BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Meğer Selçuk Tepeli çiftçiymiş!

Bir zamanlar ekranlarda "çam devirmek" moda idi.
Şimdilerde trend "bardak devirmek!"
FOX TV Ana Haber sunucusu Selçuk Tepeli, bir süre önce başparmağını işaret parmağına sürtüp "Arkadaş paralar nerede, paralar" diyerek hükûmete ayar vermişti.
Geçen gün de çiftçilerle ilgili haberi sunduktan sonra sinirlenip kameraya doğru su dolu bardağı fırlattı.
Kimi rejiye kızdı dedi kimi hükûmete...
Peki, atarlı sunucumuz siyasi mi davrandı, haberin rüzgârına mı kapıldı yoksa kendi canı yandığı için mi böyle tepki verdi?
Cevap veriyorum: "E" seçeneği "Hepsi."
Selçuk Tepeli, Silivri doğumlu.
Babadan çiftçi. Öğrendiğime göre zaman zaman ürettiği mahsullerden haber merkezine de getiriyor, mesai arkadaşlarına ikram ediyormuş.
Habere konu olan Danamandıra komşu köyleriymiş.
Konuşanlar çok da yabancı değil yani.
Danamandıralılar, bir asırdır ekip biçiyorlarmış. Fakat tapuları yokmuş. Arazi Hazine'nin...
Tapulaştırma kararı çıkmış. Çiftçiler başvuruda bulunmuş. Ancak gelen rayiç bedeller, hayali kâbusa çevirmiş.
Muhtar "Dönümüne 50 bin lira isteniyor. Yirmi dönüm tarlası olanın 2 milyon lira ödemesi gerekiyor. Bunu kim öder?" diyor. Amcamız haksız mı, değil!
Ancak öte yandan şunu da söylemek gerekir ki ezkaza buralar iskâna filan açılacak olsa, o köylüler kimsenin gözünün yaşına bakmaz, milyoncuklar havada uçuşur.
Gerçi iskâna da gerek yok, aynı köyde 10 dönümlük bir yer 35 milyon liraya satışa çıkarılmış. İnternette var. Muhtar abi tapuyu alsa tarlasının ederi 70 milyon lira...
Silivri, belki spesifik bir yer gibi görülebilir.
Esasında bu, Türkiye'nin problemlerinden biri.
Köylü küstürülmemeli. Ekip biçmeyi sürdürme şartıyla kolaylık sağlanmadı.
Selçuk Tepeli'nin ailesinde de aynı sıkıntı var mıdır? Bilemiyorum. Muhtemelen vardır.
Adı geçmişte "Erdoğan'ın uçağından inmeyen gazeteciler" sıralamasında başköşelerde yer alan bir gazetecinin böyle hareketlerden sonra tartışılması normal.
Reyting için canlı yayında sinek yenilen bir televizyonculuk ortamında kimilerine bu tür "ergence" diyebileceğimiz tavırlar şaşırtıcı gelmeyebilir.
Ancak Tepeli'nin yaptığı ne televizyonculukla bağdaşır ne gazetecilikle...
Onun için diyoruz ki; Sakin ol şampiyon!
Tepkin haberin önüne geçti.
 
 
Bu si(s)tem değişmez!
 
Milliyet gazetesi, arama motoru Google'ın, Avrupa'daki yayın kuruluşlarına paylaştığı haberler için "telif" ödemeyi kabul ederken neden Türkiye'yi es geçtiğini manşetine taşıyarak tartışmaya açtı.
Avustralya ve Kanada'nın başını çektiği ülkelerdeki medya birlik olup Google'ı dize getirdi. Sonra birçok Avrupa ülkesi de aynı yolu izledi.
Google verilerini kullandığı 300 medya kuruluşuna ödeme yapacak.
Benzer bir süreç Türkiye'de de başlatılabilir mi?
Ben ihtimal görmüyorum. Çünkü Türk medyasının içinde bile "emek şuuru" denilen bir şey yok. El âleme ne diyelim?
Avrupa'da medyaya hükûmetler öncülük etti. Bizde internet medyası düzenlemesi yıllardır rafta bekliyor.
Demirören Grubu üç yıl kadar önce, Türkiye'de medyanın pahalı içerik ürettiğini ancak "kopyala yapıştır" haberciliğine çekidüzen verilmesi gerektiğini savunmuştu.
Kimse sahiplenmedi. Konuşuldu ve bitti. Bu 'sahipsizlik'te düzen değişmez! Ve biz 'Google Amca'nın ücretsiz ameleleri olarak çalışmaya devam ederiz.
 
"Seçim ayarlı" gazete
 
Halk TV'nin sahibi Cafer Mahiroğlu, basılı gazete çıkaracaklarını duyurdu.
Bazıları "Gazetelerin masraflardan dolayı kapandığı ve küçüldüğü ortamda kâğıda yatırım iş mi?" diye sorabilir.
"Manşetin ciddiyeti" hiçbir yerde yok.
Belli ki Mahiroğlu da "seçim ayarlı" bir "çalışma" yapacak. Ama kime çalışacak? Öyle ya, CHP içinde bile üç potansiyel aday var!
Tutarsa Sözcü'ye rakip olur, tutmazsa, sen sol ben selamet!
Bu arada gazetenin başına Cumhuriyet'in eski yayın yönetmeni Aykut Küçükkaya getirilecekmiş.
Küçükkaya nisanda çıkmaya başlayan aylık "Monde diplomatique"nin Türkçe versiyonu için anlaşmıştı.
Medya enteresan gelişmelere gebe...
 
 
Bu dava hor!
 
Tarlabaşı Toplum Merkezi diye bir dernek var. PKK ve eş cinsellik propagandası yaptığı, çocuklara LGBT'yi empoze ettiği gibi birçok skandalla gündeme gelmişti.
Derneğin feshi için dava açıldı.
Bununla ilgili bir kadın gazeteci mücadele veriyor; Milat gazetesinden Özlem Doğan.
Hafta içi duruşması yapıldı.
Şöyle sitem etti meslektaşımız: "En gereksiz haberleri bile gören medyamız, duruşmaya ilgi göstermedi. Ölüm tehditleri alan gazeteci arkadaşının basın açıklamasını görmedi. Duruşmada birbirimize girdik. Tehditler havada uçuştu. Duvar'ı, Diken'i, Bianet'i, Anka'sı... Hepsi oradaydı. En az 40 kişiydiler. Basın açıklamasını anında yayınladılar. Ne yazık ki, bizde sadece sekiz kişi vardı. Üç kişi açıklama yaptık. Üzgünüm."
Ne desem bilemedim...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
627426 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fatih-selek/627426.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT