranda CHP'den yana kullanmasıdır!..
 
 
Bu diyet bize uymaz!
 
Televizyon haberlerinin izleyici üzerindeki etkisini ölçümlemek için ABD'de ilginç bir deney yapılmış. Önce 763 Fox Tv izleyicisi belirlenmiş.
Sonra bunların rastgele seçilen yüzde 40'lık bölümüne, haftada 7 saat CNN izlemeleri için saat başı 15 dolar para verilmiş.
İzleyiciler saati dolunca, hemen eski kanallarına geri dönmüş. Dönmüş ama üçüncü günden itibaren görüşlerinde değişiklikler olduğu gözlemlenmiş.
Fox malum Trump taraftarıydı. CNN daha ılımlı. Trump CNN ile sık sık kavga ediyordu.
Çalışmayı yapan akademisyenler "Düzenli Fox izleyicileri çok partizan ama 'medya diyeti' davranışları ve konuları kavrayışları üzerinde etkili oldu" tespitinde bulunmuş.
Benzer bir çalışma Türkiye'de yapılsaydı ne olurdu?
Mesela Halk Tv izleyicilerine A Haber izletilseydi; ya da A Haber izleyicilerine Halk TV...
Kim değişirdi? Ya da değişme olur muydu? Araştırmaya değer mevzu.
Tahminim o ki iki izleyici kitlesinde de zerre sapma yaşanmazdı. Hatta kitleler karşıtlık üzerinden kendi tezini beslemiş bile olurdu.
Fakat diğer kanalların izleyicilerinin etkilenme oranı ABD'deki bir sonuç doğurabilirdi. Hâsılı haberin dönüştürücü bir gücü vardır. Haber yönlendirir. Ortalama kitle gösterilenden etkilenir. Yapılan araştırmalar da ispatı...
 
 
Reklam pastasında medya dönüşümü
 
Reklamcılar Derneği ve Reklamverenler Derneği öncülüğünde hazırlanan Türkiye'de medya ve reklam yatırımları raporu yayınlandı. Buna göre:
* Reklam yatırımları 5 milyar 858 milyon liraya çıkmış.
* Televizyonların reklam gelirinden aldığı pay, yüzde 42,4 olmuş. Yani televizyon hâlâ vazgeçilmezimiz.
* Gazete ve dergilerin reklam hasılatındaki payı yüzde 2,62. Bu oran on yıl önce yüzde 18 civarındaydı. Radyonun payı ise 2,46. Yani "yazılı basın" ile "işitsel basın" kafa kafaya...
* Reklamda bütün mecralarda başı çeken sektör perakendecilik…
* Krizlerden etkilenmeyen sektör olarak bilinen kozmetikçiler, televizyon reklamında perakende ve gıdacıların gerisine düşmüş.
* Gazetelerde inşaatçıların, radyoda finansçıların ve otomotivcilerin ağırlığı dikkat çekici.
* Reklamda en büyük pay yüzde 67,63 ile dijitalin olmuş. Hasılatta oran yüzde 46,7...
* Web sayfası trafiğinin %70’i mobil telefonlar üzerinden gerçekleşmiş. Medya yatırımında %73’lük oranla mobil tercih edilmiş.
* Dijital medya yatırımları içinde en büyük pay, yüzde 60,5 ile sosyal medyanın olmuş.
Özeti, reklam dijitale kayıyor. Dijital cep telefonlarına...
 
 
Yalan motoru
 
Türkiye İstatistik Kurumu'ndan izin almadan resmî olmayan istatistikleri yayınlamasına hapis cezası getirilmesi konuşulurken muhalif gazete ve televizyonlarda geçenlerde ilginç bir haber yayınlandı.
Haberde son iki yılda Google'da en fazla aranan kelimelerin "Yurt dışı iş ilanları, yurt dışı iş ilanları vasıfsız, İŞKUR yurt dışı iş ilanları, nasıl intihar edebilirim, ölmek istiyorum, intihar etmek için öneriler" olduğu ifade ediliyordu.
"Yurt dışı iş aramaları ve intihar arama oranları yüzde 5000'i aştı" deniliyor, kelimelerin gençlerin çaresizliğini ortaya koyduğu iddia ediliyordu.
Haberde kaynak kimdi? CHP Adıyaman Milletvekili Abdurrahman Tutdere...
Tutdere neye dayanarak böyle bir iddiada bulunuyordu? Google'a...
Peki, şirketin böyle bir hizmeti var mıydı?
O soruyu hiçbiri sormadı.
Google trend aramalarını paylaşıyor. Hangi ülkede anlık neler konuşuluyor listesini veriyor. Hatta internet habercileri de tık sayısını artırmak için buna göre haber çalışması yapıyor. Bunun için özel uzmanlar istihdam ediliyor.
Ancak haberde bahsedildiği gibi artış oranlarıyla ilgili veri bulunmuyor. 10 puan üzerinden bir değerlendirme yapılıyor. O kadar!
Kaldı ki 2021'de Google, Türkiye'de 2021'de en çok "EBA giriş", "Squid Game", "AÖL" ve "Mesut Özil" kelimesinin aratıldığını duyurmuştu. İşin garibi o medya da bunun haberini yapmıştı.
Önünü arkasını sorgulayan yok. Yalanmış yanlışmış önemli değil. Yeter ki ideolojini beslesin! Türkiye'de muhalif habercilik bu kadar kolay!
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
625908 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fatih-selek/625908.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT