BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Velvele

“Yaygara, telaş, hengâme” anlamında kullanılan “velvele” bugünlerde üniversitelerin açılmasıyla birlikte özellikle büyük şehirlerde kiralık ev ve yurt sıkıntısı yaşayan öğrencilerin durumuna en uygun tarif.

Yurtlarda yer bulamayanlar özellikle öğrencilerin yoğun bulunduğu semtlerde yüksek kira talebiyle karşılaşıyor.

Yüksek fiyat artışlarına çözüm olarak gündemde “Kiralık toplu konut ve iş yeri üretimi” var. Bu maksatla inşaat şirketlerinin öğrenciye kiraya vermek maksadıyla yapacakları konut ve iş yerleri için finansal desteklerin verilmesi tartışılıyor.

Önce Konut kiralarının çok fazla ve adil olmayan fahiş seviyeye nasıl tırmandığına bakalım.

İnşaat sektörü, 200 farklı sektörle sürekli ilişki içerisinde olduğundan ülke ekonomisi için katma değer üretmekle beraber, kendisindeki müspet veya menfi değişimler de piyasaya yansımaktadır. Bir nevi bütün sektörler inşaat sektörünün havasına bakıyor.

Geçen sene pandemiden dolayı durağanlaşan sektörü canlandırmak, konut üretme ve satışına destek için konut kredilerinde faiz oranları ciddi seviyede düşürülünce artan talep gayrimenkul fiyatlarını da yüzde 50’ye varan oranda artırdı. Konut almak isteyen vatandaş ucuz kredi buldu ama konut fiyatları da yükseliverdi.

Konutlar elden çıktı, para piyasası ve inşaat sektörü tekrar kıpırdadı ama fiyat artışları konut fiyatları ve kiralar ile sınırlı kalmadı takipçisi olan diğer sektörlerde de mal ve hizmet fiyatlarının artış iştihası kabardı.

Kontrolsüz fiyat artışları karşısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Fiyat artış zulmüne bizzat el koyacağım” derken Uzmanlar kiralık toplu konut ve iş yeri üretiminin ucuz kredi ile desteklenmesi fikrini kastederek “Enflasyonu körükleyen faiz indirimi gibi hamlelerin dikkatli yapılması gerektiğini”  söylüyor.

Öğrencilerin yurt ve kiralık ev bulma sıkıntısı ise bir gerçeği de güçlü bir şekilde önümüze çıkarıyor. Devlet yurdu ve özel yurtların kapasitesinin üniversite öğrencilerinin talebini özellikle büyük şehirlerde karşılayacak sayıda olmadığıdır.

Hâlen üniversitede okuyan öğrenci sayımız 8 milyonun üzerinde. Kampüse gelme zorunluluğu olmadan, derslerini bilgisayar vasıtasıyla tamamen sanal ortamda takip eden Açık Öğretim (lisans) öğrencisi 2 milyon 96 bin ve Açık Öğretim (ön lisans) öğrencisi 2 milyon 19 bin...

Kendi bulundukları yerden öğrenimlerini sürdüren bu açık öğretim öğrencileri dışında, yurtlarda veya evlerde kalma zorunda olan öğrenci sayısı 3 milyon 825 bin olarak temel alınabilir.

2021 yılı için 81 ilimizdeki toplam kamu yurt sayısı 780, toplam yatak kapasitesi ise 1 milyon 28 bin. Öğrenci sayısının devlet yurdu kapasitesine oranı yüzde 27 olarak gerçekleşmektedir. Devlet yurtları dışında devletin aylık 750 lira civarında barınma ve beslenme yardımında bulunduğu 3 bin civarında da özel yurt var.

Öğrenciler ödeme gücünün üzerinde artırılan ev kiraları karşısında yurtlara akın etti. Ve kiralık ev ile yurt arasındaki denge, kiralardaki fahiş artış nedeniyle bozuldu. Köklü çözüm “Destek ve Teşviklerin” kira maksadıyla yapılacak konut ve iş yerlerine değil, kapasite artırımı için kamu ve özel yurtların inşasına öncelik verilmesi olarak görünüyor.

Asıl cevap aradığımız soru ise; bugün kalacak mekân aradığımız bu gençlerin mezun olduklarında çalışma alanlarını nasıl bulacağı?..

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
620744 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/hikmet-koksal/620744.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT