Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Asrın felaketinden üç yıl sonra…
0:00 0:00
1x
a- | +A

Acı hatıralar bir kere daha göz pınarlarında sele dönüştü… Meydan, cadde ve sokaklar ve evet, mezarlıklar doldu taştı. O büyük felaketin vukuundan üç sene sonra, elem ve hüzün, ilk günün tazeliğiyle tekrar yaşandı…

Adı üstünde asrın felaketi… 6 Şubat 2023 depremleri. Tam üç sene geçti. Üçüncü yıl dönümünde, acı hatıralar bir kere daha göz pınarlarında sele dönüştü. Meydanlar, cadde ve sokaklar ve evet, mezarlıklar doldu taştı. Kimi ana babasını, kimi kardeşini, kimi yavrusunu, kimi hayat arkadaşını, velhasıl her biri bir akrabasını yâd ederek, yüreğindeki acıyı ilk günkü tazeliğiyle bir kere daha yaşadı. Depremde hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımıza bir kere daha rahmet diliyoruz. Geride kalanlara da Allahü teala sabır ve metanet ihsan eylesin… 6 Şubat felaketine dair rakamlar çok konuşuldu. Ancak biz de felaketin boyutlarını hatırlatmak için küçük bir özet yapalım. Dokuz saat arayla, 7,7 ve 7,6 şiddetinde iki büyük deprem… 120 bin kilometrekarelik alanda yani Bulgaristan, Azerbaycan ve Çekya gibi birçok ülkenin yüzölçümünden daha büyük bir coğrafyada meydana gelen tarifi imkânsız yıkım… Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da dün Osmaniye’de ifade ettiği üzere, bir ülkenin başına gelebilecek en büyük felaket… 11 il, 129 ilçe ve 6 bin 929 köy ve mahalleyi korkunç bir yıkıma maruz bırakan dehşet verici felaketten bahsediyoruz… 519 binden fazla bina yıkıldı veya ağır hasar aldı… 14 milyon kişinin yaşadığı bu şehirlerde, 53 bin küsur vatandaşımız hayatını kaybetti. 107 bin küsur kişi de yaralandı. Üç buçuk milyon vatandaşımız, felaket bölgesinden tahliye edilmek zorunda kaldı.

6 Şubat 2023 felaketiyle ilgili olarak yazıyı daha fazla rakama boğmayalım. Ve bugüne gelelim. Geçen üç yılda neler yapıldı? Türkiye’nin ortaya koyduğu eşsiz başarıyı dünya takdir ediyor… Felaket sonrasında, 86 milyonun tek yürek olarak dayanışma içine girdiği seferberlik ve fedakârlık, bütün milletlere örnek olacak mahiyette. MHP Genel Başkanı Devlet bahçelinin ifadesiyle, Devlet-millet dayanışması içinde depremin yaraları hızla sarılmaya başlandı. Üç sene içinde, inanılmaz işler başarıldı. Felaketten hemen sonra başlanan inşa ve ihya çalışmaları, herkesin dikkatini çeken olağanüstü bir başarıyla neticelendi. 174 ayrı sahada, 3481 şantiyede gece gündüz demeden sürdürülen faaliyet destansı bir başarıyla tamamlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Verdiğimiz sözü tuttuk…” diye büyük öz güvenle bu neticeyi işaret ederken, son derece haklı. Gecesini ve gündüzünü şantiyelerde geçiren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da; “söz verdik, sözümüzü tutmak için gece gündüz çalıştık” diye iftiharla bu başarıyı dile getirirken mutluluğu yüzünden okunuyordu...

Evet, dile kolay üç sene içinde tam dört yüz elli beş bin küsur bağımsız bölüm inşa edilerek hak sahiplerine teslim edildi. Felaketten sadece bir hafta sonra başlanan inşa çalışmalarında, 43. gününde ilk teslimat yapılarak benzeri görülmemiş bir başarı ortaya konuldu. Üç sene içinde sadece 455 bin konut ve iş yeri yapılmadı. 11 vilayette sayısız kamu binası, cami ve başka yapılar da inşa edildi. Depremin ülkeye verdiği zarar en ihtiyatlı rakamlarla 150 milyar dolar mertebesinde… Sahi bu yükü taşıyabilen TÜRKİYE’NİN GÜCÜNE BAK!.. Deprem sırasında ve sonrasında, olumlu hiçbir gelişmeyi ağzına almayan muhalefet kanadı, şer cephesiyle birlikte karalamalarına devam etti. On binlerce enkazın altında, on binlerce insan kurtarılmayı beklerken, beşinci kol faaliyetleri içindeki aşağılık tipler, çalışmaları sekteye uğratmak için her türlü yalan ve iftirayı üfürmeye devam ettiler. Öyle ki, “baraj patladı” gibi yalanlar sebebiyle arama kurtarma çalışmaları ciddi aksamaya uğradı. Bu vatan hainleri hâlâ daha felaketin ilk günündeki gibi şeytanın uşaklığını yaparak topluma fitne salmaya çalışıyor. Depremin o dehşet verici ortamında, kasıtlı olarak bazı kişilerin enkaz altında bırakıldığını, ülkemize yardıma gelen yabancı ekiplerin engellendiğini, anne ve babasını kaybeden çocukların kaçırıldığını, satıldığını, organlarının alındığını, kadınların tecavüze uğradığını, kolları kesilerek ziynet eşyasının çalındığını söylemekten çekinmedi bu aşağılık yaratıklar!.. Bu bozguncu tayfa her zeminde, ülke ve milletin aleyhine dolap çevirmek için fırsat kolluyor.

Ama şunu üzerine basa basa ifade edelim; Milletimizin dayanışma ve yardımlaşma gayret ve samimiyeti, onların bozgunculuğunu fersah fersah geride bıraktı. On dört saat boyunca ayağını gaz pedalından çekmeden felaket yerine yardım ulaştırmak için çırpınan kahraman vatandaşlarımızın vatan ve insan sevgisi, bu başarının kaynağıdır. Evet, bu her zaman böyledir. Şer güçler ne kadar uğraşırsa uğraşsın, onların kirli oyunları hep boşa çıkacaktır. Asrın felaketinde bu ülkenin aleyhine dolap çevirmeye çalışan hainler bir kere daha duvara tosladı. Ülkemizin bu felaketin yıkımı altında kalacağını düşünen iç ve dış düşmanlar, varsın kendi kin ve gayzları içinde boğulsun. Bu büyük millet, birlik ve kardeşlik içinde yoluna devam edecektir...

Üç sene evvel maruz kaldıkları korkunç yıkıma rağmen, bugün afet bölgesindeki 11 ilimizden yapılan ihracat miktarı, 25 milyar doları aşmış bulunmaktadır. Yani 11 ilimiz küllerinden yeniden doğmuştur. Bu, ülkemiz ve milletimiz için büyük sevinç ve mutluluk. Düşmanlarımız da bu göz kamaştırıcı başarılar karşısında derdine yansın. Duamız şudur: Cenab-ı Hak bir daha böyle bir felaketi memleketimize yaşatmasın.

İsmail Kapan'ın önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR