Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Umman masası, umut masası...
0:00 0:00
1x
a- | +A

ABD-İran krizinin tırmandığı Orta Doğu, savaşın eşiğinde…

Gerilimin sona erdirilmesi için tüm bölge ülkelerinin elini taşın altına koymasını hedefleyen Ankara’nın “Ayrı ayrı ara buluculuk yapıyorsunuz, buna gerek yok. Hep beraber bir araya gelelim, mesele bizim ve bölgenin sorunu…” çağrısı görüşmelerin Umman’a alınması ile karşılıksız kaldı.

İran, 6 Şubat’ta yapılması planlanan toplantının Türkiye’de yapılmasına ve bölge ülkeleri Suudi Arabistan, Katar ve Umman’ın ara bulucu olarak katılmasına karşı çıktı. “Tek muhatap ABD ve tek dosya nükleer müzakere…” ısrarı üzerine toplantı Umman’a alındı.

ABD İran’ın yer ve görüşme şartlarını değiştirme teklifine “Ya bu şartlarla ya da hiç…” deyince diyalog ortadan kalkıp gerilim tekrar tırmanmaya başladı. ABD toplantı günü erken saatlerde yayımladığı duyurusunda Amerikalılara İran’ı derhâl terk etmeleri çağrısında bulundu.

İran’ın bölgedeki muhtemel bir savaşın uzlaşmaya evrilmesini mümkün kılacak çok katılımlı bir operasyonda Türkiye’nin pay ve ev sahibi olmasına itirazı savaşı yeniden kapısının önüne getirdi. ABD’nin sınırlı operasyonu, alan genişleterek İran’da devlet yapısının çökmesine ve iç savaş ihtimalini de ortaya çıkaran kapsamlı bir operasyona dönüşebilir.

ABD Dışişleri Bakanı “Görüşme için İstanbul’da anlaşılmıştı, sonra nedense başka yer dediler. Doğru yere dönebilecek miyiz?..” diyor.

ABD ile artan gerilim İran’da yönetimden gerekli reformların yapılmasını talep eden muhalifleri canlandırdı İran açısından büyük hasara yol açabilecek içerideki bu gelişmeler ABD Başkanı Donald Trump’ın müzakerelerin nerede yapılacağı konusunda ortaya çıkan belirsizliğe ilişkin soruları cevaplarken söylediği "Onun (Hamaney'in) çok endişelenmesi gerek” ifadesinde saklı olabilir.

Suriye'de Esad'ın çöküşü İran için "Bölgesel bir hâkimiyetin benzeri görülmemiş çöküşü" olarak tanımlanıyordu. Esad yönetiminin devrilmesiyle bölgedeki önemli müttefiklerinden birini kaybeden İran'ın dinî lideri Ali Hamaney, ABD ve İsrail'i suçlarken isim vermeden "Suriye'ye komşu bir hükûmet, Suriye'de yaşananlarda bariz bir rol oynadı ve oynamaya devam ediyor…” diyerek Türkiye’yi suçluyordu. Belli ki, İran hâlen Suriye hazımsızlığını atlatmış değil.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan ve Mısır ziyaretlerinin dönüşünde “Bu sürecin evrildiği nokta an itibarıyla nedir?” sorusuna yaptığı değerlendirmede “Süreç canlıdır ve kopmuş değil, zemin diyaloğa ve diplomasiye hâlen açıktır. İran’a askerî müdahaleye karşı olduğumuzu net şekilde ortaya koyduk ve bunu muhataplarımıza ilettik” değerlendirmesini yaptı.

Bölgeyi ateşe atacak her adımın karşısında, barışı güçlendirecek her adımın yanında olduklarını her fırsatta ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin İran ile ABD arasında kolaylaştırıcı rol üstlenmeye de hazır olduğunu belirtiyor.

Tahran, görüşmelerin yalnızca nükleer programla sınırlı olacağını ifade ederken ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Umman görüşmelerinin gerçekten anlamlı bir sonuca ulaşması için “Balistik füze kapasitesi, bölgedeki terör örgütlerine verdikleri destek, nükleer program ve kendi halklarına yönelik muamele” başlıklarının masada olmasında ısrarcı.

Kapsamı ve katılımcılarının bile netlik kazanamadığı Umman görüşmelerinde İran'ın hangi şartları kabul etmeye hazır olduğu belirsizliğini koruyor! “Askerî doktrinimizi savunmadan taarruza dönüştürdük” diyen İran, askerî olarak kazanmasa bile Washington'un zaferini çok pahalı hâle getirmek istiyor.

Umman toplantısı umut vermiyor. İran’ın inadı “Kendisine içeride daha yüksek bir bedel” ödetebilir!..

Hikmet Köksal'ın önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR